9 Kasım 2015 Pazartesi

Karınca İle Ağustos Böceği!


Her iki taraf  için de ilginç bir maç olacaktı bu akşam… Bursaspor teknik direktörü Ertuğrul Sağlam, futbolcu olarak formasını giydiği ve bir dönem teknik direktörlük yaptığı Beşiktaş'ı konu edecekti. Üstelik lider Beşiktaş, bu sezon sadece Beşiktaşlı isimlerin başında olduğu takımlara puan kaybetmişti. Öte yandan Beşiktaş teknik direktörü Şenol Güneş, geçen sezon çalıştırdığı Bursaspor'a bu sefer rakip sıfatıyla konuk oluyordu. Tomas Necid ve Mario Gomez'in gol krallığı rekabeti de maçı öne çıkaran bir diğer faktördü. Bursaspor'da Ertuğrul Sağlam 4-2-3-1 ile sahadaydı. Sivok'un yokluğunda Serdar'ın partneri, iyileşen Dany oldu. Orta saha üçlüsünde ise Cuenca-Josue-Dzsudzsak üçlüsü vardı. Beşiktaş'ta Şenol Güneş, Lokomotiv Moskova 11'inden tek bir değişiklik yapmıştı. Ricardo Quaresma, Olcay Şahan'ın yerine ilk 11'deydi. Siyah-Beyazlılar da 4-2-3-1 sistemiyle sahadaydı. Staddaki Bursaspor taraftarları da oldukça gergin bir şekilde maçı bekliyordu ve konuk ekibin her olumsuz hareketinde, olay çıkarmaya hazır bir vaziyetteydi.
Başlangıç düdüğüyle birlikte, ilk 15 dakikada sahada bariz bir Bursaspor üstünlüğü vardı. Karşılaşmada ilk tehlikeli atak da ev sahibinden geldi. Cuenca, sağdan getirdiği topta Advincula'yı gördü. Advincula, köşeden ceza sahası içine girerek boş durumdaki Josue'ye pas verdi. Josue'nin şutu ise auta çıktı. Bursaspor, Cuenca ile ikinci net pozisyonunu bulsa da Beşiktaş kalecisi Tolga Zengin, yerinde bir hamleyle pozisyonu engelleyen isim oldu. Dakikalar 20'yi geçince oyunu ancak dengeye getirebilen Beşiktaş, ilk tehlikeli atağını Mario Gomez ile gerçekleştirdi. Ricardo Quaresma'nın pasıyla ceza sahası içinde topla buluşan Gomez'in şutunda, Bursa kalecisi Mert gole izin vermedi. Bu pozisyonun ardından Bursa, topa daha çok sahip olmaya başladı ve etkinliğini arttırdı. Sağdan kullandıkları kornerde, Bekir'in kafası, önce direğe çarptı ve sonra da Tolga'nın kucağına gitti. Önemli bir pozisyonu kaçıran Yeşil-Beyazlılar, ilk 45 dakikada Cuenca, Dzsudzsak ile Tomas Necid önderliğinde ve  bu üçlünün sürekli hareketli oyunuyla Beşiktaş savunmasına çok zor anlar yaşattı. Beşiktaş ilk yarının son dakikalarında ikinci tehlikeli atağına Gökhan-Quaresma-Sosa üçgeni sonrası Arjantinli'nin sert şutuyla ulaştı; ancak top auta çıktı. Başka tehlikeli bir pozisyon olmayınca, taraflar devre arasına golsüz eşitlikle girdi. Bursa'da ilk yarıda kötü futbola rağmen; hücumu düşünen iki takım ve bol pozisyon izledik.
Sosa çıkmamalıydı
Maçın ikinci yarısı hakkında söylenecek üç kelime var: İğrenç, sıkıcı, zevksiz! Belki de bu kelimeler az bile… Böyle önemli iki takımın mücadelesi, köy takımları müsabakası gibi geçmemeli! Dün Bursa'daki 90 dakika bana "Neden Spor Toto Süper Lig'i bırakmalı?" sorusunu artık iyice düşündürtüyor. Beşiktaş'ta Şenol Güneş, Bursaspor'un hızlı ataklarını kesmek için artık alışılagelmiş bir değişiklikle ikinci yarıya başladı. Sosa, yerini Necip'e bıraktı. Şenol Güneş'in ezberleri, artık her maç tutmamaya başladı. Dün Bursa'da ilk yarıda Beşiktaş'ın en etkili ismi olan Sosa, belki de oyundan alınacak en son isimdi. Kötü bir gün geçiren Oğuzhan, oyundan alınan isim olmalıydı. Şenol Güneş, bu hamlesiyle dün bana göre 46. dakikadan  itibaren maçı katletmiştir. Sosa'nın çıkışıyla birlikte, Oğuzhan da rezalet bir gün geçirince, Beşiktaş ikinci bölgede ayağında top tutamadı ve üçüncü bölgeye hiç gidemedi. İkinci yarıda Beşiktaş hiç tehlikeli atak gerçekleştiremezken; Bursaspor ise topa hakim olan taraftı. Tehlikeli ataklar ise Necid ve Dzsudzsak önderliğinde ev sahibinden geldi.
İkinci yarıda 89. dakikaya kadar tek bir atak bile geliştiremeyen Beşiktaş, ilk tehlikeli atağında şansının da yardımıyla golü buldu. Oğuzhan'ın başlattığı atakta Gökhan, Olcay ve Atiba sırasıyla paslaştı. Atiba topa dokunurken; geriden gelen günün en kötü isimlerinden Oğuzhan düzgün bir vuruşla topu filelerle buluşturdu ve konuk ekibi 1-0 öne geçirdi. "Çıkmalıydı" dediğim Oğuzhan, skoru değiştiren isim olmasına rağmen; kötü futboluyla düşüncemi değiştiremedi. Maç da Oğuzhan'ın golüyle 1-0 sonuçlandı. Lider Beşiktaş, çok kötü bir 90 dakika ortaya koymasına rağmen 3 puanı alan taraf oldu.
Sağlam dersini çalışmış
Ana başlığım, işte burada devreye giriyor. Bursa'daki doksan dakikada istediklerini yapabilen ve sahada etkili olan Bursa hikayenin karıncasıydı. Silik bir futbol ortaya koyan, atağa çıkmakta zorlanan ve son dakikalarda bulduğu golle 3 puanı cebine koyan Beşiktaş ise ağustos böceğiydi. Beşiktaş'ın alınan 3 puanı hak etmediği görüşündeyim. Ev sahibi, istediklerini yapan taraf olmasına rağmen; puan alamayarak futboluna yazık etti.
Bursaspor'da Ertuğrul Sağlam, Beşiktaş'ı durduran sistemi ve savunma ağırlıklı futboluyla istediklerini yapan taraf oldu. Kaybetmelerine rağmen; daha etkili bir futbol ortaya koydular. Öte yandan, Yeşil-Beyazlılar, evlerindeki bu 90 dakikada kesinlikle daha iştahlıydı ve galibiyeti hak eden taraf onlardı. Hosogai ve Bekir, ön liberoda oldukça sağlam durdu. Cuenca, Dzsudzsak ve Necid, Beşiktaş savunmasını 90 dakika boyunca zorladı. Emre Taşdemir ise, özellikle ikinci yarıdaki ileri çıkışlarıyla göze batan bir performans gösterdi. Beşiktaş'ta ise gelinebilecek çok pozitif bir nokta yok. Sosa'nın çıkmaması gerekirdi. Golü atıp günü kurtarmasına rağmen günün vasat isimlerinden Oğuzhan çıkması gereken isim olmalıydı, illa Necip oyuna girecekse… Andreas Beck ise olumlu futbolunun üstüne her geçen hafta koymaya devam ediyor. Alman futbolcu, isabetli paslarıyla 40 yıllık Beşiktaşlı gibi oynuyor. Yine de Beşiktaş'ın iki haftadır Kasımpaşa, Lokomotiv Moskova ve dün Bursaspor karşısında vasat futbol oynadığını, etkili olamadığını düşünüyorum. Şu an liderlik koltuğunda oturan Siyah-Beyazlılar için gidişat iyi değil… O yüzden milli maç arası tam zamanında geldi, lidere ilaç olacaktır. Maçın hakemi Mete Kalkavan'ın da iyi yönetemediği görüşündeyim. Bursasporlu iki, Beşiktaşlı da bir isme kırmızı kart çıkarması gereken pozisyonu geçiştirmesi, karnesinde eksi olarak gözükecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder