Konyaspor
ile Antalyaspor Torku Arena'da karşı karşıya geldi. Ev sahibi, Aykut Kocaman
yönetiminde özellikle iç sahadaki iyi futbolu ve olumlu sonuçları sürdürme
hedefindeydi. Antalyaspor ise cezası biten hocasıyla buluşabileceği puanlarla
nefes almak istiyordu. Torku Konyaspor teknik direktörü Aykut Kocaman, Çaykur
Rizespor karşısındaki kadrodan değişiklikler yapmıştı. Sistemini de 4-4-2'ye
çevirdi. Mehmet Uslu yerine sol bekte Abdülkerim Bardakçı yer aldı. Orta saha
yapısı da değişiklik gösterdi ve orta dörtlü Mbamba-Holmen-Ali Çamdalı-Meha'dan
oluştu. Forvette ise Bajic ile Rangelov ikilisi yer aldı. Ev sahibinde Mbamba,
bu sezon ilk maçına ilk 11'de çıkacaktı. Antalyaspor'da ise teknik direktör
Yusuf Şimşek, Osmanlıspor karşısındaki kadroyu pek bozmadı. Ancak sistemini
4-5-1'e çevirdi. Aynı savunma hattıyla sahadaydılar. Orta sahada, uzun süreli
sakatlığından dönen Chico formasına kavuştu. Önlerinde Zeki ve Sezer,
kanatlarda ise Emrah ve Lazarevic yer aldı. Forvette ise Eto'o hazır kıtaydı.
Bu sistem değişiklikleri ve kısa çaplı rotasyonlarla maça başladık.
Ev
sahibi Torku Konyaspor, maça ofansif alanda müthiş ve boğucu bir baskıyla
başladı. Karşılığını da 2. dakikada bulduğu golle aldı. Sağdan yapılan ortada
Antalyaspor savunmasının uzaklaştıramadığı top, Mbamba'nın önünde kaldı. Mbamba'nın
düzgün buluşu filelerle buluştu ve Torku Konyaspor 1-0 öne geçti. Kamerunlu
orta saha, ilk maçında ilk golünü attı. Golden sonra da Konyaspor'un baskısı
devam etti. Ev sahibi, Holmen'in auta giden şutuyla ikinci atağını
gerçekleştirdi. 6'da da Ömer Ali Şahiner, çok kötü bir şut çıkarınca
Yeşil-Beyazlılar ikinci golden oldu. Bu arada İç Anadolu ekibi, ilk yarı
boyunca savunma anlamında da oldukça sağlam durdu ve rakibi Antalyaspor'a
boşluk bırakmadı. Dakikalar 16'yı gösterdiğinde Meha'dan pası alan Bajic,
kaleci Fornezzi'yle karşı karşıya kaldığı pozisyonu kaçırdı. Hemen bir dakika
sonra Konyaspor'un orta sahada kaptığı topta Meha, Bajic'e şık bir ara pas
çıkardı. Antalyaspor savunması ofsayt diye duraklarken; Bosnalı Bajic rahat bir
vuruşla golünü attı ve İç Anadolu ekibini 2 farklı üstünlüğe taşıdı: 2-0! Ev
sahibi 24'te Rangelov ile direğe takılırken; 31'de de Bajic,Antalya kalecisi
Fornezzi'yi geçemedi. Bu dakikadan itibaran Antalyaspor teknik direktörü Yusuf
Şimşek, kötü futbola müdahale etmek adına değişikliğe gitti. Rıdvan çıkıp
Mbilla oyuna girerken; Kırmızı-Beyazlılar da 3-5-2 gibi bir düzene geçti. Bu
dakikanın ardından başka bir tehlikeli atak yaşanmazken; Konyaspor'un 2-0'lık
üstünlüğüyle devre arasına girildi.
İkinci Yarı Golle
Başladı
Maçın
ikinci yarısı, Antalyaspor'un golüyle başladı. Sistemini 3-5-2'ye devşiren
Kırmızı-Beyazlılar, ikinci yarının hemen başında Etoo'nun tek top pasında Emrah
Başsan'ın şutuyla farkı bire indirdi: 2-1! Bu golle birlikte konuk ekibin
üstünlüğünü ele alacağını düşündük; ancak Torku Konyaspor buna izin vermedi.
İlk yarıdaki gibi etkili bir futbol ortaya koydular ve kontrolü ellerinde
tuttular. 52'de organize şekilde gelişen ev sahibi atağında, Meha'nın şutunu
Fornezzi çeldi. 59'da Bajic'in pasında Rangelov'un şutunu kaleci Fornezzi
kornere çeldi. Kullanılan bu kornerde, ön direkte Ali Çamdalı çok iyi yükseldi
ve vurduğu kafayla durumu 3-1'e getirdi. Bu dakikadan sonra 15-20 dakikalık
bölüm daha çok orta saha mücadelesi şeklinde geçti. 78'de oyuna ikinci yarıda
giren Ömer Şişmanoğlu ile ev sahibi, net bir pozisyondan yararlanamadı.
Dakikalar 88'i gösterdiğinde, Antalyaspor Lazarevic önderliğinde atağa kalktı.
Yaptığı rotada ceza sahası içinde Samuel Eto'o topu kontrol etti ve Konyasporlu
savunmacıdan sıyrıldı. Sağ çaprazdan düzgün vurdu ve Konya kalecisi Serkan'ı
mağlup etti:3-2! Antalyaspor tekrardan farkı bire indirse de; kalan süre başka
gole yetmedi. Konyaspor, etkili bir futbolla iç sahada 3-2 kazanmayı başardı.
Aykut Kocaman'ın 4-4-2 sistemi, oldukça iyi bir performans ortaya çıkardı.
Ev
sahibinda Bajic, Meha, Rangelov ve Mbamba etkili performanslarıyla öne çıkan
isimler oldu. Bu dörtlü gerçekten çok istekliydi ve galibiyetin alınmasında
büyük rol oynadılar. Oyunun üç bölgesinde de Konyaspor takımı ayakları yere sağlam
basan bir futbol oynadı ve bu galibiyeti hak etti. Antalyaspor'da ise, teknik
direktör Yusuf Şimşek çare olamayacakmış gibi görünüyor. Konuk ekip bugün
savunmadaki basit hatalarla saç baş yoldurdu, üçüncü bölgede de oldukça
verimsiz bir görünümdeydi. Maçın ikinci yarılarında çok gol atma özellikleri
devam etti; ancak orta saha ve savunmadaki kopuk yapı, her geçen hafta onlara
bela olmaya devam ediyor. Bu karmaşanın yanında, Kırmızı-Beyazlıların
profesyoneli Samuel Eto'o gollerine devam ediyor. Bugün de bir gol kaydederek
gol krallığındaki yerini pekiştirdi. Konuk ekipte kaleci Fornezzi ve sol açık
Emrah Başsan da göze batan bir performans sergiledi.
Antalya
için özlenen kare, bugün Antalya Arena'daydı. Diğer illere göre ılık bir
havada, Cumartesi öğle vakti Antalyasporlu taraftarlar stadın büyük bir
bölümünü doldurmuştu. Kah arkadaşları, kah aileleriyle güzel bir 90 dakika
yaşamak için tribündeydiler. Futbol ile yaşayan şehir demek böyle oluyor, bunda
stadın şehir merkezinde olmasının da büyük önemi var. İnsanlar, stat için bile
olsa, ulaşabildikleri şeyleri yapmayı severler. Bugün Antalyaspor, 3 puanı
hedeflerken; Tolunay Kafkas'lı Kayserispor ise, yine kapalı bir savunma
anlayışıyla gelmişti. Antalyaspor teknik direktörü Yusuf Şimşek, sahaya değişik
bir 11 çıkardı. Lokman'ın yerine Celustka stopere dönerken; Sakıb ise yine sol
bekteki yerini garantilemişti. Orta alanda Sezer ve Ozan İpek'in oynaması şaşkınlık
yaratırken; Emrah Başsan ve Lazarevic gibi isimlerin yedek oluşuna da
futbolseverler anlam veremedi. Kötü sonuçların üstesinden gelmeyi amaçlayan
Yusuf Şimşek, sahaya 4-3-3 gibi bir düzenle çıktı. Top rakipteyken ise, bir
anda 4-2-3-1'e dönüyorlardı. Kendi evinde 4-3-3 oynamak gayet anlaşılır, ancak
bunu doğru oyuncu grubuyla yaptığın zaman işe yarar. Kayserispor'da iseTolunay Kafkas, artık
bilinen istikrarlı kadro ve istikrarlı 4-2-3-1 sistemi ile sahadaydı. Samba Sow
formasına geri kavuşurken; Deniz Türüç ise sağ açık gibi forma giydi.
Mücadelenin
ilk yarısı, oldukça temkinliydi. Antalyaspor, ev sahibi olmasının verdiği
hırsla topla daha fazla oynayan taraftı. Kayserispor ise, ilk 45 yarıda topun
arkasında beklemeyi tercih etti, aradığı hızlı hücum fırsatlarını bir türlü
bulamadı. Antalya'da ilk yarıda, tam bir orta saha mücadelesi vardı.
Antalyaspor, Emrah ve Lazarevic'in yokluğunda üçüncü bölgede etkili olamıyordu.
İkinci ve üçüncü bölge arasındaki kopukluk, sahaya net olarak yansıdı. Tam ilk yarı
golsüz bitecek derken, devreye penaltı girdi. Hakem Serkan Tokat, Ozan İpek'in
ceza sahası içinde düşürüldüğü pozisyona penaltı verdi. Pozisyonu yakından ve
yavaş izlemek gerekiyor; ancak bana ağır bir karar gibi geldi. Topun başına
geçen Samuel Eto'o, şık bir penaltıyla Antalyaspor'un 1-0 öne geçmesini
sağladı. Ve devreye de Antalyaspor üstünlüğünde girildi.
Kayseri
etkisini arttırdı
İkinci
yarıda, Kayserispor teknik direktörü Tolunay Kafkas'ın puan almak için yaptığı
hamle dikkat çekti. Bugün etkili olamayan isimlerden ,Deniz'in yerine Yakubu
oyuna girdi. Kayserispor, bu dakikadan itibaren etkili olmaya ve hücumda top
tutmaya başladı. Antalyaspor'un yorulması, daha geri çekilmelerine sebep oldu.
İkinci 45'te daha iştahlı bir futbol ortaya koyan Kayserispor, aradığı hızlı
hücum fırsatlarını bulunca, rakip kalede Derley, Biseswar ve Ömer önderliğinde
etkili olmaya başladı. Bunun karşılığını ise, Samba Sow'un golüyle aldı
Sarı-Kırmızılılar… Antalyaspor'da Yusuf Şimşek hatasını geç farkedip
Lazarevic'i oyuna alınca, Kırmızı-Beyazlılar futbol anlamında sahayı
dengeleyebildi.
İkinci
yarıda da orta saha mücadelesi hakimdi sahaya… İki takım da 1-1'den sonra rakip
kalelerde boşluklar bulabildi, ancak yapılan cılız ataklar sonuç vermedi. Durum
böyle olunca, iki takım da birer puana razı oldu. Aslında, sahadaki futbolun
hakkı da buydu. Antalyaspor, oyuncu hatalarından dolayı verimsiz bir gün
geçirirken; sahaya yine Tolunay Kafkas'ın savunma ağırlıklı futbolu damga
vurdu. İki takım için de önerimli çıkarımlar yapılması gereken bir maç oldu.
Antalyaspor'da Eto'o'ya Emrah Başsan ve Lazarevic desteği verilmeyince, üçüncü
bölgede oldukça etkisiz kalıyorlar. Kayserispor'un ise, üçüncü bölgede daha
yaratıcı ve bitirici isimlere ihtiyacı var. Genç Oğulcan Çağlayan böyle bir isim,
onu da Tolunay Kafkas yedekten değerlendiriliyor. Oğulcan Türk futbolunun
geleceği için çok önemli, Tolunay Hoca'nın ona daha fazla şans vererek
Oğulcan'ı kazanması lazım… Antalyaspor'da haftalardır alınan kötü sonuçlarla,
teknik direktör Yusuf Şimşek'in suyunun ısındığını ve üzerinde büyük bir
baskının oluştuğunu da söyleyelim.
Öncelikle Antalya Arena’dan bahsetmek gerekiyor. Antalyaspor yönetimini ve stadda emeği geçenleri tebrik etmemiz lazım… Kırmızı-Beyazlıların yeni stadının kapasitesi 33 bin kişilik olarak dikkat çekiyor. Bu stat için Antalyaspor’lulara 12 bin kombine ve 31 bin civarında Passolig taraftar kartı satışı yapılmış. Yani, Kırmızı-Beyazlı taraftarlar bu stadı dolduracak gibi görünüyor. Ancak Beşiktaş maçında, biletlerin pahalılığı el yakmadı da değil… Antalya Arena, akıllı bir stat oluşuyla ve kendi enerjisini kendisinin üretişiyle rakiplerinden ayrılıyor. 16 bin metrekarelik çatısının 12 bin metrekareyi kapsayan alanında kurulan panellerle, günde 7 bin KW enerji üretiliyor. Antalya Arena, bu özelliği ile Türkiye’de ilk dünyada da sayılı statlardan biri olma özelliğini taşıyor. Bu gibi projelerin 2016’dan itibaren diğer Türk takımlarına da nasip olması en büyük dileğimiz… Ancak Antalya Arena’nın çimlerindeki problemleri de görmezden gelemeyiz.
Dönelim maça… Antalyaspor’da yeni stadın heyecanı vardı. Cezalı teknik direktör Yusuf Şimşek, Bursaspor maçındaki kadroyu korurken; sadece cezası biten Lazarevic, Diarra’nın yerine ilk 11’deydi. Beşiktaş’ta ise, grip salgını Şenol Güneş’in planlarını değiştirmişti. Sosa ve Gökhan Töre’nin grip salgını nedeniyle kadro dışı kalışıyla Şenol Güneş, Atiba’nın yanına Necip’i monte ederken; Oğuzhan’ı ise ofansif orta sahaya çekti. Quaresma ilk 11’deki yerini kaybetmezken; Gökhan Töre’nin yerine Olcay Şahan formasına kavuştu. Bu durumlar altında, maç başladı. Beşiktaş arkada Necip’in oluşu ve Oğuzhan’ın önde topu tutması sebebiyle kısa sürede topla çabuk oynayan taraf oldu. Antalyaspor ise Emrah ve Eto’o önderliğinde rakip kaleyi yokladı. Beşiktaş, daha önceki maçlarda olduğu gibi rakip kaleye yüklenirken; ofans oyuncularına Atiba, Necip, Beck ve İsmail bile eşlik etti. Bu futbolcular, Şenol Güneş’in artık takıma ezberlettiği sistemde 90 dakikayı çift yönlü olarak oynadı. Bu avantajını kullanan Beşiktaş, bir karambol anında Necip’in düzgün vuruşuyla durumu 1-0’a geçirdi. Golün ardından inisiyatifi kısa bir süre üstüne alan ev sahibi Antalyaspor, 1-0’dan sonraki 10 dakikalık bölümde oyunu rakip kaleye yığdı ve Eto’o’nun çok şık golüyle durumu 1-1’e getirdi.
1-1’den sonra oyunun üstünlüğünü ele geçiren yine Beşiktaş oldu. Siyah-Beyazlılar golden hemen 6 dakika sonra Quaresma’nın katkısı ve usta ayak Mario Gomez’in dokunuşuyla 2-1’i yakaladı. Bu golle birlikte, bana göre Beşiktaş, Antalyaspor’u hem sistem hem de moral anlamında çökertmiş oldu. Siyah-Beyazlılar 2-1’den sonra girdiği pozisyonlarda cömert davranınca, maçın ilk yarısına aynı skorla önde girdi.
İkinci yarıda şık asistler
İkinci yarıda Yusuf Şimşek, aksayan takımına Emre Akbaba ve Serdar Özkan hamlelerini yapsa da dikiş tutmadı. İkinci yarıya da üstün başlayan Beşiktaş, 15 dakikalık bir aktif dinlenmenin ardından şova başladı. Sağ kanatta topla buluşan Beck, ceza sahasına yerden ortaladı. Kalenin hemen yakınında bulunan Mario Gomez’e dokunmak kaldı ve durum 3-1’e geldi. Beck’in asisti haftanın en güzel hareketleri arasında yer alırken; Siyah-Beyazlı formayla gol attığı zaman çifter çifter atan Mario Gomez, ligde 8. golüne ulaştı. Golden sonra durmayan Beşiktaş, sol tarafta Oğuzhan’la verkaç yapıp ceza sahasına giren Olcay Şahan’ın M’bolhi’nin sağından filelere gönderdiği topla 4-1’i yakaladı. Bu dakikadan sonra Antalyaspor Serdar Özkan önderliğinde pozisyonlar bulsa da kaleci Tolga’yı geçemedi. Son sözü ise sol kanatta Kerim Frei’nin güzel asistine sert bir vuruş yapan Cenk Tosun söyledi. Beşiktaş rakibini 5-1 ile bozguna uğratırken; takipçileri Fenerbahçe ve Galatasaray ile puan farkını 4’e çıkarmış oldu.
Şenol Güneş ve öğrencileri için şu an her şey yolunda ve günlük güneşlik gidiyor. Sistem oturmuş ve Şenol Güneş oyuncularıyla önemli bir bağ yakalamış görünüyor. Ve Beşiktaş, yeni stat açma-kapama maçlarını bekliyor. Daha önce Ali Sami Yen Stadı’nın kapanış maçında Galatasaray’ı 2-1 mağlup eden Beşiktaş, İnönü Stadyumu’nun kapanış maçında ise Fenerbahçe’yi 3-2 ile geçmeyi başarmıştı. Siyah-Beyazlılar, dün de Antalya Arena’nın açılış mücadelesinde farklı kazanarak geleneği bozmamış oldu.
Futbol bir tutkudur, aşkların en büyüklerindendir. Türkiye'de bu sözleri duyamayacağınız kişi sayısı çok azdır. Her ne kadar "Kirlendi, zevk vermiyor, Türk futbolu geriliyor!" nidalarını yıl boyunca sohbetlerimize sıkıştırsak da; yine de futbolsuz yapamayız ve kuruluruz her maçı izlemeye televizyon karşısına... Futbolsuz hep bir şey eksiktir, futbolsuz yarım kalmış hissedersin. Sezon bitiminde tatil olan o 2.5 ay bir türlü geçmek bilmez. Takvimlerde işaretler sayarsın gerekirse... İşte o kutsal gün geldi. Spor Toto Süper Lig'de 2015-2016 sezonu Cuma günü oynanacak Fenerbahçe-Eskişehirspor maçı ile kapılarını açıyor. Geçtiğimiz sezonun şampiyonunun Hamza Hamzaoğlu yönetimindeki Galatasaray olduğunu bir kez daha hatırlatalım...
Galatasaray, yaz döneminde genellikle genç ve ucuz isimlere yöneldi. Fenerbahçe, ciddi miktarda bir transfer ücreti harcayarak Türkiye için bir rekor kırmış oldu. Beşiktaş hem hoca hem de kadro takviyeleriyle dikkat çekti. Trabzonspor, Shota Arveladze ile başarılı olabilecek mi? Bursaspor, şampiyon antrenörü Ertuğrul Sağlam ile aynı rüyayı bir kez daha yaşayabilecek mi? Nokta tavsiyeleriyle Başakşehir'in durumu ne olacak? Rıza hoca, Kasımpaşa'yı kanatlandırabilecek mi? Ligin yenileri Kayserispor, Antalyaspor ve Osmanlıspor'un akibeti neler olacak? Bu ve bunun gibi tüm soruların hepsi Cuma günü başlayıp Mayıs ayının sonunda bitecek Spor Toto Süper Lig'in 2015-2016 sezonunda yanıtlanacak.
Spor Toto Süper Ligi, yeni sezonda yıldızlara da doymuş olacak. Robin Van Persie, Nani, Kjaer, Mario Gomez, Ricardo Quaresma, Samuel Eto'o, Lukas Podolski, Mbia, Tomas Necid, Isaac Cuenca, Hugo Rodallega gibi Avrupa'da önemli sayıda başarı ve tecrübe kazanmış isim, yeni sezonda ligimizde mücadele edecek. Başlayacak yeni sezon öncesi, takımlarımızın durumunu ve muhtemel dizilişlerini sizlere analiz etmek istedim. Sıralama en yüksek kadro değerinden, en düşüğüne doğru hazırlanmıştır, bilginize...
Fenerbahçe
Sarı-Lacivertliler, yeni sezon için takımı Olympiakos'ta yaşadığı şampiyonluklarla dikkat çeken Vitor Pereira'ya emanet etti. Sportif Direktörlüğe getirilen Terraneo ise, Fenerbahçe'ye kazandırdığı yıldız transferlerle yeni sezon öncesi büyük sükse yaptı. Pereira, genellikle hücum futbolunu benimseyen bir karaktere sahip... Ancak, Olympiakos yıllarında defansif özelliklerinin arttığını fazlasıyla gözlemledik. Yani takım zaman zaman 1-0'ın üstüne yattığında; Sarı-Lacivertli taraftarlar şikayet etmemeli ve bu duruma alışmalı... Takıma katılan isimler; Sao Paulo'dan Josef de Souza, Lille'den Simon Kjaer, Manchester United'ten Robin Van Persie ve Nani, Porto'dan kiralık olarak Fabiano ve Ba, Bursaspor'dan Şener Özbayraklı, Fernandao ve son olarak Ozan Tufan oldu. Kiralık sözleşmesi biten Stoch ise, Fenerbahçe'ye geri döndü ve takımda tutuldu. Emmanuel Emenike, Mert, Dirk Kuyt, Webo, Egemen, Selçuk, Emre, Bekir ve Beykan ise takımdan gönderilen isimler oldu. Takımdan ayrılan bu isimler ile birlikte, Fenerbahçe yaş ortalamasını bir hayli düşürdü ve rahatlamış oldu. Ayrıca, Sarı-Lacivertliler, yarışacağı üç kulvar için iki tane kaliteli 11 çıkaracağı bir kadroya sahip oldu. Uzun ve yorucu sezonda, bu durum, onlar için çok büyük bir avantaj... İki Shakhtar Donetsk maçında, takımın birbirine ve sisteme alışamadığı görüldü. Defansif zaaflar da dikkat çekince; Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'nden elenmiş oldu. Yollarına Avrupa Ligi'nde devam edecekler. Yarın çıkacakları karşılaşma öncesi, hala hazır görünmüyorlar. Yıldızları Robin Van Persie'nin form durumu ve performansı da onlar için önemli bir mesele olacak sezon boyu... Takımın tam olarak oturması için birkaç haftaya ihtiyaçları var.
Bir dal Van Persie alır mısınız ? :)
Galatasaray
Sezonu 3 kupa ile kapatan ve Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu ile önemli bir uyum yakalayan Galatasaray, sezona mutlu ve güçlü giren ekiplerden... Dördüncü yıldızı takan Türkiye'de ilk kulüp olan Galatasaray; Fenerbahçe ve Beşiktaş ile girecekleri şampiyonluk yarışı öncesi, kadrosunu en az geliştirebilen ekip konumunda... Mali yetersizliklerden ve Financial Fair Play'den alabilecekleri olası bir Avrupa'dan men cezasından dolayı genellikle genç ve az maliyetli isimlere yöneldiler. Takımın en önemli transferi, Arsenal'den takıma kazandırılan ve Almanya milli takımı ile şampiyonluklar kazanmış Lukas Podolski oldu. Podolski'nin hem sol açık hem forvet olarak forma giyebilecek olması, Hamza Hoca'nın elini güçlendirecek. Takıma katılan diğer isimler ise; Troyes'tan Lionel Carole, Akhisar'dan Bilal Kısa, Real Madrid Castilla'dan Jose Rodriguez ve Reading'ten Jem Karacan oldu. Sercan Yıldırım ise şu an için kulüpte kaldı. Amrabat, Bruma, Aydın Yılmaz, Dany, Pandev, Gökhan Zan ve Sinan Bolat takımdan ayrılan isimler... Dzemaili ve Melo'nun da ayrılması gündemde... Melo problemi, iki sezondur olduğu gibi Galatasaray'ın başını ağrıtmaya devam ediyor. Melo, Galatasaray'ı küçük görüyor ve her sezon bencilce davranışlarıyla kulübü küçük duruma düşürüyor. Melo'ya bu konuda çok fazla prim veren Galatasaray yönetimi ve teknik kadrosu, bu sorunun tek hatalısı... Brezilyalı yıldız ise, bu saatten sonra kalması durumunda ne kendine ne de takımın sistemine fayda sağlayabilir. Carole, Podolski ve Bilal; kamp dönemindeki formda performanslarıyla dikkat çekti. 7 numarayı alan Yasin ise, formayı kolay kolay kaptırmayacağını performansını arttırarak kanıtladı.
Galatasaray'ın yeni yeteneği Carole'ü yakından tanıyalım:
Beşiktaş
Slaven Bilic ile balayının kısa sürdüğü Beşiktaş'ta yeni teknik patron, Bursaspor'a oynattığı pozitif takım oyunuyla dikkat çeken ve Türk futbol tarihinde özel bir yeri olan Şenol Güneş oldu. Deneyimli hoca, geldiği günden bu yana yaptığı olumlu açıklamalarıyla Siyah-Beyazlı taraftarların kalbine su serpmeye devam ediyor. Öte yandan, Bursaspor'a yaptığı gibi; Beşiktaş'ın sezon sonunda ligin göze en hoş gelen futbolu oynayan takımı yapacağı görüşündeyim. Yani Beşiktaşlı taraftarlar, artık 3 puan kaybetse bile en azından sahada güzel futbol görecek ve takımını alkışlayacak. Yeni sezon öncesi, Vodafone Arena'nın hala bitmemiş olması, Siyah-Beyazlıların önündeki tek dezavantaj... Çatı çökmesi ile birlikte, stadın bu seneye yetişemeyeceğini ve Beşiktaş'ın yine stadsız kalacağını düşünüyorum. Yönetim, stad yapılana kadar tüm maçların zülumpiyat (!) Olimpiyat Stadı'nda oynanacağını açıkladı. Yeni sezon öncesi, takıma katılan isimler Fiorentina'dan Mario Gomez, Porto'dan Ricardo Quaresma, Gremio'dan Rhodolfo, Hoffenheim'den Beck ve Gençlerbirliği'nden Tosic oldu. Demba Ba, Atınç Nukan, Sivok ve Holosko ise takımdan gönderildi. Kiralık sözleşmesi biten Ömer Şişmanoğlu Beşiktaş'a geri döndü.
Mario Gomez golleri izleyip biraz daha heyecanlanalım:
Trabzonspor
Önce Ersun Yanal'ın ayrılışı, sonra Shota'nın takımın başına getirilişi, ardından Onur kavgası ve Rabotnicki'ye elenip Avrupa Ligi'ne veda etmek... Tüm bunlar, Trabzonspor'un bir kaos ortamında lige başlayacağının işareti... Transferler Shota'nın istekleriyle Sportif Direktör Süleyman Hurma tarafından yönetilse de; Bordo-Mavililerin halen daha stoper ve sağ açık konusunda eksikleri görülüyor. Shota "Ferguson gibi olacağım!" dese de Trabzonspor için yeni sezonda işler umulduğu gibi gitmeyebilir. Hull'dan N'Doye, Sevilla'dan Mbia, Lazio'dan Cavanda, Alkmaar'dan Esteban, Kayserispor'dan Okay ve Alper takıma katılan yeni isimler oldu. Waris, Gökhan Karadeniz, Caner, Abdülkadir, Kadir, Belkalem ve Hakan takımdan ayrılan isimler oldular.
Bursaspor
Bursaspor için 2015-2016 sezonu çok riskli başlıyor. Öncelikle teknik direktör Şenol Güneş, Bursaspor'un yolunu tuttu. Ardından takımın iskeletini oluşturan Ozan Tufan, Şener, Fernandao, Belluschi takımdan ayrıldı. Böyle bir kaos ortamında başladı Timsahlar yeni sezon hazırlıklarına... Takım, daha önce Bursaspor'u tarihinde ilk kez şampiyon yapan Ertuğrul Sağlam'a yeniden emanet edildi. Yukarıda saydığım isimlere ek olarak Enes, Civelli ve Batuhan Altıntaş da takımdan ayrıldı. Yeşil-Beyazlılar birçok isimle anlaştı. Öncelikle Josue tekrar kiralandı. Zwolle'den Necid, Hoffenheim'den Advincula, Parma'dan Jorquera, Shkendija'dan Berisha, Beşiktaş'tan Sivok, Fenerbahçe'den Mert, Galatasaray'dan Dany, Karabükspor'dan Erdem, Deportivo'dan Cuenca, Club Brugge'den De Sutter ve Standard Liege'den Bia takıma katıldı. Dinamo Moskova'dan Dzudszak'ın da takıma katılacağı belirtiliyor. Bu transferlerle birlikte Süper Kupa'da da gördük ki, Ertuğrul Sağlam'ın Bursaspor'u daha defansif ve Şenol Güneş Bursa'sından çok daha az yaratıcı bir takım kimliğinde olacak. Yapılan yeni transferlerin uyumu, defansif futbol ve takımın oturması derken Yeşil-Beyazlı taraftarları ecel terleri dökeceği günler bekliyor.
Takımın yeni forveti Necid'den bir dal alalım:
Medipol Başakşehir
Geçtiğimiz sezon Abdullah Avcı yönetiminde ligi 4. bitiren Başakşehir, Avrupa Ligi'nde mücadele etme hakkı kazanmıştı.Alkmaar'a elenerek Avrupa'ya çabuk veda ettiler. Özellikle savunmalarıyla ilerisi için bir umut vermediler. Geçtiğimiz sezonun en iyi savunmacılarından biri olan Epureanu'nun ilk yarıyı kapatması, onları fazlasıyla zorlayacak. Özetle, geçen yıl kadar defansif bir takım olamayacaklar, daha çok gol yiyeceklerini düşünüyorum. Fenerbahçe'den Emre ve Bekir, Split'ten Cikalleshi, FC Heart'tan Musa ve Kayseri Erciyes'ten Cenk Ahmet takıma katılan isimler oldu. Tayfun, Rızvan ve Tom ise takımdan ayrıldı. Abdullah Avcı, yeni sezonda hücum bölgesinde Perbet'yi daha çok düşünmeli.. Fransız golcü, bu ligde önemli işler yapabilecek kalitede...
Kasımpaşa
Kasımpaşa da teknik direktör değiştirdi ve takımın başına Mersin İY'den tanıdığımız Rıza Çalımbay'ı getirdi. Rıza Hoca önderliğinde değişik bir yaz transfer dönemi geçirdiler. Gelen isimler pek dikkat çekmese de; gidenler Kasımpaşa'ya önemli bir kayıp yaşatabilir. Ancak Rıza Hoca'nın başında olduğu takımların hem sistem hem de oyunculara yapılan fiziksel-mental takviyelerle sezona hep iyi başladığı gerçeği de önümüzde... Litex'ten Bozhikov, Galatasaray'dan Aydın Yılmaz, Chelsea'den kiralık Omeruo, Kayserispor'dan Abdullah, Gaziantepspor'dan Eray, Bahia'dan Titi, Gençlerbirliği'nden Ramazan, Sivasspor'dan kiralık olarak Hakan Arslan ve Rio Ave'den kiralık olarak Del Valle transfer edildi. Babel, Özer, Aytaç, Barış, İlhan, Sancak, Alpaslan ve Viudez ise takımdan ayrıldı.
Kasımpaşa'nın yeni hücum gücü Del Valle'ye bir göz atalım:
Eskişehirspor
Michael Skibbe ile yoluna devam eden Eskişehirspor, yeni sezon öncesi ihtiyacı olan mevkilere transfer yapma yoluna gitti. Önemli isimler takıma kazandırılırken; defans ve orta saha anlamında biraz yetersiz kaldıkları hissediliyor. Sezon öncesi hazırlık kamplarında ve TSYD kupasında iyi sinyaller vermediler. Skibbe'nin Es-Es'i yine zorlu takımlara sürpriz yapmaya ve sezon sonu orta sıralarda tutunmaya çalışacak. Akhisar'dan Gekaz, Çaykur Rizespor'dan Engin Bekdemir, Ankaragücü'nden Aytaç, Qarabag'dan Muarem, Karabükspor'dan Emre, Kayseri Erciyes'ten Anıl Karaer, Grasshoppers'tan Ben Khalifa, Nueva'dan Defederico ve Standard Liege'den kiralık olarak Alpaslan transfer edildi. Ergün, Serdar Özkan, Sissoko, Diego, Hürriyet ve Mori ise takımdan ayrıldı.
Gençlerbirliği
Gençlerbirliği, yeni sezon öncesi teknik direktör değiştirme modasına uydu ve takımın patronu olarak İskoçya liginden başka pek tecrübesi olmayan Stuart Baxter'i takımın başına getirdi. Bu seçim orta şekerli olarak gözükse de; eğer tutarsa, çokça bahsedilecektir. Yaz transfer dönemi piyasasında bir hayli aktiftiler. Tosic'i kaybetmeleri onlar için dezavantaj oldu; ancak Uğur Çiftçi, o açığı fazlasıyla kapatacaktır. Sağ bek eksikleri ciddi olarak görülüyor. Hazırlık kampında başarılı maçlar çıkardılar ve kondisyon anlamında formda gözüktüler. Özellikle El Kabir oldukça formdaydı, bu formunu sürdürmesi halinde sezon sonu Gençlerbirliği'nde kalmayacaktır. AIK'ten Dimitriadis, Odense'den Spelmann, Hacken'den Atta, Steau Bükreş'ten Latovlevici, Zulte Waregem'den Skulason ve Hammarby'den Hopf transfer edilen isimler oldu. Tosic, Özgür, Ramazan, Antal, Hakan, Petrovic, Gosso, Ekigho, Hleb, Sedat ve Nizamettin takımdan ayrıldı.
Çaykur Rizespor
Hikmet Karaman ile yoluna devam eden Karadeniz ekibi, transfer döneminde fazla aktif değildi. Geçen sezonun başarılı kadrosunda, ihtiyacı olan yerlere takviye yapma yoluna gittiler. Yapılan transfer önderliğinde, daha ofansif bir Rize izleyeceğimizi düşünüyorum. Gol yollarında zorlanmayacaklardır. Hazırlık maçlarında da bunu gözlemledi. Takıma öncelikli olarak Kortrijk'den forvet Teddy Chevalier kazandırılarak önemli bir iş yapıldı. Chevalier, bitiriciliği ile Spor Toto Süper Lig'in dikkat çeken yıldızlarından olacaktır. Jagellonia'dan Tuszynski ve Dzalamidze, Ankaragücü'nden Gökhan, Karabükspor'dan Ahmet İlhan, Stuttgart'tan Robin Yalçın, Paok'tan Itandje, Kayseri Erciyes'ten Diakhate ve Boye, Akhisar'dan Mehmet Akyüz ve Al-Shorta'dan Durgham takıma kazandırılan diğer isimler... Ali Adnan, Engin, Giray, Sezer, Serkan, Oğuzhan, Cenk ve Aykut gibi isimler de takımdan ayrıldı.
Chevalier'den bir demet sunayım size:
Sivasspor
Sergen Yalçın önderliğinde lige devam eden Sivasspor, transfer sezonunda fazla aktif değildi. Bütçeleri doğrultusunda düşük bonservis bedelli isimlere yöneldiler. Sergen Yalçın, iddialı açıklamalarıyla hedeflerini belirtiyor; ancak ellerindeki kadro bunu başaracak mı hep birlikte göreceğiz. Hazırlık kamplarında pek isi sinyaller vermediler. Ludogorets'ten transfer edilen Abalo, fark yaratacak bir isim ve Sivasspor'un gol yollarında etkili olacaktır. Karabük'ten Hakan, Erkan ve Yiğit, Kerkyra'dan Setkus, Erciyesspor'dan Orhan ve Fenerbahçe'den Beykan takıma kazandırılan diğer isimler. Kadir, Utaka, Cihan, Abdurrahman, Uğur ve Hakan ise takımdan ayrıldı.
Abalo'yu bir izleyelim mi?:
Osmanlıspor
PTT 1. Lig'den yükselerek bu sezon Süper Lig'de mücadele etmeye hak kazanan Osmanlıspor, takımın patron koltuğuna Mustafa Reşit Akçay'ı oturttu. Hazırlık maçlarında diri ve formda bir görüntü verdiler. Akçay'ın transfer raporları doğrultusunda listedeki isimleri kadrolarına kattılar. Bodo'dan NDiaye, Astra'dan Seto, Fenerbahçe'den Webo, Boluspor'dan Ömer, Benfica'dan Artur, Udinese'den kiralık olarak Torje, Gençlerbirliği'nden Hakan, Ruzemberok'tan Sapara, Konya'dan Mehmet Güven, Karabük'ten Musa, Rio Ave'den Pinto, Hajduk'tan Vrsajevic ve Atletigo MG'den Patric transfer edildi. Ragıp, Ercüment, Ahmet, Muhammet Reis, Dilaver, Caner ve Mehmet Yıldız takımdan ayrılan isimler oldu. Soro'nun durumu da belirsizliğini koruyor.
Torje, her takım için büyük bir güç:
Kayserispor
Türkiye'nin en genç teknik direktörü Cüneyt Dumlupınar yönetiminde geçtiğimiz sezon Spor Toto Süper Lig'de mücadele etmeye hak kazanan Kayserispor, ilk iş olarak Cüneyt Dumlupınar'ı büyük bir ayıpla görevden aldı ve takımın başına Tolunay Kafkas'ı getirdi. Tolunay Kafkas, geldiği gibi yarım kalmış işlerinin olduğunu belirtti ve hazırlıklara başladı. Hazırlık maçlarından gördüğüm kadarıyla yeni sezonda daha dikine ve daha agresif bir Kayserispor izleyeceğiz. Okan ve Alper gibi önemli gençleri kaybetmeleri onlar adına bir dezavantaj... Nobre, Bobo, Abdullah Durak, Anıl, Mehmet Eren, Cemil, Çağlar, Serkan, Serdar, Yener, Sereno ve Murat Akın takımdan ayrılan diğer isimler oldu. Benfica'dan iki kiralık Diego Lopes ve Derley, Galatasaray'dan kiralık olarak Furkan, Go Ahead'den Deniz Türüç, Trabzon'dan iki kiralık Zeki ve Mustafa Akbaş, Karabükspor'dan Abdülaziz, Mabiala ve Sow takıma katılan isimler oldu. Özellikle Deniz Türüç, Spor Toto Süper Lig'de kalitesini fazlasıyla ispatlayabilecek bir genç..
Antalyaspor
Teknik Direktör Yusuf Şimşek önderliğinde play-off'lar sonucu Spor Toto Süper Lig'e yükselen Antalyaspor, yine Yusuf Şimşek ile yoluna devam ediyor. Başkan Gültekin Gencer sayesinde flaş transferlere imza atarlarken; Eto'o'nun tam olarak hazır olmadığı gözüktü. Ayrıca hazırlık maçlarında pek de iyi sinyaller vermediler. Hedefleri küme düşmemek olacak. Kaleci ve savunma anlamında transferlere ihtiyaçları var. Samuel Eto'o'yu renklerine bağlayarak sansasyonel bir transfere imza attılar. Zeljeznicar'dan Kvesic, Nürnberg'den Celustka, Eskişehir'den Serdar Özkan, Karşıyaka'dan Rıdvan, Sivasspor'dan Kadir, Chievo'dan kiralık olarak Lazarevic, Samsunspor'dan Mbilla, Coritiba'dan Chico ve Akhisar'dan Koray transfer edilen diğer isimler oldu. Boum, Adem, Mehmet Sedef, Arif, Çağrı ve Ramazan ise takımdan ayrıldı.
Torku Konyaspor
Aykut Kocaman ile uyumlu bir birliktelik yakalayan Konyaspor, Avrupa kupaları hedefi doğrultusunda deneyimli çalıştırıcı ile yoluna devam etti. Hazırlık maçlarında dirençli ve pas ağırlıklı bir futbol ortaya koydular. Transfer döneminde genellikle ucuz ve bonservisi elinde olan isimlere yöneldiler. Torje'nin yokluğunda, takımın liderliğini Meha üstlenebilir. Özellikle Bosna Hersek Ligi'nin gol kralı Bajic, yetenekleriyle Yeşil-Beyazlılar adına fark yaratan bir isim olabilir. Zejeznicar'dan Bajic, Legia Varşova'dan Dossa Junior, Rize'den Serkan, Paderborn'dan Meha, Eskişehitspor'dan Sissoko, Aue'den Selçuk, Gençlerbirliği'nden Emre Can ve Karabükspor'dan kiralık olarak Traore takıma katılan isimler oldu. Hasan Kabze, Fuchs, Barış, Kokalovic, Recep, İshak, Torje ve Mehmet gibi isimler de takımdan ayrıldı.
Yeni yetenek Meha:
Gaziantepspor
Yeni sezon öncesi mali açıdan iyi durumda bulunmayan Gaziantepspor, önemli transferler yapamadı ve kiralık ile bonservisi elinde isimlere yöneldi. Teknik direktörlüğe Mutlu Topçu getirildi. Onları bu sene defansif ağırlıklı izleyebiliriz. Bu yüzden Chico'yu kaybetmeleri kötü oldu diyebiliriz. Hazırlık karşılaşmalarında, pek hazır olmadıkları görüldü. Boluspor'dan İsmail Haktan, Antalyaspor'dan Mehmet Sedef, Galatasaray'dan kiralık olarak Alperen, Bayrampaşa'dan Süleyman, Torpedo'dan Putilo, Chapecoense'den Abuda ve Granada'dan Larsson transfer edildi. Özellikle Larsson'un hücum anlamında Kırmızı-Siyahlılara önemli katkı verecektir. Chico, Binya, Şenol, Eray, Gökhan ve Leal de takımdan ayrılan isimlerdi.
Akhisar Belediye
Akhisar, yeni sezon öncesi, geçtiğimiz sezon Balıkesirspor ile mücadele eden Cihat Arslan'ı teknik direktörlüğe getirdi. Cihat Hoca'nın etkileriyle, Akhisar sezonun güzel futbol sergileyen takımlarından biri olabilir. Yalnız Gekas ve Bilal'i kaybetmeleri büyük handikap... Bilal, saha içinde takımın en büyük yönlendiricisiydi. Gekas'sız ve Bilal'siz oynamak, Akhisar'lı futbolcular için yeni ve sancılı bir deneyim olacak. Orta sahada orta alana transfer ihtiyaçları var. Trabzon'dan Caner, Abdülkadir ve Kadir, Balıkesirspor'dan Aykut, Konya'dan Hasan Kabze, Porto'dan kiralık olarak Sami, Şanlıurfa'dan Bora, Fulham'dan Rodallega, Partizan'dan Lukac ve Karabük'ten Onur transfer edilen isimler oldu. Gekas, Yiğit, Mehmet Akyüz, Oğuz, Luan, Zokora, Koray, Sertan, Zeki ve Vaz Te ise gönderilen isimler... Rodallega ve Sami eşliğinde, Ege ekibinin yaratıcı gücü bir hayli artacak.
Mersin İdmanyurdu
Mersin için son derece olumsuz bir sezon... Getirilen transfer yasağı nedeniyle takıma takviye yapamadılar. Bunun yanında Rıza Çalımbay, yönetimle ters düşmesi sonucu takımdan ayrıldı. Takımın başına Mesut Bakkal getirildi. Nihat Şahin, Sinan, Servet, Serkan, Adem takımdan ayrılan isimler oldu. Hasan, Kudbettin ve Cemal gibi gençleri altyapıdan as kadroya dahil ettiler. Nakoulma, Khalili ve Mitrovic gibi isimleri kadroda tutmaları en büyük artıları oldu. Mesut Hoca önderliğinde bu yıl Spor Toto Süper Lig'de fazlasıyla yıpratıcı bir savaş verecekler.