Kasımpaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kasımpaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2015 Cumartesi

İnatla Gelen Beraberlik


Başakşehir'de önemli bir taraftar topluluğu vardı bu akşam… 21:45 gibi ulaşım açısından kötü bir saat insanları etkilememiş ve siyah-beyaz sevgisi, tüm "statsızlık" sorununa rağmen; Fatih Terim Stadı'nı doldurmuştu. Şenol Güneş'in hafta başındaki çağrıları işe yaramış gibiydi, liderin güzel futbolunu izlemek isteyen yaklaşık 17 bin kişi vardı tribünlerde… Ligin en çok gol atan takımının, ligin en az gol yiyen takımını ağırlaması açısından da ilginç bir müsabaka futbolseverleri bekliyordu. Şenol Güneş, takipçilerinin kazandığı haftada puan kaybı yaşamamak hedefindeyken; Rıza Çalımbay'da savunma ağırlıklı futbolu sürdürerek Beşiktaş'a karşı sürpriz yapma amacındaydı. Ev sahibinde Şenol Güneş, cezalı Ersan Gülüm'ün yerine sonunda Alexander Milosevic'i düşünmüş ve İsveçli'ye şans vermişti. Yaz döneminde İsveç ümit milli takımıyla harika bir U21 turnuvası geçiren Milosevic, takımda mutlaka düşünülmesi gereken isimlerden… Kasımpaşa teknik direktörü Rıza Çalımbay ise; Bozhikov'un yerine sakatlığı geçen Omeruo'ya stoperde görev verdi. Scarione'nin yerine defansif özellikli Hakan Arslan ve Del Valle yerine de Adem Büyük, konuk ekibin diğer değişiklikleriydi.

İlk yarıya Beşiktaş etkisiz ataklarıyla başlarken; Kasımpaşa ise savunma güvenliğini elden bırakmamıştı. İlk 20 dakikanın bu şekilde geçmesinin ardından konuk ekip golü buldu. Beşiktaş defansında Milosevic'ten seken topta, Tunay Torun'a çok iyi bir pas çıkardı. Son haftaların formda golcüsü Eren Derdiyok da sert bir şutla kaleci Tolga'yı mağlup etti ve Kasımpaşa 1-0 öne geçti. Beşiktaş, golle birlikte şok yaşasa da bunu çabuk kırdı ve hemen beraberlik golünü buldu. Soldan kullanılan kornerde, Kasımpaşa kalecisi Isaksson topu uzaklaştıramayınca, Rhodolfo dokundu ve durum 1-1 oldu. Dakikalar 40'ı gösterdiğinde ise, Kasımpaşa adına Ryan Donk sahnedeydi. Yaklaşık 28 metreden çok sert bir şut çıkardı ve köşeye giden top kaleci Tolga hamle yapmayınca gol oldu. Bu golle 2-1'i yakalayan Kasımpaşa, ilk yarının bitiş düdüğüyle birlikte soyunma odasına 2-1 galip girdi. Kasımpaşa ilk yarı için son 25 dakikalık bölümde etkili bir futbol ortaya koyarken; ev sahibi Beşiktaş ise üçüncü bölgede çok verimsizdi. Gomez bir şeyler yapmak istiyor; ancak takım arkadaşları ona destek vermiyordu.

Sosa ve Gökhan hareket getirdi

İlk yarıdaki futboldan memnun olmayan Beşiktaş teknik direktörü Şenol Güneş, ikinci yarıya değişikliklerle başladı. Necip-Sosa ve Quaresma-Gökhan Töre değişiklikleriyle birlikte Beşiktaş, ikinci yarıda daha etkili olan taraftı. Kasımpaşa geriye çekilirken; Beşiktaş oyunun kontrolünü eline aldı. Bunun sonucunda da beraberlik golünü çabuk buldu. Sosa'nın orta sahada yerden uzun pasını iyi değerlendiren Mario Gomez ceza sahası içine girdi ve sert şutla durumu 2-2'ye getirdi. Ligdeki 8. sayısını kaydeden Panzer, fiziksel ve mental anlamda ligin nen formda forveti olduğunu bir kez daha kanıtladı. Beraberliğin ardından Beşiktaş, oyunu tam anlamıyla rakip kaleye yıksa da; golü bulan yine konuk ekip oldu. Kasımpaşa, belki de ikinci yarıdaki tek kontrasında, gole uzandı. Savunmada Rhodolfo-Milosevic ikilisinin anlaşmazlığında; yine Milosevic'in sektirdiği topta; günün başarılı isimlerinden Andre Castro, Eren Derdiyok'a şık bir pas attı. Eren de risksiz bir vuruşla takımını 3-2 öne geçirirken maçtaki ikinci golünü kaydetti. Yaşadığı ağır sakatlıktan sonra formda bir dönüş yapan Eren Derdiyok, beşinci maçında 4. golünü kaydetmiş oldu.

Golden sonra Şenol Güneş son kozunu stoper Milosevic'i çıkarıp forvet Cenk'i oyuna sürerek yaparken; Rıza Çalımbay'dan ise art arda defansif oyuncu değişiklikleri geldi. Mağlup duruma düşüşünün ardından yine oyunu rakip kaleye yıkan Beşiktaş, aradığı teselliye uzatma dakikalarında ulaştı. Donk'un eline çarpan top sonrasında Cüneyt Çakır, tereddütsüz penaltı noktasını gösterdi. Gerçekten, pozisyon net bir şekilde penaltıydı. Aksini iddia edenler, kendi takımları elle gol atarken; ses etmeyen insanlar tamamen… Topun başına geçen Oğuzhan Özyakup, top ve kaleciyi farklı köşelere gönderince durum 3-3'e geldi. Son dakikalar da orta saha mücadelesi şeklinde geçince; Beşiktaş iç sahada önemli 2 puan kaybetmiş oldu.

Soru işareti Tolga

Beşiktaş'ın liderliğe oturuşunda çıkışta performansıyla katkıda bulunan Tolga Zengin, bugün sahanın en kötülerindendi Siyah-Beyazlılar adına… Yediği üç golde de hamle yapabilecek en az 1-2'sini kurtarabilecek durumdaydı. O ise ya ağır kaldı ya da hamle yapmamayı tercih etti. Tipik "bir ay iyi gidip, iki ay mental anlamda sorunlar yaşayan Tolga" performansını sergiledi bu gece… Beşiktaş, hedeflerini yukarıya koyduysa Tolga ile bunları başarabilmesi çok zor. Eskiden Cordoba, Asper örneklerini gördüğümüz gibi, kaleye yabancı ve deneyimli bir isim transfer edilmeli.. Bunun için de listemde kesinlikle 2 isim var. Birincisi, Cech'in transfer edilişi sonrası Arsenal'de formayı unutan David Ospina… Uygun bir bedelle alınabilirse, Beşiktaş için ideal bir kaleci… İkinci isim ise, PSG'da mutsuz görünen Salvatore Sirigu! Deneyimli İtalyan, alınabilirse tecrübesiyle Beşiktaş'a avantaj sağlayacaktır. Çok beklemeden, devre arasında tüm şartlar zorlanarak bu iki isimden biri kadroya katılmalıdır. Siyah-Beyazlılar için bir eleştirim de savunmaya… Ev sahibinde savunma, bazı günler çabuk dağılıyor, çok top sektiriyor ve pozisyonunu çabuk kaybedebiliyor. Bugün de onlardan biriydi. Bu savunma hattı, ilerisi için iyi sinyaller vermedi. Uygun bedelli yabancı bir stoper veya anlaşama zemini sağlanarak yapılacak bir Serdar Aziz hamlesi, devre arasında Beşiktaş'ın işini kolaylaştırabilir.Savunma ile orta saha arasındaki yer yer ortaya çıkan kargaşa da Vei ve Tolgay'ın dönüşüyle ortadan kalkacaktır.

Beiktaş'ın bugün ilginç bir futbol oynadığını da unutmayalım… Siyah-Beyazlılar, galibiyet için skor ararken; çok silik bir oyun ortaya koydu bu gece… Tam tersine, beraberlik golü aradığı dakikalarda ise, günün en iyi futbolunu oynadılar. Ev sahibi adına, böyle bir ters orantı vardı bu gece…


Gelelim Kasımpaşa'ya… Öncelikle Nantes'tan transfer edilen Fransız sol bek Olivier Veigneau, ligimize inanılmaz formsuz başladı. Hatalarda devam eden formsuz performansını bu hafta da sürdürdü. Rıza Çalımbay ona 72 dakika nasıl dayanabildi, gerçekten çok şaşırdım. Bu vasatın altında performansıyla 30 yaşındaki sol bekin ve Kasımpaşa'nın sol kanadının işi hiç kolay değil… Son 2 hafta, onlar için bu konuda büyük bir uyarı oldu. Diğer bir konu ise, Kasımpaşa'nın sanki 1970'lerdeymiş gibi oynadığı sıkıcı futbol… İstanbul ekibi, yine oynatmamak üzerine sahadaydı ve özellikle ikinci yarıda sanki futbolla hiç alakası yoktu. Mourinho tabiriyle otobüs çektiler ve tüm topları ileriye veya taca şişirdiler. Zaten bu şekilde topla oynama oranları çok düştü. Rıza Çalımbay'ı çok severim; ancak bu sistem Kasımpaşa'ya hiç yakışmıyor. Futbol, sahada oynanan rekabetli oyunla güzel; rakibi oynatmayarak ve kapanarak değil…

13 Ağustos 2015 Perşembe

Spor Toto Süper Lig 2015-2016 Sezonu İncelemesi

Futbol bir tutkudur, aşkların en büyüklerindendir. Türkiye'de bu sözleri duyamayacağınız kişi sayısı çok azdır. Her ne kadar "Kirlendi, zevk vermiyor, Türk futbolu geriliyor!" nidalarını yıl boyunca sohbetlerimize sıkıştırsak da; yine de futbolsuz yapamayız ve kuruluruz her maçı izlemeye televizyon karşısına... Futbolsuz hep bir şey eksiktir, futbolsuz yarım kalmış hissedersin. Sezon bitiminde tatil olan o 2.5 ay bir türlü geçmek bilmez. Takvimlerde işaretler sayarsın gerekirse... İşte o kutsal gün geldi. Spor Toto Süper Lig'de 2015-2016 sezonu Cuma günü oynanacak Fenerbahçe-Eskişehirspor maçı ile kapılarını açıyor. Geçtiğimiz sezonun şampiyonunun Hamza Hamzaoğlu yönetimindeki Galatasaray olduğunu bir kez daha hatırlatalım...

Galatasaray, yaz döneminde genellikle genç ve ucuz isimlere yöneldi. Fenerbahçe, ciddi miktarda bir transfer ücreti harcayarak Türkiye için bir rekor kırmış oldu. Beşiktaş hem hoca hem de kadro takviyeleriyle dikkat çekti. Trabzonspor, Shota Arveladze ile başarılı olabilecek mi? Bursaspor, şampiyon antrenörü Ertuğrul Sağlam ile aynı rüyayı bir kez daha yaşayabilecek mi? Nokta tavsiyeleriyle Başakşehir'in durumu ne olacak? Rıza hoca, Kasımpaşa'yı kanatlandırabilecek mi? Ligin yenileri Kayserispor, Antalyaspor ve Osmanlıspor'un akibeti neler olacak? Bu ve bunun gibi tüm soruların hepsi Cuma günü başlayıp Mayıs ayının sonunda bitecek Spor Toto Süper Lig'in 2015-2016 sezonunda yanıtlanacak.

Spor Toto Süper Ligi, yeni sezonda yıldızlara da doymuş olacak. Robin Van Persie, Nani, Kjaer, Mario Gomez, Ricardo Quaresma, Samuel Eto'o, Lukas Podolski, Mbia, Tomas Necid, Isaac Cuenca, Hugo Rodallega gibi Avrupa'da önemli sayıda başarı ve tecrübe kazanmış isim, yeni sezonda ligimizde mücadele edecek. Başlayacak yeni sezon öncesi, takımlarımızın durumunu ve muhtemel dizilişlerini sizlere analiz etmek istedim. Sıralama en yüksek kadro değerinden, en düşüğüne doğru hazırlanmıştır, bilginize...

Fenerbahçe

Sarı-Lacivertliler, yeni sezon için takımı Olympiakos'ta yaşadığı şampiyonluklarla dikkat çeken Vitor Pereira'ya emanet etti. Sportif Direktörlüğe getirilen Terraneo ise, Fenerbahçe'ye kazandırdığı yıldız transferlerle yeni sezon öncesi büyük sükse yaptı. Pereira, genellikle hücum futbolunu benimseyen bir karaktere sahip... Ancak, Olympiakos yıllarında defansif özelliklerinin arttığını fazlasıyla gözlemledik. Yani takım zaman zaman 1-0'ın üstüne yattığında; Sarı-Lacivertli taraftarlar şikayet etmemeli ve bu duruma alışmalı... Takıma katılan isimler; Sao Paulo'dan Josef de Souza, Lille'den Simon Kjaer, Manchester United'ten Robin Van Persie ve Nani, Porto'dan kiralık olarak Fabiano ve Ba, Bursaspor'dan Şener Özbayraklı, Fernandao ve son olarak Ozan Tufan oldu. Kiralık sözleşmesi biten Stoch ise, Fenerbahçe'ye geri döndü ve takımda tutuldu. Emmanuel Emenike, Mert, Dirk Kuyt, Webo, Egemen, Selçuk, Emre, Bekir ve Beykan ise takımdan gönderilen isimler oldu. Takımdan ayrılan bu isimler ile birlikte, Fenerbahçe yaş ortalamasını bir hayli düşürdü ve rahatlamış oldu. Ayrıca, Sarı-Lacivertliler, yarışacağı üç kulvar için iki tane kaliteli 11 çıkaracağı bir kadroya sahip oldu. Uzun ve yorucu sezonda, bu durum, onlar için çok büyük bir avantaj... İki Shakhtar Donetsk maçında, takımın birbirine ve sisteme alışamadığı görüldü. Defansif zaaflar da dikkat çekince; Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'nden elenmiş oldu. Yollarına Avrupa Ligi'nde devam edecekler. Yarın çıkacakları karşılaşma öncesi, hala hazır görünmüyorlar. Yıldızları Robin Van Persie'nin form durumu ve performansı da onlar için önemli bir mesele olacak sezon boyu... Takımın tam olarak oturması için birkaç haftaya ihtiyaçları var.


Bir dal Van Persie alır mısınız ? :)


Galatasaray

Sezonu 3 kupa ile kapatan ve Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu ile önemli bir uyum yakalayan Galatasaray, sezona mutlu ve güçlü giren ekiplerden... Dördüncü yıldızı takan Türkiye'de ilk kulüp olan Galatasaray; Fenerbahçe ve Beşiktaş ile girecekleri şampiyonluk yarışı öncesi, kadrosunu en az geliştirebilen ekip konumunda... Mali yetersizliklerden ve Financial Fair Play'den alabilecekleri olası bir Avrupa'dan men cezasından dolayı genellikle genç ve az maliyetli isimlere yöneldiler. Takımın en önemli transferi, Arsenal'den takıma kazandırılan ve Almanya milli takımı ile şampiyonluklar kazanmış Lukas Podolski oldu. Podolski'nin hem sol açık hem forvet olarak forma giyebilecek olması, Hamza Hoca'nın elini güçlendirecek. Takıma katılan diğer isimler ise; Troyes'tan Lionel Carole, Akhisar'dan Bilal Kısa, Real Madrid Castilla'dan Jose Rodriguez ve Reading'ten Jem Karacan oldu. Sercan Yıldırım ise şu an için kulüpte kaldı. Amrabat, Bruma, Aydın Yılmaz, Dany, Pandev, Gökhan Zan ve Sinan Bolat takımdan ayrılan isimler... Dzemaili ve Melo'nun da ayrılması gündemde... Melo problemi, iki sezondur olduğu gibi Galatasaray'ın başını ağrıtmaya devam ediyor. Melo, Galatasaray'ı küçük görüyor ve her sezon bencilce davranışlarıyla kulübü küçük duruma düşürüyor. Melo'ya bu konuda çok fazla prim veren Galatasaray yönetimi ve teknik kadrosu, bu sorunun tek hatalısı... Brezilyalı yıldız ise, bu saatten sonra kalması durumunda ne kendine ne de takımın sistemine fayda sağlayabilir. Carole, Podolski ve Bilal; kamp dönemindeki formda performanslarıyla dikkat çekti. 7 numarayı alan Yasin ise, formayı kolay kolay kaptırmayacağını performansını arttırarak kanıtladı.


Galatasaray'ın yeni yeteneği Carole'ü yakından tanıyalım:


Beşiktaş

Slaven Bilic ile balayının kısa sürdüğü Beşiktaş'ta yeni teknik patron, Bursaspor'a oynattığı pozitif takım oyunuyla dikkat çeken ve Türk futbol tarihinde özel bir yeri olan Şenol Güneş oldu. Deneyimli hoca, geldiği günden bu yana yaptığı olumlu açıklamalarıyla Siyah-Beyazlı taraftarların kalbine su serpmeye devam ediyor. Öte yandan, Bursaspor'a yaptığı gibi; Beşiktaş'ın sezon sonunda ligin göze en hoş gelen futbolu oynayan takımı yapacağı görüşündeyim. Yani Beşiktaşlı taraftarlar, artık 3 puan kaybetse bile en azından sahada güzel futbol görecek ve takımını alkışlayacak. Yeni sezon öncesi, Vodafone Arena'nın hala bitmemiş olması, Siyah-Beyazlıların önündeki tek dezavantaj... Çatı çökmesi ile birlikte, stadın bu seneye yetişemeyeceğini ve Beşiktaş'ın yine stadsız kalacağını düşünüyorum. Yönetim, stad yapılana kadar tüm maçların zülumpiyat (!) Olimpiyat Stadı'nda oynanacağını açıkladı. Yeni sezon öncesi, takıma katılan isimler Fiorentina'dan Mario Gomez, Porto'dan Ricardo Quaresma, Gremio'dan Rhodolfo, Hoffenheim'den Beck ve Gençlerbirliği'nden Tosic oldu. Demba Ba, Atınç Nukan, Sivok ve Holosko ise takımdan gönderildi. Kiralık sözleşmesi biten Ömer Şişmanoğlu Beşiktaş'a geri döndü. 


Mario Gomez golleri izleyip biraz daha heyecanlanalım:


Trabzonspor

Önce Ersun Yanal'ın ayrılışı, sonra Shota'nın takımın başına getirilişi, ardından Onur kavgası ve Rabotnicki'ye elenip Avrupa Ligi'ne veda etmek... Tüm bunlar, Trabzonspor'un bir kaos ortamında lige başlayacağının işareti... Transferler Shota'nın istekleriyle Sportif Direktör Süleyman Hurma tarafından yönetilse de; Bordo-Mavililerin halen daha stoper ve sağ açık konusunda eksikleri görülüyor. Shota "Ferguson gibi olacağım!" dese de Trabzonspor için yeni sezonda işler umulduğu gibi gitmeyebilir. Hull'dan N'Doye, Sevilla'dan Mbia, Lazio'dan Cavanda, Alkmaar'dan Esteban, Kayserispor'dan Okay ve Alper takıma katılan yeni isimler oldu. Waris, Gökhan Karadeniz, Caner, Abdülkadir, Kadir, Belkalem ve Hakan takımdan ayrılan isimler oldular. 


Bursaspor

Bursaspor için 2015-2016 sezonu çok riskli başlıyor. Öncelikle teknik direktör Şenol Güneş, Bursaspor'un yolunu tuttu. Ardından takımın iskeletini oluşturan Ozan Tufan, Şener, Fernandao, Belluschi takımdan ayrıldı. Böyle bir kaos ortamında başladı Timsahlar yeni sezon hazırlıklarına... Takım, daha önce Bursaspor'u tarihinde ilk kez şampiyon yapan Ertuğrul Sağlam'a yeniden emanet edildi. Yukarıda saydığım isimlere ek olarak Enes, Civelli ve Batuhan Altıntaş da takımdan ayrıldı. Yeşil-Beyazlılar birçok isimle anlaştı. Öncelikle Josue tekrar kiralandı. Zwolle'den Necid, Hoffenheim'den Advincula, Parma'dan Jorquera, Shkendija'dan Berisha, Beşiktaş'tan Sivok, Fenerbahçe'den Mert, Galatasaray'dan Dany, Karabükspor'dan Erdem, Deportivo'dan Cuenca, Club Brugge'den De Sutter ve Standard Liege'den Bia takıma katıldı. Dinamo Moskova'dan Dzudszak'ın da takıma katılacağı belirtiliyor. Bu transferlerle birlikte Süper Kupa'da da gördük ki, Ertuğrul Sağlam'ın Bursaspor'u daha defansif ve Şenol Güneş Bursa'sından çok daha az yaratıcı bir takım kimliğinde olacak. Yapılan yeni transferlerin uyumu, defansif futbol ve takımın oturması derken Yeşil-Beyazlı taraftarları ecel terleri dökeceği günler bekliyor.


Takımın yeni forveti Necid'den bir dal alalım:



Medipol Başakşehir

Geçtiğimiz sezon Abdullah Avcı yönetiminde ligi 4. bitiren Başakşehir, Avrupa Ligi'nde mücadele etme hakkı kazanmıştı.Alkmaar'a elenerek Avrupa'ya çabuk veda ettiler. Özellikle savunmalarıyla ilerisi için bir umut vermediler. Geçtiğimiz sezonun en iyi savunmacılarından biri olan Epureanu'nun ilk yarıyı kapatması, onları fazlasıyla zorlayacak. Özetle, geçen yıl kadar defansif bir takım olamayacaklar, daha çok gol yiyeceklerini düşünüyorum. Fenerbahçe'den Emre ve Bekir, Split'ten Cikalleshi, FC Heart'tan Musa ve Kayseri Erciyes'ten Cenk Ahmet takıma katılan isimler oldu. Tayfun, Rızvan ve Tom ise takımdan ayrıldı. Abdullah Avcı, yeni sezonda hücum bölgesinde Perbet'yi daha çok düşünmeli.. Fransız golcü, bu ligde önemli işler yapabilecek kalitede...


Kasımpaşa

Kasımpaşa da teknik direktör değiştirdi ve takımın başına Mersin İY'den tanıdığımız Rıza Çalımbay'ı getirdi. Rıza Hoca önderliğinde değişik bir yaz transfer dönemi geçirdiler. Gelen isimler pek dikkat çekmese de; gidenler Kasımpaşa'ya önemli bir kayıp yaşatabilir. Ancak Rıza Hoca'nın başında olduğu takımların hem sistem hem de oyunculara yapılan fiziksel-mental takviyelerle sezona hep iyi başladığı gerçeği de önümüzde... Litex'ten Bozhikov, Galatasaray'dan Aydın Yılmaz, Chelsea'den kiralık Omeruo, Kayserispor'dan Abdullah, Gaziantepspor'dan Eray, Bahia'dan Titi, Gençlerbirliği'nden Ramazan, Sivasspor'dan kiralık olarak Hakan Arslan ve Rio Ave'den kiralık olarak Del Valle transfer edildi. Babel, Özer, Aytaç, Barış, İlhan, Sancak, Alpaslan ve Viudez ise takımdan ayrıldı.


Kasımpaşa'nın yeni hücum gücü Del Valle'ye bir göz atalım:


Eskişehirspor

Michael Skibbe ile yoluna devam eden Eskişehirspor, yeni sezon öncesi ihtiyacı olan mevkilere transfer yapma yoluna gitti. Önemli isimler takıma kazandırılırken; defans ve orta saha anlamında biraz yetersiz kaldıkları hissediliyor. Sezon öncesi hazırlık kamplarında ve TSYD kupasında iyi sinyaller vermediler. Skibbe'nin Es-Es'i yine zorlu takımlara sürpriz yapmaya ve sezon sonu orta sıralarda tutunmaya çalışacak. Akhisar'dan Gekaz, Çaykur Rizespor'dan Engin Bekdemir, Ankaragücü'nden Aytaç, Qarabag'dan Muarem, Karabükspor'dan Emre, Kayseri Erciyes'ten Anıl Karaer, Grasshoppers'tan Ben Khalifa, Nueva'dan Defederico ve Standard Liege'den kiralık olarak Alpaslan transfer edildi. Ergün, Serdar Özkan, Sissoko, Diego, Hürriyet ve Mori ise takımdan ayrıldı.



Gençlerbirliği

Gençlerbirliği, yeni sezon öncesi teknik direktör değiştirme modasına uydu ve takımın patronu olarak İskoçya liginden başka pek tecrübesi olmayan Stuart Baxter'i takımın başına getirdi. Bu seçim orta şekerli olarak gözükse de; eğer tutarsa, çokça bahsedilecektir. Yaz transfer dönemi piyasasında bir hayli aktiftiler. Tosic'i kaybetmeleri onlar için dezavantaj oldu; ancak Uğur Çiftçi, o açığı fazlasıyla kapatacaktır. Sağ bek eksikleri ciddi olarak görülüyor. Hazırlık kampında başarılı maçlar çıkardılar ve kondisyon anlamında formda gözüktüler. Özellikle El Kabir oldukça formdaydı, bu formunu sürdürmesi halinde sezon sonu Gençlerbirliği'nde kalmayacaktır. AIK'ten Dimitriadis, Odense'den Spelmann, Hacken'den Atta, Steau Bükreş'ten Latovlevici, Zulte Waregem'den Skulason ve Hammarby'den Hopf transfer edilen isimler oldu. Tosic, Özgür, Ramazan, Antal, Hakan, Petrovic, Gosso, Ekigho, Hleb, Sedat ve Nizamettin takımdan ayrıldı.


Çaykur Rizespor

Hikmet Karaman ile yoluna devam eden Karadeniz ekibi, transfer döneminde fazla aktif değildi. Geçen sezonun başarılı kadrosunda, ihtiyacı olan yerlere takviye yapma yoluna gittiler. Yapılan transfer önderliğinde, daha ofansif bir Rize izleyeceğimizi düşünüyorum. Gol yollarında zorlanmayacaklardır. Hazırlık maçlarında da bunu gözlemledi. Takıma öncelikli olarak Kortrijk'den forvet Teddy Chevalier kazandırılarak önemli bir iş yapıldı. Chevalier, bitiriciliği ile Spor Toto Süper Lig'in dikkat çeken yıldızlarından olacaktır. Jagellonia'dan Tuszynski ve Dzalamidze, Ankaragücü'nden Gökhan, Karabükspor'dan Ahmet İlhan, Stuttgart'tan Robin Yalçın, Paok'tan Itandje, Kayseri Erciyes'ten Diakhate ve Boye, Akhisar'dan Mehmet Akyüz ve Al-Shorta'dan Durgham takıma kazandırılan diğer isimler... Ali Adnan, Engin, Giray, Sezer, Serkan, Oğuzhan, Cenk ve Aykut gibi isimler de takımdan ayrıldı.


Chevalier'den bir demet sunayım size:


Sivasspor

Sergen Yalçın önderliğinde lige devam eden Sivasspor, transfer sezonunda fazla aktif değildi. Bütçeleri doğrultusunda düşük bonservis bedelli isimlere yöneldiler. Sergen Yalçın, iddialı açıklamalarıyla hedeflerini belirtiyor; ancak ellerindeki kadro bunu başaracak mı hep birlikte göreceğiz. Hazırlık kamplarında pek isi sinyaller vermediler. Ludogorets'ten transfer edilen Abalo, fark yaratacak bir isim ve Sivasspor'un gol yollarında etkili olacaktır. Karabük'ten Hakan, Erkan ve Yiğit, Kerkyra'dan Setkus, Erciyesspor'dan Orhan ve Fenerbahçe'den Beykan takıma kazandırılan diğer isimler. Kadir, Utaka, Cihan, Abdurrahman, Uğur ve Hakan ise takımdan ayrıldı.


Abalo'yu bir izleyelim mi?:


Osmanlıspor

PTT 1. Lig'den yükselerek bu sezon Süper Lig'de mücadele etmeye hak kazanan Osmanlıspor, takımın patron koltuğuna Mustafa Reşit Akçay'ı oturttu. Hazırlık maçlarında diri ve formda bir görüntü verdiler. Akçay'ın transfer raporları doğrultusunda listedeki isimleri kadrolarına kattılar. Bodo'dan NDiaye, Astra'dan Seto, Fenerbahçe'den Webo, Boluspor'dan Ömer, Benfica'dan Artur, Udinese'den kiralık olarak Torje, Gençlerbirliği'nden Hakan, Ruzemberok'tan Sapara, Konya'dan Mehmet Güven, Karabük'ten Musa, Rio Ave'den Pinto, Hajduk'tan Vrsajevic ve Atletigo MG'den Patric transfer edildi. Ragıp, Ercüment, Ahmet, Muhammet Reis, Dilaver, Caner ve Mehmet Yıldız takımdan ayrılan isimler oldu. Soro'nun durumu da belirsizliğini koruyor.


Torje, her takım için büyük bir güç:


Kayserispor

Türkiye'nin en genç teknik direktörü Cüneyt Dumlupınar yönetiminde geçtiğimiz sezon Spor Toto Süper Lig'de mücadele etmeye hak kazanan Kayserispor, ilk iş olarak Cüneyt Dumlupınar'ı büyük bir ayıpla görevden aldı ve takımın başına Tolunay Kafkas'ı getirdi. Tolunay Kafkas, geldiği gibi yarım kalmış işlerinin olduğunu belirtti ve hazırlıklara başladı. Hazırlık maçlarından gördüğüm kadarıyla yeni sezonda daha dikine ve daha agresif bir Kayserispor izleyeceğiz. Okan ve Alper gibi önemli gençleri kaybetmeleri onlar adına bir dezavantaj... Nobre, Bobo, Abdullah Durak, Anıl, Mehmet Eren, Cemil, Çağlar, Serkan, Serdar, Yener, Sereno ve Murat Akın takımdan ayrılan diğer isimler oldu. Benfica'dan iki kiralık Diego Lopes ve Derley, Galatasaray'dan kiralık olarak Furkan, Go Ahead'den Deniz Türüç, Trabzon'dan iki kiralık Zeki ve Mustafa Akbaş, Karabükspor'dan Abdülaziz, Mabiala ve Sow takıma katılan isimler oldu. Özellikle Deniz Türüç, Spor Toto Süper Lig'de kalitesini fazlasıyla ispatlayabilecek bir genç..


Antalyaspor

Teknik Direktör Yusuf Şimşek önderliğinde play-off'lar sonucu Spor Toto Süper Lig'e yükselen Antalyaspor, yine Yusuf Şimşek ile yoluna devam ediyor. Başkan Gültekin Gencer sayesinde flaş transferlere imza atarlarken; Eto'o'nun tam olarak hazır olmadığı gözüktü. Ayrıca hazırlık maçlarında pek de iyi sinyaller vermediler. Hedefleri küme düşmemek olacak. Kaleci ve savunma anlamında transferlere ihtiyaçları var. Samuel Eto'o'yu renklerine bağlayarak sansasyonel bir transfere imza attılar. Zeljeznicar'dan Kvesic, Nürnberg'den Celustka, Eskişehir'den Serdar Özkan, Karşıyaka'dan Rıdvan, Sivasspor'dan Kadir, Chievo'dan kiralık olarak Lazarevic, Samsunspor'dan Mbilla, Coritiba'dan Chico ve Akhisar'dan Koray transfer edilen diğer isimler oldu. Boum, Adem, Mehmet Sedef, Arif, Çağrı ve Ramazan ise takımdan ayrıldı.


Torku Konyaspor

Aykut Kocaman ile uyumlu bir birliktelik yakalayan Konyaspor, Avrupa kupaları hedefi doğrultusunda deneyimli çalıştırıcı ile yoluna devam etti. Hazırlık maçlarında dirençli ve pas ağırlıklı bir futbol ortaya koydular. Transfer döneminde genellikle ucuz ve bonservisi elinde olan isimlere yöneldiler. Torje'nin yokluğunda, takımın liderliğini Meha üstlenebilir. Özellikle Bosna Hersek Ligi'nin gol kralı Bajic, yetenekleriyle Yeşil-Beyazlılar adına fark yaratan bir isim olabilir. Zejeznicar'dan Bajic, Legia Varşova'dan Dossa Junior, Rize'den Serkan, Paderborn'dan Meha, Eskişehitspor'dan Sissoko, Aue'den Selçuk, Gençlerbirliği'nden Emre Can ve Karabükspor'dan kiralık olarak Traore takıma katılan isimler oldu. Hasan Kabze, Fuchs, Barış, Kokalovic, Recep, İshak, Torje ve Mehmet gibi isimler de takımdan ayrıldı.


Yeni yetenek Meha:


Gaziantepspor

Yeni sezon öncesi mali açıdan iyi durumda bulunmayan Gaziantepspor, önemli transferler yapamadı ve kiralık ile bonservisi elinde isimlere yöneldi. Teknik direktörlüğe Mutlu Topçu getirildi. Onları bu sene defansif ağırlıklı izleyebiliriz. Bu yüzden Chico'yu kaybetmeleri kötü oldu diyebiliriz. Hazırlık karşılaşmalarında, pek hazır olmadıkları görüldü. Boluspor'dan İsmail Haktan, Antalyaspor'dan Mehmet Sedef, Galatasaray'dan kiralık olarak Alperen, Bayrampaşa'dan Süleyman, Torpedo'dan Putilo, Chapecoense'den Abuda ve Granada'dan Larsson transfer edildi. Özellikle Larsson'un hücum anlamında Kırmızı-Siyahlılara önemli katkı verecektir. Chico, Binya, Şenol, Eray, Gökhan ve Leal de takımdan ayrılan isimlerdi.


Akhisar Belediye

Akhisar, yeni sezon öncesi, geçtiğimiz sezon Balıkesirspor ile mücadele eden Cihat Arslan'ı teknik direktörlüğe getirdi. Cihat Hoca'nın etkileriyle, Akhisar sezonun güzel futbol sergileyen takımlarından biri olabilir. Yalnız Gekas ve Bilal'i kaybetmeleri büyük handikap... Bilal, saha içinde takımın en büyük yönlendiricisiydi. Gekas'sız ve Bilal'siz oynamak, Akhisar'lı futbolcular için yeni ve sancılı bir deneyim olacak. Orta sahada orta alana transfer ihtiyaçları var. Trabzon'dan Caner, Abdülkadir ve Kadir, Balıkesirspor'dan Aykut, Konya'dan Hasan Kabze, Porto'dan kiralık olarak Sami, Şanlıurfa'dan Bora, Fulham'dan Rodallega, Partizan'dan Lukac ve Karabük'ten Onur transfer edilen isimler oldu. Gekas, Yiğit, Mehmet Akyüz, Oğuz, Luan, Zokora, Koray, Sertan, Zeki ve Vaz Te ise gönderilen isimler... Rodallega ve Sami eşliğinde, Ege ekibinin yaratıcı gücü bir hayli artacak.


Mersin İdmanyurdu

Mersin için son derece olumsuz bir sezon... Getirilen transfer yasağı nedeniyle takıma takviye yapamadılar. Bunun yanında Rıza Çalımbay, yönetimle ters düşmesi sonucu takımdan ayrıldı. Takımın başına Mesut Bakkal getirildi. Nihat Şahin, Sinan, Servet, Serkan, Adem takımdan ayrılan isimler oldu. Hasan, Kudbettin ve Cemal gibi gençleri altyapıdan as kadroya dahil ettiler. Nakoulma, Khalili ve Mitrovic gibi isimleri kadroda tutmaları en büyük artıları oldu. Mesut Hoca önderliğinde bu yıl Spor Toto Süper Lig'de fazlasıyla yıpratıcı bir savaş verecekler.


26 Temmuz 2015 Pazar

Düellonun galibi Özen'in Kasımpaşa'sı



Pazar öğleni için futbol için son derece güzel bir havada, Kasımpaşa; Önder Özen ile geliştirdiği oyun mantalitesinin üzerine koymak istiyordu. Deneyimli taktisyen Önder Özen, takıma akışkan bir hücum oyunu oynatmayı planlıyordu. Bursaspor ise, Avrupa Ligi sıralaması için mücadele veriyor, Avrupa'ya gidemeyecek olmalarına rağmen Şenol Güneş önderliğinde mücadeleyi elden bırakmıyorlardı. Bu amaçsız sayılabilecek ve gelecek sezonun planlarını yapmaya şimdiden başlayan iki takım, Kasımpaşa'nın ev sahipliğinde karşı karşıya geldi. Tribünlerin durumunu görmemek olmaz.... Belli bir taraftar grubu olmasa da, bölge insanlarının ve futbolu sevenlerin Kasımpaşa tribünlerine el atması gerekiyor. Seneye belki de Önder Özen yönetiminde zirveye oynayan bir takım olacaklar; ancak bu az ilgi moral bozacak bir durum...
Gol düellosu şeklinde geçen maça gelirsek... Önder Özen, 4-4-1-1 taktiğini uygun görerek ve Scarione'yi gizli bir forvet gibi kullanarak sahadaydı. Top rakipteyken de kolaylıkla 4-5-1'e dönen bir sistem benimsemişlerdi. Önder Özen, takıma geldiği günden bugüne Scarione'ye tüm sorumluluğu vermişti ve onu serbest adam rolünde oynatıyordu. Bu durum biraz da, Önder Özen'in de teknik kadrosunda bulunduğu Fenerbahçe'nin Alex'li zamanlarına benziyor. Alex 10 numara gibi görünse de, gizli bir forvet gibi ortaya çıkarak gollerini sıralıyordu. Aynı durum önümüzdeki dönemde Scarione için geçerli olacak. Arjantinli yıldız, Önder Özen'in gelişinden bu yana toplamda 5 gol attı. Bugün de Bursa ağlarına 1 gol göndererek toplam gol sayısını 11'e çıkardı. Bursaspor'da ise savunma sıkıntısı görülüyordu. Savunmanın dağıldığı haftada, Şenol Güneş, Belluschi'yi orta sahadan savunmaya çekti ve yanında genç Ertuğrul Ersoy'a görev verdi. Bu ikili, pek uyuşamadı ve maç boyunca savunmada önemli hatalara imza attılar. Belluschi'nin boşalttığı alana da Şamil yerleşirken; Bakambu bu sefer Fernandao'yla çift forvet gibi oynuyordu. Yani Yeşil-Beyazlılar 4-4-2 benzeri bir düzen ile sahadaydı.
Kendi evindeki maça hızlı başlayan Kasımpaşa, henüz üçüncü dakikada golü buldu. Bursaspor savunmasının ağırlığını değerlendiren Scarione bomboş pozisyonda golü bularak durumu 1-0 yaptı. Golden 6 dakika sonra Fernandao, Kasımpaşa'lı İlhan'ın hatasını çok iyi değerlendirdi ve Bakambu'ya al da at dedi. Formda Fransız golcü kaçırmadı ve durumu 1-1'e getirdi. Tunay Torun'un gayretini çok iyi değerlendiren İlhan durumu 2-1'e getirdi ve hatasını affettirdi. Geriye düştükten sonra baskıyı arttıran Bursaspor, tüm takımlara ders olabilecek nitelikte bir paslaşma üçgeniyle Kasımpaşa kalesine yüklendi ve Volkan Şen, düzgün bir vuruşla 2-2'lik beraberliği sağladı. Takımlar, soyunma odasına 4 golle ve eşitlikle girdi.
İkinci yarıda Kasımpaşa, daha etkili olan tarafken; Bursaspor, oyunu rakip kaleye yıkmakta zorlanıyor gözüktü. Castro'nun şık golüne Volkan'ın daha şık ve belkide yılın gollerinden biri seçilebilecek jeneriklikte bir golle karşılık veren Bursaspor, durumu 3-3'e getiriyordu. Bu golden sonra Bakambu'nun yerine Emre'nin girişiyle hücum gücü zayıflayan Bursaspor, topu daha çok tuttu;ama hücum gücü aynı seviyede düştü. Bu durumdan cesaret alan Kasımpaşa orta alanda pres ve baskıyı arttırarak Bursaspor kalesine yüklenmeye başladı. Bursaspor savunmasının kötü gününde oluşunu değerlendiren Malki, bomboş pozisyonda topu kaleye yuvarlayarak durumu 4-3'e taşıdı. Kapanışı ise, maç skorunu tayin eden golüyle Eren Derdiyok yaptı. Türk asıllı İsviçreli yıldız, frikikten düzgün ve sert bir vuruşla takımına 2 farklı üstünlüğü getirdi ve maç böyle sonuçlandı. Eren Derdiyok'un dönüşüne ve süre alışına gerçekten çok sevindim. Spor Toto Süper Lig için kaliteli kumaşıyla önemli bir futbolcu... Gelecek sezona iyi hazırlanarak ve sakatlıktan uzak durarak Kasımpaşa'nın en önemli itici güçlerinden olacaktır.
Kasımpaşa'ya baktığımızda 3 asistle yıldızlaşan Tunay Torun, takımda lider görevini oynayarak 1 gol atan Scarione ve orta alanda sağlam calan Castro göze batan isimlerdi. Bursaspor'da ise, iki güzel gol atan Volkan Şen'e değinmek lazım... Volkan Şen, çok önemli bir futbol zekasına ve hıza sahip... Sadece bazı maçlarda bunun farkında değilmiş gibi davranıyor ve tam performansını sergileyemiyor. İstanbul'un 3 büyüğünden birinde, ikinci bir şansı kesinlikle hak ediyor. Şenol Güneş ile birlikte tekrardan Türk futboluna önemli bir katkı olarak doğdu. Bugün de çok güzel derecede iki golüyle Yeşil-Beyazlılara katkı yaptı. Gol atamasa da Fernandao, hırsıyla ve baskısıyla tam puan aldı. Bakambu, istekliliğiyle göz doldurdu. Fransız futbolcunun bir de şöyle bir özelliği var: O olmadığından veya oyundan çıktığında, takımının hücum gücünü yüzde 40-50'li oranlarda etkiliyor bana göre... Bugün de oyundan çıktığında daha net anlayabildik.