Gaziantepspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gaziantepspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2015 Perşembe

Trabzon Can Havliyle!


Pazar günü yapılacak seçimler nedeniyle haftaiçi oynanan Spor Toto Süper Lig'in onuncu haftasında, Trabzonspor ile Gaziantepspor karşılaştı. Hüseyin Avni Aker Stadyumu'nda tam bir strateji savaşı yaşandı. Geçtiğimiz hafta Sivasspor galibiyetinde 3-6-1 sistemini kullanan Trabzonspor teknik direktörü Shota Arveladze, iç sahadaki bu maçta da sistem değişikliğine gitti. Gürcü teknik adam 4-2-3-1 formasyonuyla sahadaydı. Cezalı Cavanda'nın yerine sağ bekte Salih Dursun görev yaparken; iyileşen Kevin Constant da sol bekteki yerine dönmüştü. Orta sahadaki tek değişiklik ise, on numara pozisyonunda sahaya çıkan Özer Hurmacı'yla yaşandı. Shota, Deniz Yılmaz'ın Medicana Sivasspor karşısındaki performansından memnun olacak ki, Gaziantep karşısında Cardozo ve N'Doye yedek otururken; yine onu tercih etti. Gaziantepspor'da ise Mutlu Topçu önceki haftadan tek değişiklikle sahadaydı. Sakat Chibuike'nin yerine Orkan forma giyerken; Putsila ortaya, Orkan ise sağ açığa çekildi.

Trabzonspor, ilk yarının ilk bölümlerinde Marko Marin önderliğinde etkili başladı. Alman futbolcu, gerçekten Trabzonspor için önemli bir yetenek ve hayati derecede gerekli… Ancak henüz 22. dakikada Marin sakatlandı ve yerini Medjani'ye bırakmak zorunda kaldı. Ev sahibi, bundan çok etkilendi. Bordo-Mavililer için ofans hattında her şey yolundayken; sol açık Kevin Constant'ın hatası, ev sahibinin gecesini kabusa çevirdi. Constant'ın hatasında sağda topu kapan Orkan Çınar, güzel ilerledi ve ceza sahası içinde topu Esteban'ın sağından filelerle buluşturarak konuk ekibi 1-0 öne geçirdi. Golde, Constant'ın hatasıyla birlikte Douglas'ın da markajda ağır kalması pay sahibi oldu.  Bu golün ardından Gaziantepspor iyice geriye yaslanmaya çalışırken; Trabzonspor ise oyunun kontrolünü eline aldı. Bordo-Mavililer 2 net pozisyondan yararlanamayınca, devreye 1-0 Gaziantepspor üstünlüğüyle girildi.

Shota golcü kozlarını oynadı

Trabzonspor, ikinci yarıya çıkarken dün etkisiz bir futbol ortaya koyan Deniz, yerini Cardozo'ya bıraktı. Bu durum, Trabzonspor'un hücum kuvvetini arttırsa da; topla daha az oynayan ve daha az pozisyon bulan Gaziantepspor, ikinci yarının başlarında ikinci golü bulan taraf oldu. Trabzonspor'da Constant'ın bir top kaybı daha golle sonuçlandı. Barış sağdan topu kaparak getirdi ve yerden ortaladı. Salih ve Okay arasındaki anlaşmazlıkta top Gaziantepspor'lu Larsson'un önünde kaldı, İsveçli de düzgün bir vuruşla Gaziantepspor'u 2-0 öne geçirdi. Dün ev sahibinin yediği iki golde de önemli savunma hataları dikkat çekti. Özellikle Constant'ın aklı, başka şeylerde gibiydi; Türkiye kariyerindeki en kötü futbolunu oynadığını söyleyebiliriz.

2-0'dan sonra Shota, Salih'i oyundan alarak N'Doye'yi sahaya sürdü. Böylelikle defansı üçe düşürüp forveti ikileyerek gol için tüm riskleri aldı. Nihayetinde futbol bir risk oyunudur ve dün gece Shota da oynadığı kumarla istediğini aldı. Bu hamlelerden 6 dakika sonra, Trabzonspor serbest vuruştan golü de buldu. Aykut Demir'in sert şutunda Gaziantep kalecisi Karcemarskas  ters ayakta yakalandı ve durum 2-1'e geldi. Yalnız golde Medjani'nin durumu düşündürdü. Zira top Aykut'un ayağından çıktığında, Medjani yeni ofsayt kuralına göre bayağı öndeydi. Farkı teke düşüren Trabzonspor, bu dakikadan sonra oyunu iyice rakip kaleye yıktı ve gol için tüm iştahını gösterdi. N'Doye'nin indirdiği topa klas bir vuruş yapan Paraguaylı golcü Oscar Cardozo, Trabzonspor'a 2-2 ile beraberliği getirdi. Bu gol hem dün vasat oynayan Trabzonspor'un puan alışı hem de Oscar Cardozo'nun sakat olmadığında asla yedek kalmaması için önemli bir uyarıydı aslında…


Beraberliğin ardında rakip kaleye iyice yüklenen Trabzonspor, galibiyet golünü bir türlü bulamadı. Gaziantepspor teknik direktörü Mutlu Topçu ise defansif oyuncu değişiklikleriyle oyunu soğutmaya ve 1 puanı kurtarmaya çalıştı. Arokoyo'nun eli ise, izlediğimiz açılardan net penaltı gibi duruyor, çünkü topun yönü de değişkenlik gösteriyor. Çağatay Şahan, bu pozisyonda da izleyici kalmayı seçerek, vasat yönetimine devam etti. Devre arasında taraftarların kaleci Onur'a yaptığı ve maçtan sonra yaşanan olaylar hakkında ise konuşmamalı… Bırakın, futbolun güzelliklerini yaşayalım, güzelliklerini konuşalım.

13 Ağustos 2015 Perşembe

Spor Toto Süper Lig 2015-2016 Sezonu İncelemesi

Futbol bir tutkudur, aşkların en büyüklerindendir. Türkiye'de bu sözleri duyamayacağınız kişi sayısı çok azdır. Her ne kadar "Kirlendi, zevk vermiyor, Türk futbolu geriliyor!" nidalarını yıl boyunca sohbetlerimize sıkıştırsak da; yine de futbolsuz yapamayız ve kuruluruz her maçı izlemeye televizyon karşısına... Futbolsuz hep bir şey eksiktir, futbolsuz yarım kalmış hissedersin. Sezon bitiminde tatil olan o 2.5 ay bir türlü geçmek bilmez. Takvimlerde işaretler sayarsın gerekirse... İşte o kutsal gün geldi. Spor Toto Süper Lig'de 2015-2016 sezonu Cuma günü oynanacak Fenerbahçe-Eskişehirspor maçı ile kapılarını açıyor. Geçtiğimiz sezonun şampiyonunun Hamza Hamzaoğlu yönetimindeki Galatasaray olduğunu bir kez daha hatırlatalım...

Galatasaray, yaz döneminde genellikle genç ve ucuz isimlere yöneldi. Fenerbahçe, ciddi miktarda bir transfer ücreti harcayarak Türkiye için bir rekor kırmış oldu. Beşiktaş hem hoca hem de kadro takviyeleriyle dikkat çekti. Trabzonspor, Shota Arveladze ile başarılı olabilecek mi? Bursaspor, şampiyon antrenörü Ertuğrul Sağlam ile aynı rüyayı bir kez daha yaşayabilecek mi? Nokta tavsiyeleriyle Başakşehir'in durumu ne olacak? Rıza hoca, Kasımpaşa'yı kanatlandırabilecek mi? Ligin yenileri Kayserispor, Antalyaspor ve Osmanlıspor'un akibeti neler olacak? Bu ve bunun gibi tüm soruların hepsi Cuma günü başlayıp Mayıs ayının sonunda bitecek Spor Toto Süper Lig'in 2015-2016 sezonunda yanıtlanacak.

Spor Toto Süper Ligi, yeni sezonda yıldızlara da doymuş olacak. Robin Van Persie, Nani, Kjaer, Mario Gomez, Ricardo Quaresma, Samuel Eto'o, Lukas Podolski, Mbia, Tomas Necid, Isaac Cuenca, Hugo Rodallega gibi Avrupa'da önemli sayıda başarı ve tecrübe kazanmış isim, yeni sezonda ligimizde mücadele edecek. Başlayacak yeni sezon öncesi, takımlarımızın durumunu ve muhtemel dizilişlerini sizlere analiz etmek istedim. Sıralama en yüksek kadro değerinden, en düşüğüne doğru hazırlanmıştır, bilginize...

Fenerbahçe

Sarı-Lacivertliler, yeni sezon için takımı Olympiakos'ta yaşadığı şampiyonluklarla dikkat çeken Vitor Pereira'ya emanet etti. Sportif Direktörlüğe getirilen Terraneo ise, Fenerbahçe'ye kazandırdığı yıldız transferlerle yeni sezon öncesi büyük sükse yaptı. Pereira, genellikle hücum futbolunu benimseyen bir karaktere sahip... Ancak, Olympiakos yıllarında defansif özelliklerinin arttığını fazlasıyla gözlemledik. Yani takım zaman zaman 1-0'ın üstüne yattığında; Sarı-Lacivertli taraftarlar şikayet etmemeli ve bu duruma alışmalı... Takıma katılan isimler; Sao Paulo'dan Josef de Souza, Lille'den Simon Kjaer, Manchester United'ten Robin Van Persie ve Nani, Porto'dan kiralık olarak Fabiano ve Ba, Bursaspor'dan Şener Özbayraklı, Fernandao ve son olarak Ozan Tufan oldu. Kiralık sözleşmesi biten Stoch ise, Fenerbahçe'ye geri döndü ve takımda tutuldu. Emmanuel Emenike, Mert, Dirk Kuyt, Webo, Egemen, Selçuk, Emre, Bekir ve Beykan ise takımdan gönderilen isimler oldu. Takımdan ayrılan bu isimler ile birlikte, Fenerbahçe yaş ortalamasını bir hayli düşürdü ve rahatlamış oldu. Ayrıca, Sarı-Lacivertliler, yarışacağı üç kulvar için iki tane kaliteli 11 çıkaracağı bir kadroya sahip oldu. Uzun ve yorucu sezonda, bu durum, onlar için çok büyük bir avantaj... İki Shakhtar Donetsk maçında, takımın birbirine ve sisteme alışamadığı görüldü. Defansif zaaflar da dikkat çekince; Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'nden elenmiş oldu. Yollarına Avrupa Ligi'nde devam edecekler. Yarın çıkacakları karşılaşma öncesi, hala hazır görünmüyorlar. Yıldızları Robin Van Persie'nin form durumu ve performansı da onlar için önemli bir mesele olacak sezon boyu... Takımın tam olarak oturması için birkaç haftaya ihtiyaçları var.


Bir dal Van Persie alır mısınız ? :)


Galatasaray

Sezonu 3 kupa ile kapatan ve Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu ile önemli bir uyum yakalayan Galatasaray, sezona mutlu ve güçlü giren ekiplerden... Dördüncü yıldızı takan Türkiye'de ilk kulüp olan Galatasaray; Fenerbahçe ve Beşiktaş ile girecekleri şampiyonluk yarışı öncesi, kadrosunu en az geliştirebilen ekip konumunda... Mali yetersizliklerden ve Financial Fair Play'den alabilecekleri olası bir Avrupa'dan men cezasından dolayı genellikle genç ve az maliyetli isimlere yöneldiler. Takımın en önemli transferi, Arsenal'den takıma kazandırılan ve Almanya milli takımı ile şampiyonluklar kazanmış Lukas Podolski oldu. Podolski'nin hem sol açık hem forvet olarak forma giyebilecek olması, Hamza Hoca'nın elini güçlendirecek. Takıma katılan diğer isimler ise; Troyes'tan Lionel Carole, Akhisar'dan Bilal Kısa, Real Madrid Castilla'dan Jose Rodriguez ve Reading'ten Jem Karacan oldu. Sercan Yıldırım ise şu an için kulüpte kaldı. Amrabat, Bruma, Aydın Yılmaz, Dany, Pandev, Gökhan Zan ve Sinan Bolat takımdan ayrılan isimler... Dzemaili ve Melo'nun da ayrılması gündemde... Melo problemi, iki sezondur olduğu gibi Galatasaray'ın başını ağrıtmaya devam ediyor. Melo, Galatasaray'ı küçük görüyor ve her sezon bencilce davranışlarıyla kulübü küçük duruma düşürüyor. Melo'ya bu konuda çok fazla prim veren Galatasaray yönetimi ve teknik kadrosu, bu sorunun tek hatalısı... Brezilyalı yıldız ise, bu saatten sonra kalması durumunda ne kendine ne de takımın sistemine fayda sağlayabilir. Carole, Podolski ve Bilal; kamp dönemindeki formda performanslarıyla dikkat çekti. 7 numarayı alan Yasin ise, formayı kolay kolay kaptırmayacağını performansını arttırarak kanıtladı.


Galatasaray'ın yeni yeteneği Carole'ü yakından tanıyalım:


Beşiktaş

Slaven Bilic ile balayının kısa sürdüğü Beşiktaş'ta yeni teknik patron, Bursaspor'a oynattığı pozitif takım oyunuyla dikkat çeken ve Türk futbol tarihinde özel bir yeri olan Şenol Güneş oldu. Deneyimli hoca, geldiği günden bu yana yaptığı olumlu açıklamalarıyla Siyah-Beyazlı taraftarların kalbine su serpmeye devam ediyor. Öte yandan, Bursaspor'a yaptığı gibi; Beşiktaş'ın sezon sonunda ligin göze en hoş gelen futbolu oynayan takımı yapacağı görüşündeyim. Yani Beşiktaşlı taraftarlar, artık 3 puan kaybetse bile en azından sahada güzel futbol görecek ve takımını alkışlayacak. Yeni sezon öncesi, Vodafone Arena'nın hala bitmemiş olması, Siyah-Beyazlıların önündeki tek dezavantaj... Çatı çökmesi ile birlikte, stadın bu seneye yetişemeyeceğini ve Beşiktaş'ın yine stadsız kalacağını düşünüyorum. Yönetim, stad yapılana kadar tüm maçların zülumpiyat (!) Olimpiyat Stadı'nda oynanacağını açıkladı. Yeni sezon öncesi, takıma katılan isimler Fiorentina'dan Mario Gomez, Porto'dan Ricardo Quaresma, Gremio'dan Rhodolfo, Hoffenheim'den Beck ve Gençlerbirliği'nden Tosic oldu. Demba Ba, Atınç Nukan, Sivok ve Holosko ise takımdan gönderildi. Kiralık sözleşmesi biten Ömer Şişmanoğlu Beşiktaş'a geri döndü. 


Mario Gomez golleri izleyip biraz daha heyecanlanalım:


Trabzonspor

Önce Ersun Yanal'ın ayrılışı, sonra Shota'nın takımın başına getirilişi, ardından Onur kavgası ve Rabotnicki'ye elenip Avrupa Ligi'ne veda etmek... Tüm bunlar, Trabzonspor'un bir kaos ortamında lige başlayacağının işareti... Transferler Shota'nın istekleriyle Sportif Direktör Süleyman Hurma tarafından yönetilse de; Bordo-Mavililerin halen daha stoper ve sağ açık konusunda eksikleri görülüyor. Shota "Ferguson gibi olacağım!" dese de Trabzonspor için yeni sezonda işler umulduğu gibi gitmeyebilir. Hull'dan N'Doye, Sevilla'dan Mbia, Lazio'dan Cavanda, Alkmaar'dan Esteban, Kayserispor'dan Okay ve Alper takıma katılan yeni isimler oldu. Waris, Gökhan Karadeniz, Caner, Abdülkadir, Kadir, Belkalem ve Hakan takımdan ayrılan isimler oldular. 


Bursaspor

Bursaspor için 2015-2016 sezonu çok riskli başlıyor. Öncelikle teknik direktör Şenol Güneş, Bursaspor'un yolunu tuttu. Ardından takımın iskeletini oluşturan Ozan Tufan, Şener, Fernandao, Belluschi takımdan ayrıldı. Böyle bir kaos ortamında başladı Timsahlar yeni sezon hazırlıklarına... Takım, daha önce Bursaspor'u tarihinde ilk kez şampiyon yapan Ertuğrul Sağlam'a yeniden emanet edildi. Yukarıda saydığım isimlere ek olarak Enes, Civelli ve Batuhan Altıntaş da takımdan ayrıldı. Yeşil-Beyazlılar birçok isimle anlaştı. Öncelikle Josue tekrar kiralandı. Zwolle'den Necid, Hoffenheim'den Advincula, Parma'dan Jorquera, Shkendija'dan Berisha, Beşiktaş'tan Sivok, Fenerbahçe'den Mert, Galatasaray'dan Dany, Karabükspor'dan Erdem, Deportivo'dan Cuenca, Club Brugge'den De Sutter ve Standard Liege'den Bia takıma katıldı. Dinamo Moskova'dan Dzudszak'ın da takıma katılacağı belirtiliyor. Bu transferlerle birlikte Süper Kupa'da da gördük ki, Ertuğrul Sağlam'ın Bursaspor'u daha defansif ve Şenol Güneş Bursa'sından çok daha az yaratıcı bir takım kimliğinde olacak. Yapılan yeni transferlerin uyumu, defansif futbol ve takımın oturması derken Yeşil-Beyazlı taraftarları ecel terleri dökeceği günler bekliyor.


Takımın yeni forveti Necid'den bir dal alalım:



Medipol Başakşehir

Geçtiğimiz sezon Abdullah Avcı yönetiminde ligi 4. bitiren Başakşehir, Avrupa Ligi'nde mücadele etme hakkı kazanmıştı.Alkmaar'a elenerek Avrupa'ya çabuk veda ettiler. Özellikle savunmalarıyla ilerisi için bir umut vermediler. Geçtiğimiz sezonun en iyi savunmacılarından biri olan Epureanu'nun ilk yarıyı kapatması, onları fazlasıyla zorlayacak. Özetle, geçen yıl kadar defansif bir takım olamayacaklar, daha çok gol yiyeceklerini düşünüyorum. Fenerbahçe'den Emre ve Bekir, Split'ten Cikalleshi, FC Heart'tan Musa ve Kayseri Erciyes'ten Cenk Ahmet takıma katılan isimler oldu. Tayfun, Rızvan ve Tom ise takımdan ayrıldı. Abdullah Avcı, yeni sezonda hücum bölgesinde Perbet'yi daha çok düşünmeli.. Fransız golcü, bu ligde önemli işler yapabilecek kalitede...


Kasımpaşa

Kasımpaşa da teknik direktör değiştirdi ve takımın başına Mersin İY'den tanıdığımız Rıza Çalımbay'ı getirdi. Rıza Hoca önderliğinde değişik bir yaz transfer dönemi geçirdiler. Gelen isimler pek dikkat çekmese de; gidenler Kasımpaşa'ya önemli bir kayıp yaşatabilir. Ancak Rıza Hoca'nın başında olduğu takımların hem sistem hem de oyunculara yapılan fiziksel-mental takviyelerle sezona hep iyi başladığı gerçeği de önümüzde... Litex'ten Bozhikov, Galatasaray'dan Aydın Yılmaz, Chelsea'den kiralık Omeruo, Kayserispor'dan Abdullah, Gaziantepspor'dan Eray, Bahia'dan Titi, Gençlerbirliği'nden Ramazan, Sivasspor'dan kiralık olarak Hakan Arslan ve Rio Ave'den kiralık olarak Del Valle transfer edildi. Babel, Özer, Aytaç, Barış, İlhan, Sancak, Alpaslan ve Viudez ise takımdan ayrıldı.


Kasımpaşa'nın yeni hücum gücü Del Valle'ye bir göz atalım:


Eskişehirspor

Michael Skibbe ile yoluna devam eden Eskişehirspor, yeni sezon öncesi ihtiyacı olan mevkilere transfer yapma yoluna gitti. Önemli isimler takıma kazandırılırken; defans ve orta saha anlamında biraz yetersiz kaldıkları hissediliyor. Sezon öncesi hazırlık kamplarında ve TSYD kupasında iyi sinyaller vermediler. Skibbe'nin Es-Es'i yine zorlu takımlara sürpriz yapmaya ve sezon sonu orta sıralarda tutunmaya çalışacak. Akhisar'dan Gekaz, Çaykur Rizespor'dan Engin Bekdemir, Ankaragücü'nden Aytaç, Qarabag'dan Muarem, Karabükspor'dan Emre, Kayseri Erciyes'ten Anıl Karaer, Grasshoppers'tan Ben Khalifa, Nueva'dan Defederico ve Standard Liege'den kiralık olarak Alpaslan transfer edildi. Ergün, Serdar Özkan, Sissoko, Diego, Hürriyet ve Mori ise takımdan ayrıldı.



Gençlerbirliği

Gençlerbirliği, yeni sezon öncesi teknik direktör değiştirme modasına uydu ve takımın patronu olarak İskoçya liginden başka pek tecrübesi olmayan Stuart Baxter'i takımın başına getirdi. Bu seçim orta şekerli olarak gözükse de; eğer tutarsa, çokça bahsedilecektir. Yaz transfer dönemi piyasasında bir hayli aktiftiler. Tosic'i kaybetmeleri onlar için dezavantaj oldu; ancak Uğur Çiftçi, o açığı fazlasıyla kapatacaktır. Sağ bek eksikleri ciddi olarak görülüyor. Hazırlık kampında başarılı maçlar çıkardılar ve kondisyon anlamında formda gözüktüler. Özellikle El Kabir oldukça formdaydı, bu formunu sürdürmesi halinde sezon sonu Gençlerbirliği'nde kalmayacaktır. AIK'ten Dimitriadis, Odense'den Spelmann, Hacken'den Atta, Steau Bükreş'ten Latovlevici, Zulte Waregem'den Skulason ve Hammarby'den Hopf transfer edilen isimler oldu. Tosic, Özgür, Ramazan, Antal, Hakan, Petrovic, Gosso, Ekigho, Hleb, Sedat ve Nizamettin takımdan ayrıldı.


Çaykur Rizespor

Hikmet Karaman ile yoluna devam eden Karadeniz ekibi, transfer döneminde fazla aktif değildi. Geçen sezonun başarılı kadrosunda, ihtiyacı olan yerlere takviye yapma yoluna gittiler. Yapılan transfer önderliğinde, daha ofansif bir Rize izleyeceğimizi düşünüyorum. Gol yollarında zorlanmayacaklardır. Hazırlık maçlarında da bunu gözlemledi. Takıma öncelikli olarak Kortrijk'den forvet Teddy Chevalier kazandırılarak önemli bir iş yapıldı. Chevalier, bitiriciliği ile Spor Toto Süper Lig'in dikkat çeken yıldızlarından olacaktır. Jagellonia'dan Tuszynski ve Dzalamidze, Ankaragücü'nden Gökhan, Karabükspor'dan Ahmet İlhan, Stuttgart'tan Robin Yalçın, Paok'tan Itandje, Kayseri Erciyes'ten Diakhate ve Boye, Akhisar'dan Mehmet Akyüz ve Al-Shorta'dan Durgham takıma kazandırılan diğer isimler... Ali Adnan, Engin, Giray, Sezer, Serkan, Oğuzhan, Cenk ve Aykut gibi isimler de takımdan ayrıldı.


Chevalier'den bir demet sunayım size:


Sivasspor

Sergen Yalçın önderliğinde lige devam eden Sivasspor, transfer sezonunda fazla aktif değildi. Bütçeleri doğrultusunda düşük bonservis bedelli isimlere yöneldiler. Sergen Yalçın, iddialı açıklamalarıyla hedeflerini belirtiyor; ancak ellerindeki kadro bunu başaracak mı hep birlikte göreceğiz. Hazırlık kamplarında pek isi sinyaller vermediler. Ludogorets'ten transfer edilen Abalo, fark yaratacak bir isim ve Sivasspor'un gol yollarında etkili olacaktır. Karabük'ten Hakan, Erkan ve Yiğit, Kerkyra'dan Setkus, Erciyesspor'dan Orhan ve Fenerbahçe'den Beykan takıma kazandırılan diğer isimler. Kadir, Utaka, Cihan, Abdurrahman, Uğur ve Hakan ise takımdan ayrıldı.


Abalo'yu bir izleyelim mi?:


Osmanlıspor

PTT 1. Lig'den yükselerek bu sezon Süper Lig'de mücadele etmeye hak kazanan Osmanlıspor, takımın patron koltuğuna Mustafa Reşit Akçay'ı oturttu. Hazırlık maçlarında diri ve formda bir görüntü verdiler. Akçay'ın transfer raporları doğrultusunda listedeki isimleri kadrolarına kattılar. Bodo'dan NDiaye, Astra'dan Seto, Fenerbahçe'den Webo, Boluspor'dan Ömer, Benfica'dan Artur, Udinese'den kiralık olarak Torje, Gençlerbirliği'nden Hakan, Ruzemberok'tan Sapara, Konya'dan Mehmet Güven, Karabük'ten Musa, Rio Ave'den Pinto, Hajduk'tan Vrsajevic ve Atletigo MG'den Patric transfer edildi. Ragıp, Ercüment, Ahmet, Muhammet Reis, Dilaver, Caner ve Mehmet Yıldız takımdan ayrılan isimler oldu. Soro'nun durumu da belirsizliğini koruyor.


Torje, her takım için büyük bir güç:


Kayserispor

Türkiye'nin en genç teknik direktörü Cüneyt Dumlupınar yönetiminde geçtiğimiz sezon Spor Toto Süper Lig'de mücadele etmeye hak kazanan Kayserispor, ilk iş olarak Cüneyt Dumlupınar'ı büyük bir ayıpla görevden aldı ve takımın başına Tolunay Kafkas'ı getirdi. Tolunay Kafkas, geldiği gibi yarım kalmış işlerinin olduğunu belirtti ve hazırlıklara başladı. Hazırlık maçlarından gördüğüm kadarıyla yeni sezonda daha dikine ve daha agresif bir Kayserispor izleyeceğiz. Okan ve Alper gibi önemli gençleri kaybetmeleri onlar adına bir dezavantaj... Nobre, Bobo, Abdullah Durak, Anıl, Mehmet Eren, Cemil, Çağlar, Serkan, Serdar, Yener, Sereno ve Murat Akın takımdan ayrılan diğer isimler oldu. Benfica'dan iki kiralık Diego Lopes ve Derley, Galatasaray'dan kiralık olarak Furkan, Go Ahead'den Deniz Türüç, Trabzon'dan iki kiralık Zeki ve Mustafa Akbaş, Karabükspor'dan Abdülaziz, Mabiala ve Sow takıma katılan isimler oldu. Özellikle Deniz Türüç, Spor Toto Süper Lig'de kalitesini fazlasıyla ispatlayabilecek bir genç..


Antalyaspor

Teknik Direktör Yusuf Şimşek önderliğinde play-off'lar sonucu Spor Toto Süper Lig'e yükselen Antalyaspor, yine Yusuf Şimşek ile yoluna devam ediyor. Başkan Gültekin Gencer sayesinde flaş transferlere imza atarlarken; Eto'o'nun tam olarak hazır olmadığı gözüktü. Ayrıca hazırlık maçlarında pek de iyi sinyaller vermediler. Hedefleri küme düşmemek olacak. Kaleci ve savunma anlamında transferlere ihtiyaçları var. Samuel Eto'o'yu renklerine bağlayarak sansasyonel bir transfere imza attılar. Zeljeznicar'dan Kvesic, Nürnberg'den Celustka, Eskişehir'den Serdar Özkan, Karşıyaka'dan Rıdvan, Sivasspor'dan Kadir, Chievo'dan kiralık olarak Lazarevic, Samsunspor'dan Mbilla, Coritiba'dan Chico ve Akhisar'dan Koray transfer edilen diğer isimler oldu. Boum, Adem, Mehmet Sedef, Arif, Çağrı ve Ramazan ise takımdan ayrıldı.


Torku Konyaspor

Aykut Kocaman ile uyumlu bir birliktelik yakalayan Konyaspor, Avrupa kupaları hedefi doğrultusunda deneyimli çalıştırıcı ile yoluna devam etti. Hazırlık maçlarında dirençli ve pas ağırlıklı bir futbol ortaya koydular. Transfer döneminde genellikle ucuz ve bonservisi elinde olan isimlere yöneldiler. Torje'nin yokluğunda, takımın liderliğini Meha üstlenebilir. Özellikle Bosna Hersek Ligi'nin gol kralı Bajic, yetenekleriyle Yeşil-Beyazlılar adına fark yaratan bir isim olabilir. Zejeznicar'dan Bajic, Legia Varşova'dan Dossa Junior, Rize'den Serkan, Paderborn'dan Meha, Eskişehitspor'dan Sissoko, Aue'den Selçuk, Gençlerbirliği'nden Emre Can ve Karabükspor'dan kiralık olarak Traore takıma katılan isimler oldu. Hasan Kabze, Fuchs, Barış, Kokalovic, Recep, İshak, Torje ve Mehmet gibi isimler de takımdan ayrıldı.


Yeni yetenek Meha:


Gaziantepspor

Yeni sezon öncesi mali açıdan iyi durumda bulunmayan Gaziantepspor, önemli transferler yapamadı ve kiralık ile bonservisi elinde isimlere yöneldi. Teknik direktörlüğe Mutlu Topçu getirildi. Onları bu sene defansif ağırlıklı izleyebiliriz. Bu yüzden Chico'yu kaybetmeleri kötü oldu diyebiliriz. Hazırlık karşılaşmalarında, pek hazır olmadıkları görüldü. Boluspor'dan İsmail Haktan, Antalyaspor'dan Mehmet Sedef, Galatasaray'dan kiralık olarak Alperen, Bayrampaşa'dan Süleyman, Torpedo'dan Putilo, Chapecoense'den Abuda ve Granada'dan Larsson transfer edildi. Özellikle Larsson'un hücum anlamında Kırmızı-Siyahlılara önemli katkı verecektir. Chico, Binya, Şenol, Eray, Gökhan ve Leal de takımdan ayrılan isimlerdi.


Akhisar Belediye

Akhisar, yeni sezon öncesi, geçtiğimiz sezon Balıkesirspor ile mücadele eden Cihat Arslan'ı teknik direktörlüğe getirdi. Cihat Hoca'nın etkileriyle, Akhisar sezonun güzel futbol sergileyen takımlarından biri olabilir. Yalnız Gekas ve Bilal'i kaybetmeleri büyük handikap... Bilal, saha içinde takımın en büyük yönlendiricisiydi. Gekas'sız ve Bilal'siz oynamak, Akhisar'lı futbolcular için yeni ve sancılı bir deneyim olacak. Orta sahada orta alana transfer ihtiyaçları var. Trabzon'dan Caner, Abdülkadir ve Kadir, Balıkesirspor'dan Aykut, Konya'dan Hasan Kabze, Porto'dan kiralık olarak Sami, Şanlıurfa'dan Bora, Fulham'dan Rodallega, Partizan'dan Lukac ve Karabük'ten Onur transfer edilen isimler oldu. Gekas, Yiğit, Mehmet Akyüz, Oğuz, Luan, Zokora, Koray, Sertan, Zeki ve Vaz Te ise gönderilen isimler... Rodallega ve Sami eşliğinde, Ege ekibinin yaratıcı gücü bir hayli artacak.


Mersin İdmanyurdu

Mersin için son derece olumsuz bir sezon... Getirilen transfer yasağı nedeniyle takıma takviye yapamadılar. Bunun yanında Rıza Çalımbay, yönetimle ters düşmesi sonucu takımdan ayrıldı. Takımın başına Mesut Bakkal getirildi. Nihat Şahin, Sinan, Servet, Serkan, Adem takımdan ayrılan isimler oldu. Hasan, Kudbettin ve Cemal gibi gençleri altyapıdan as kadroya dahil ettiler. Nakoulma, Khalili ve Mitrovic gibi isimleri kadroda tutmaları en büyük artıları oldu. Mesut Hoca önderliğinde bu yıl Spor Toto Süper Lig'de fazlasıyla yıpratıcı bir savaş verecekler.


26 Temmuz 2015 Pazar

Zirveden Serbest Düşüş



Önce Galatasaray'ın Cuma akşamı son dakikalarda kazanması, ardından Cumartesi akşamı kötü futbola rağmen Fenerbahçe'nin geriden gelerek kazanması; maç öncesi Beşiktaş'ı bir anda üçüncü sıraya itmişti... Teknik Direktör Slaven Bilic ve futbolcularda büyük bir stres oluşmuştu. Rakip belki sıralamada rahat olan Gaziantepspor'du; ancak geçen hafta da net gördüğümüz üzere maç kolay geçmeyecekti. Liderlik stresi, Siyah-Beyazlıları baştan sona sarmıştı. Bu stresle siyah-beyaz kramponların çime basarken az da olsa titrediğini, son vuruşlardaki aceleciliği ve gol kaçırdıkça her dakika artan stresi Beşiktaşlı futbolcularda net bir şekilde gördük. İki takımda da büyük bir kadro sürprizi yaşanmadı. Beşiktaş'ta Demba Ba ilk 11'e dönerken; Mustafa Pektemek kızağa çekildi. Bu iyi bir gelişmeydi; çünkü çoğu Beşiktaşlı ilk 11'de Mustafa'nın adını gördüğü zaman geriliyor. Mustafa defansif özellikleri ağır basan, bitiriciliği zayıf bir forvet ve çoğu zaman taraftarlara saç baş yoldurtuyor. Gaziantepspor'da ise Demba Camara'nın dönüşüyle Leal yedek kalırken; Mustafa ise sağ kanatta yer aldı.
İlk yarıyı başlatan düdükle birlikte, Beşiktaş, rakip kaleye hızlı bir yüklenişle başladı. Karşılığını daha 6. dakikada yapılan bir frikikle elde ettiler. Haftaiçinde idmanlardan sonra özellikle daha fazla kalarak serbest vuruş çalışan Jose Sosa, topu kalecinin uzanamayacağı köşeye göndererek ağların tozunu aldı. Bu golden sonra baskıyı daha da arttıran Beşiktaş; Sosa'nın komutan rolünü üstlenmesiyle birlikte Olcay, Gökhan ve Ba ile rakip kaleyi abluka altına aldı. Kaçan her golde, liderlik stresi daha da artıyordu. Siyah-Beyazlılar için 1-0 öne geçmek çoğu zaman işe yaramıyor. Çünkü kolaylıkla kırılganlık gösterip gol yiyebiliyorlar. Taraftarların rahat bir maç izlemesi için, Beşiktaş'ın 1'i bulduktan sonra; ancak hemen 2'yi de atması gerekiyor. Böylelikle taraftarlar strese kapılmıyor. Dün de bu senaryo tekrarlandı. Gökhan Töre, çok müsait iki pozisyonda arkadaşlarına pas vermedi ve şansını cılız şutlarla kendi denedi. Bu pozisyonlarda müsait durumdaki Olcay'a ve Ba'ya pas çıkarabilse, çok rahast bir şekilde 2 hatta 3-0 yakalayabileceklerdi. Tüm bunlarına ardından "Atamayana atarlar" psikolojisi işledi ve Gaziantepspor 1-1'lik eşitliği yakaladı. İşin ilginci, top kaleye girdiğinde; Gaziantepsporlu futbolcular bile pozisyonun nasıl gol olduğuna şaşırdı. Beşiktaş savunmasında Ersan'ın hatasını iyi değerlendiren Nijeryalı Chibuike son anda yumuşak; ama etkili bir dokunuşla ilk yarının bitimine yakın takımına eşitliği getirdi. Beşiktaş, bir maçta daha savunmasından çok çekiyordu.
İkinci yarıda da benzer senaryo egemendi maça... Ev sahibi Siyah-Beyazlılar yüklendi, Gaziantepspor savundu ve bulabildikleri kontraları değerlendirmeye çalıştılar. Teknik Direktör Slaven Bilic, her geçen dakika risk aldı. Önce Mustafa'yı sonra da Cenk'i alarak forveti üçledi ve takımını 3-4-3 tarzı bir formasyona döndürdü. Topadaha çok sahip olurlarken rahatlıkla rakip kaleye gidebildiler; fakat isabetsiz tercihler ve zayıf bitiricilikler Siyah-Beyazlıları mutlu sona ulaştıramadı. Gaziantepspor, ikinci 45 dakikada Beşiktaş kalesinde 2 kontra atakla etkili oldu. Şayet ikincisi en tehlikelisiydi. Uzatmanın son dakikalarında Beşiktaş savunması eksik yakalandı, Leal topu Erdem'e çıkardığında "Gol" yorumları yaptık; ama Erdem topu direğe nişanladığında sahadaki gibi ekran başında maçı izleyen binlerce siyah-beyazlı renklere gönül vermiş insan, buruk bir "Ohh!" nidası çekti. Dün, deyim yerindeyse futbol topu ve futbol tanrıları Beşiktaş'ı sevmedi. Siyah-beyazlıların istatistiklerdeki bariüz üstünlüğü, bağlanmış basiretlerini kıramadı. 24 şut, 8 korner, yüzde 60 topla oynama ve ceza sahasına yapılan 34 orta ev sahibinin yüzünü güldüremedi.
90 dakikanın 1-1'lik eşitlikle tamamlanmasının ardından; Beşiktaş önemli bir avantaj kaybetmiş oldu ve üçüncü sırada yer aldı. Galatasaray ve Fenerbahçe, şampiyonluk yolunda pozitif psikolojiyi ele geçirdi. Beşiktaş'ın şampiyon olabilmesi için elinde tek atımlık kurşunu kaldı; Galatasaray ve Fenerbahçe puan kaybedecek ve Beşiktaş gidip deplasmanda Galatasaray'ı mağlup edecek. Tabii bunun yanında puan kaybı da yapmamaları gerekiyor. Maçın hakemi Tolga Özkalfa ve yardımcılarının kötü yönetimini de hiçbir yazılı eleştiri yapmadan sadece tek bir fotoğrafla anlatmak istiyorum:

Zirveyi Balta'lamak




Ev sahibi Galatasaray için Gaziantepspor maçı daha önemli bir hal almıştı. Şampiyonluk yarışındaki rakiplerinden Fenerbahçe'nin Eskişehirspor deplasmanında 2 puan bırakmasının ardından iştahı kabarmıştı Galatasaray'ın... Tribünler dolmuş, herkeste aynı hırs ve arzu: Liderlik koltuğuna oturalım! Bu amaçla sahaya çıkan Galatasaraylı futbolcular, 90 dakika boyunca rakip kaleyi abluka altına alacak ve galibiyet için savaşacaktı. Gaziantepspor ise, ligde kalmayı garantileyen ve ligin amaçsız takımlarındandı. Buna rağmen; özellikle ilk 45 dakikada takdir edilecek bir performans gösterdiler. ikinci yarıda ise ev sahibinin iştahlı futboluna dayanamadılar. Kırmızı-siyahlılar, şimdiden gelecek yılın planlamasını yapmaya başladığı ve kafalar tatilde olduğu için futbol hayatında bu düşüşler gayet normal...
Galatasaray'da tek sıkıntı takımın yıldızı Wesley Sneijder'in cezalı oluşuydu. Hollandalı, takımı bir komutan gibi yönetirken; takım arkadaşlarına da büyük bir güven aşılıyordu. Hamza Hamzaoğlu savunma kurgusunu aynı tutarken; ön liberoya tam performansına kavuşan Melo'yu koydu. Sneijder'in yokluğunda; ofansif orta sahada geçen haftanın etkili isimlerinden Emre Çolak yer aldı. Kanatlar Umut ve Olcan'a emanet edilirken, forvette ise Burak yer aldı. Hamza Hamzaoğlu, teknik direktörlük yeteneklerine saygı duymama rağmen dün akşam çok yanlış bir kadro sürmüştü sahaya... Sneijder'le birlikte formuyla haftalardır takımı sırtlayan en önemli isim Yasin Öztekin'in kenarda oturmasına hiçbir anlam veremedim. Sezon başından beri vasatı aşamayan Olcan'ın yerine çok rahat ilk 11'de forma giyebilirdi. Hamza Hamzaoğlu'nun gol yollarında Umut Bulut'u tutmasına rağmen; Umut, bu güvene layık bir performans sergileyemiyor. Dünün de kötü isimlerindendi. Böylesine önemli bir iç saha maçında Bruma'nın oyunda oluşu, Sarı-Kırmızılıları ofansif anlamda oldukça rahatlatırdı. Hamza Hamzaoğlu'nun bu iki temel yanlışı, belki de Galatasaray'ın dün akşam maçı erken koparamamasının sebebiydi. Gaziantepspor ise, tahmin edilen kadrosuyla sahadaydı. Teknik Direktör Okan Buruk, Galatasaray savunmasını yıpratma görevini kanat oyuncusu (asıl pozisyonu forvet) Luis Leal'e vermişti. Portekizli futbolcu, dün özellikle ilk yarıda ev sahibinin savunmasına hızı ve tekniğiyle zor anlar yaşattı. Nijeryalı Chibuike de görevini fazlasıyla yerine getiren isimlerdendi.
İlk yarının başlangıcından itibaren atağa kalkan Galatasaray, 45 dakika boyunca Gaziantep kalesini yokladı. Bu ataklar ya cılız kaldı ya da günün başarılı ismi kaleci Eray Birniçan'a takıldı. Burak Yılmaz biraz daha konsantre olsa, ilk yarıdan iki farklı üstünlüğü bulmaları içten bile değildi. Gaziantepspor da Leal, Muhammet Demir ve Chibuike üçlüsünün gayretleriyle rakip kaleye yüklendi. Ancak fileler havalanmayınca ilk yarı golsüz eşitlikle sonlandı. Bu izlediğimiz ilk yarıdan, Galatasaray'ın Wesley Sneijder yokken maçı almakta ne kadar zorlandığını gördük. Hollandalı olmadan yaratıcılıktan ve topu ileri etkili bir şekilde taşımaktan yoksunlar... Ama cidden Hamza Hamzaoğlu ve Galatasaray'ın şampiyonluk yarışında, Wesley Sneijder ve Yasin Öztekin, zaman zaman da Emre Çolak çok ekstra işler ortaya koyuyorlar. Galatasaray'ın Yasin'e daha çok şans tanıması gerekirken; Sneijder'le de bir an önce ömürlük sözleşme imzalanmalı ve Hollandalı yıldızın kafası rahat tutulmalı...
İkinci yarının başlangıcında, 62. dakikaya kadar çoğunlukla vasat ataklarla geçilirken; 62. dakikada Olcan'ın çıkıp Yasin'in oyuna girmesiyle maç Galatasaray lehine döndü. Bu dakikadan itibaren Galatasaray, oyunu Gaziantepspor yarı sahasına yıktı ve gol için atak üstüne ataklarla saldırmaya başladı. Gaziantepspor ise, Leal ve Chibuike gibi önemli isimlerin oyundan çıkışıyla, iyice ileride top taşıyamaz ve geriye çekilir duruma geldi. Galatasaray, Bruma'nın da oyuna girişiyle ataklarını daha da hızlandırdı. Liderlik için gerekli olan gol, sürpriz bir adamdan geldi. Hakan Balta, Selçuk'un kornerden ortasına iyi yükselirken günün başarılı ismi Gaziantep kalecisi Eray'ı mağlup etti. Galatasaray 1-0 öne geçerken; Gaziantepspor'un yenilen goldeki büyük adam paylaşımı sıkıntısı dikkat çekiyordu. Hakan Balta, Sarı-Kırmızılılara belki de hayati öneme sahip bir üç puan kazandırırken; bu sezonki ilk golünü atıyordu.
Galatasaray, 1-0 kazandı ve maç fazlasıyla rakiplerinden 1 puan önde şu an için zirveye oturdu. Ancak bu oturuş Hamza Hamzaoğlu'nun dün akşamki yanlış tercihleri ve Wesley Sneijder'in cezalı oluşu sebebiyle çok sancılı oldu. Yıldız oyuncular, lider karakteriyle tabii ki futbolda önemli rol oynar. Fakat Galatasaray'ın Sneijder'in yokluğunda bir B planının olamaması gelecek için ve hatta gelecek sezon için iyi sinyaller vermedi. Haftalardır iyi oynayan Yasin Öztekin'in buna rağmen hep yedek kalması ve moralini bozmaması da takdir edilesi bir davranış... Hamza Hamzaoğlu'nun kadro yapımı konusunda daha çok mesai harcaması gerekiyor. Gaziantepspor açısındansa 3 temel sonuç ortaya çıkıyor:
1-)Luis Leal'in tapusunu almaya çalışın
2-)Savunmaya en az iki tecrübeli takviye gerekiyor
3-)Muhammet Demir kalibresinde bir forvet arayışına başlayın... Zira Ereğli'li golcü, yüksek performansıyla büyük ihtimal sezon sonu transfer yapacak.