Volkan Şen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Volkan Şen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2016 Pazar

Fener'de KOCAMAN yıkım!


Bayram yeri gibi süslenen Torku Arena'da, taraftarların maça yoğun ilgisi vardı. Torku Konyaspor, takımın kaderini belirleyecek sezonun maçında, liderin takipçisi Fenerbahçe'yi konuk etti. Ev sahibi için bu maçta alınabilecek bir galibiyet, Avrupa Ligi hedeflerini güçlendirmek demekti. Ayrıca Aykut Kocaman, eski kulübüne karşı sahaya çıkıyordu. Fenerbahçe ise şampiyonluk yarışı için mutlak 3 puan hedefliyordu. Beşiktaş'ın Kasımpaşa mağlubiyeti sonrası, yönetim ve teknik heyetin puan kaybına tahammülü yoktu. Torku Konyaspor'da Aykut Kocaman ilk 11'de iki değişiklik yapmış ve sol bekte Mehmet Uslu'ya, forvette de Bajic yerine Rangelov'a formalarını geri vermişti. Fenerbahçe teknik direktörü Vitor Pereira da geçtiğimiz haftadaki kadrodan iki değişiklik yapmıştı.Ozan'ın yerine Diego, Alper'in yerine Nani sahadaydı. Bu şartlar altında karşılaşmaya başlandı.

Konyaspor'un start verdiği maçta, ev sahibi, soyunma odasından golü attı desek yeridir. Dakikalar 2'ye yaklaşırken; Skubic'ten sağ kanatta güzel bir pas alan Ömer Ali Şahiner, hızla ceza sahası içine girdi ve kalenin yakınına kadar ilerledi. Tam burada Rangelov'a yerden kısa bir pas çıkardı. Rangelov çok sert vurdu ve kaleci Volkan'ın bakışları arasında direğe çarpan top ağlarla buluştu: 1-0! Fenerbahçe, erken yenen golle birlikte demoralize oldu ve ilk 20 dakika oyundan düştü. Torku Konyaspor ise, öne geçmenin verdiği rehavetle tüm hatlarıyla geriye çekildi. Yeşil-Beyazlılar, alan daraltması ve tam saha pres ile konuk ekibe top oynatmamaya çalışırken; Fenerbahçe ise presini Fernando ile Volkan'dan başlatarak Konya'nın kendi yarı alanından fazla çıkamamasını amaçladı. İlk yarıms aat itibariyle iki takımın da golden sonraki stratejisinin tuttuğu söylenebilir. 23'te Gökhan Gönül sağdan ortaladı, Fernandao'nun kafa vuruşu auta çıktı. 28'de Torku Konyaspor'un kullandığı kornerde, Rangelov'un kafası az farkla auta çıktı. Fenerbahçe 30. dakikadan itibaren baskısını arttırırken; aradığı gole 41'de ulaştı. Sol kanattan hızla çizgiye inen Volkan Şen, bomboş durumdaki Fernandao'ya harika bir pas çıkardı, Brezilyalı da sadece dokununca durum 1-1'e geldi. Taraflar, bu skorla soyunma odasının yolunu tuttu.

İkinci Devrede Tempo Düştü

1-1'lik eşitliğin ardından başlayan ikinci yarıda, iki takım da sağlamcı davranmaya başladı. Torku Konyaspor yine alan daraltmaya devam ederken; savunmada kalmaya ve rakibine açık vermemeye çalıştı. Fenerbahçe ise orta alan üstünlüğünü ele geçirmeye çalıştı; ancak üçüncü bölgede cılız ataklar gerçekleştirebildi. Teknik direktör Pereira, pozisyon vermemek adına savunmaya da özen gösterince, oyun 70'lere kadar orta saha mücadelesi şeklinde geldi. Konyaspor teknik direktörü Aykut Kocaman Bajic'i oyuna alarak takımını hücumda daha etkili hale getirmeye çalışırken; Pereira'nın oyuna dinamizm katmak için sahaya sürdüğü Ozan ve Alper hamleleri elinde patladı. 80'lere gelindiğinde ev sahibi, hücumda daha cesur davranmaya başladı ve bunun karşılığında golü bulan taraf oldu. 85'te hızlı gelişen Konyaspor kontra atağında, sağ kanatta Ömer Ali ceza sahasına ortaladı. Arka direkteki Bajic, topu penaltı noktasına çevirdi. O noktadaki Ali Çamdalı çok sakin davrandı, topu önce kontrol etti ve düzgün bir vuruşla Volkan'ı avladı: 2-1! Yeşil-Beyazlılar öne geçmenin verdiği özgüvenle iyice geriye yaslandı ve pozisyon vermedi. Fenerbahçe de skoru değiştiremeyince, maç Torku Konyaspor'un 2-1'lik galibiyetle sonuçlandı.

Bu skorla birlikte Torku Konyaspor, 2016 yılındaki 18. resmi maçında da kaybetmemiş oldu. Bu süreçte 14 galibiyet ve 4 beraberlik alan Yeşil-Beyazlılar, müthiş bir seriye imza atmış oldu. Ayrıca bu galibiyetle, Avrupa Ligi iddialarını da iyice kuvvetlendirmiş oldular. Yeşil-Beyazlılar, takım olarak oldukça özverili oynarken; yine takım olarak yıldızlaştılar. Bunun yanında Skubic ve Ömer Ali Şahiner, daha ön plana çıkan isimlerdi ve maçın yıldızı olarak görülebilirler. Fenerbahçe'ye baktığımda ise, teknik direktör Vitor Pereira'nın kontrolü iyice kaybettiğini görüyorum. Şampiyonluk yolundaki bu son derece önemli maçta, takımı çok pasif kaldı ve Portekizli hoca da bu duruma müdahale edecek bir hamle yapamadı. Sarı-Lacivertlilerde, yalnızca Hasan Ali Kaldırım ve Volkan Şen etkili oyunuyla biraz ön plana çıkan isimlerdi. Yeri gelmişken, Volkan Şen, bu formuyla gerçekten EURO 2016 kadrosunda olmayı hak ediyor. Konuk ekipte, Robin Van Persie'nin ardından, Diego ve Nani'nin de sıfırı tükettiğini görüyoruz. Sezon başından bu yana istenilen seviyeye bir türlü gelemediler ve hep vasatın altında kaldılar. Büyük umutlarla transfer edilen bu isimler, kulübün elinde patlamış oldu.


Fenerbahçe, Torku Konyaspor maçında gördüğümüz üzere, haftaiçindeki derbi için yeterli bir futbol ortaya koyamadı ve düşündürdü. Tabi ki derbilerin havası farklı olur; ancak Vitor Pereira ve Fenerbahçe'yi şampiyonluk için pek istekli göremiyorum. Aksine çok pasif, oynadığından zevk almayan bir takım buluyoruz sahada… Buradan da çıkarılacak sonuç; sezon sonunda Vitor Pereira, Robin Van Persie, Nani ve Diego gibi isimlerin teşekkür edilmeden bile direkt yollanacağı… Bu pasif gidiş devam ederse, şampiyon olsalar bile sezon sonunda onları önemli bir yapılanma bekliyor. Son sözümüz, galip gelen ev sahibinin teknik direktörü Aykut Kocaman'a olsun… Belki rakiplerinin çok gerisinde bir kadroları var; fakat Aykut Hoca, o kadroyu soyadı gibi kocaman ve haddini bilen bir şekilde oynatıyor. Bu sezon çok başarılı Aykut Kocaman, büyük ihtimalle de bu galibiyetle Avrupa Ligi'ne gidecekler. Fatih Terim bıraktığında, Aykut Kocaman'ı Milli takımımızın başında görmek, şahsen beni memnun edecektir.

29 Şubat 2016 Pazartesi

Kusursuz Fırtına Fener: 2-0!


Ülkece yeni adetimiz önemli derbileri Pazartesi'ne çekmek… Özellikle 2015-2016 futbol sezonunda bolca örneğini gördük. Aslında böyle yaparak derbiye olan ilgiyi azaltmaya ve Pazar günlerinin o büyülü takım ruhunu biz futbolseverlerden almaya çalışıyorlar. Buna rağmen Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadı hınca hınç doluydu. Güzel havayı da fırsat bilen sarı-lacivertli renklere gönül vermiş taraftarlar soluğu Saraçoğlu'nda aldı. Stadda bayram havası hakimdi ve Fenerbahçeliler kendilerine oldukça güveniyordu. Fenerbahçe için alınacak galibiyet, şampiyonluk umuduna tutunma ve şampiyonluk yarışının tekrar başlaması anlamına geliyordu. Beşiktaş ise yenilmediği ve hatta kazayla bir galibiyet çıkarabildiği takdirde büyük bir rahatlama yaşayacağının bilincindeydi. Nitekim Siyah-Beyazlılar daha Trabzonspor ile erteleme maçı oynayacaktı ve bir galibiyet veya beraberlikle rakibi ile puan farkı 5 ile 7 arasında değişecekti. Derbi öncesi iki takımın kafaları bu şekildeydi.

Ev sahibinde teknik direktör Vitor Pereira, Beşiktaş'a özel hazırlanmıştı. Haftaiçindeki Lokomotiv Moskova maçından sonra 4 isim kesik yedi. Rusya'da sahada olan Fabiano, Hasan Ali, Ozan ve Nani'nin yerlerine Volkan Demirel, Caner, Diego ve Alper Potuk forma giyiyordu. Volkan-Gökhan Gönül-Bruno Alves-Kjaer-Caner-Mehmet Topal-Josef-Diego-Alper-Volkan Şen-Van Persie dizilimiyle; top rakipteyken 4-5-1, kendilerindeyken de 4-3-3 şeklinde her zamanki sistemiyle sahadaydı Fenerbahçe… Beşiktaş'ta ise Gökhan Töre yedek kalmış, yerine Ricardo Quaresma forma giyiyordu. Tolga-Beck-Alexis-Marcelo-İsmail-Atiba-Oğuzhan-Sosa-Olcay-Quaresma-Mario Gomez düzeniyle ve 4-2-3-1 taktiğiyle sahaya çıkacaktı Beşiktaş… Maç başlamadan önce Fenerbahçe kağıt üzerinde favori görünüyordu. Teknik direktör Vitor Pereira'nın da son haftalarda takımın yükselen formuna ek olarak oyuncularına mutlaka yapmasını emredeceği bazı noktalar vardı:

1-)Mario Gomez'e, yoğun Kjaer markajıyla top aldırmayacaksın!

2-)Beşiktaş'ın yumuşak karnı stoperlerine her şartta önde baskı kuracaksın!

3-)Sosa ve Oğuzhan'ın pas yollarını tıkayacaksın!

4-)Atiba'nın üçüncü bölgeyle olan pas yolunu kapatacaksın!

5-)Orta alanda üstünlüğü eline geçirip Siyah-Beyazlıların oyun alanını daraltacaksın!

Bu 5 nokta belki size basit gelebilir; fakat Fenerbahçe, bu 5 maddeyi de 90 dakika boyunca kusursuzca uyguladı ve rahat bir galibiyet almasını bildi. Pereira, dersine çalışan bir hoca olduğunu bir kez daha gösterirken; Beşiktaş'ı takım olarak A'dan Z'ye çok iyi analiz etmişlerdi.

Fenerbahçe'den yoğun baskı!

İlk yarıyı başlatan düdük ile birlikte, sanki Fenerbahçe fırtınası da başlamıştı.. Henüz 3. dakikada gole ulaşmasını bildi Sarı-Lacivertliler… Caner, kullandığı serbest vuruşta daha önce çalıştıkları üzere topu Volkan Şen'e çıkardı. Beşiktaş savunması uyurken; Volkan Şen düzgün ve etkili şutuyla Şükrü Saraçoğlu Stadı'nı sevince boğdu: 1-0! Erken golün de etkisiyle Fenerbahçe ilk yarı boyunca etkili futbolunu sürdürdü. Orta sahada rakibine ezici bir üstünlük kurdu, önde baskıyı iyi becerdi ve dikine bir oyun tarzıyla Beşiktaş kalesine her gelişinde tehlikeli anlar yarattı. 22 ve 24. dakikalarda Fenerbahçe'nin Volkan Şen ile gerçekleştirdiği tehlikeli ataklarda, Beşiktaş'ı önce Allah sonra da kaleci Tolga Zengin korudu. Dakikalar 26'yı gösterdiğinde; Beşiktaş ilk yarıdaki tek ve en ciddi atağını gerçekleştirdi. Mario Gomez'in mükemmel pasıyla buluşan Ricardo Quaresma topu ilginç bir şekilde auta yolladı. 32'de Diego kaleci Tolga ile bire bir kaldı, Brezilyalı'nın şutunda İsmail kafayla uzaklaştırabildi. 33'te günün başarılı ismi Kjaer'in kafası Tolga'da kaldı. 39'da ise Quaresma'nın estetik şutunu, kaleci Volkan Demirel daha fazla bir estetiklikle kurtarınca; devreye ev sahibi Fenerbahçe'nin 1-0'lık üstünlüğüyle girildi.


İlk yarının yıldızı, tamamen Fenerbahçe'ydi. Sarı-Lacivertliler ilk 45 dakikadaki yoğun baskısı ve ezici üstünlüğüyle rahat bir maç çıkarmasını bildi. Fenerbahçe'nin ilk 45 dakikada sergilediği futbolu, onlar için sezonun en iyi futbolu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Özellikle sağ kanat başlayan ve hem sağ hem de solda mekik dokuyan Volkan Şen, Beşiktaş'ın fişini çeken isim oldu. Sarı-Lacivertliler; ilk yarıda Volkan ile Olcay-İsmail, Alper ile de Quaresma-Beck'li kanatları koridora çevirdi ve hallaç pamuğu gibi salladı attı.

60'tan Sonra Tekrar Fenerbahçe

Beşiktaş'ta teknik direktör Şenol Güneş, sahada adeta yürüyen ruhsuz Olcay Şahan'ı oyundan çıkarıp Gökhan Töre'yi sokarak başladı ikinci yarıya… Belki de maç başlamadan yapması gereken şey buydu. Siyah-Beyazlılar, geride olmanın getirdiği psikolojiyle ikinci yarının ilk 15 dakikası topa daha fazla sahip olan taraftı. 48'de Gökhan'ın oyuna girişiyle biraz canlanan Sosa'nın şutu auta gitti. 51'de günün Beşiktaş adına en başarılı ismi Marcelo'nun kafası az farkla dışarı çıktı. Dakikalar 56'yı gösterdiğinde Beşiktaş maç içindeki en tehlikeli atağını yakaladı; ancak önce Mario Gomez, sonra da İsmail'in şutlarında Volkan Demirel'i mağlup etmeyi başaramadı. Bu dakikadan sonra Beşiktaş oyundan iyice düşen taraftı. Fenerbahçe ise 15 dakikalık bir aktif dinlenmeyle kendine geldi ve 60'tan sonra oyunun kontrolünü eline alarak ilk yarıdaki kimliğine döndü. Yine orta sahayı tamamen ele geçirdiler. Pereira, Nani ve Ozan hamleleriyle takımına direnç kazandırdı.

İstediği pozisyonları bir türlü değerlendiremeyen Fenerbahçe, daha da fazla yüklendi rakip kaleye… Ve dakikalar 82'yi gösterdiğinde Beşiktaşlı stoper Alexis'in de büyük katkılarıyla (!) istediğini aldı. Alexis'in hatasıyla topu kapan Ozan, sol taraftan ceza sahası içine hızla girdi ve topu bomboş durumdaki Nani'ye çıkardı. Nani'de hayatının en kolay golünü atarak Şükrü Saraçoğlu Stadı'nı iyice bayram yerine çevirdi: 2-0! Bu dakikanın ardından maçı etkileyecek başka bir pozisyon yaşanmayınca; maç Fenerbahçe'nin 2-0'lık üstünlüğüyle sona erdi. Sarı-Lacivertliler, 90 dakika boyunca hak ettikleri bir 3 puan aldılar ve kusursuz bir performans ortaya koydular. Alınan bu 3 puanla birlikte, bir maçı eksik Beşiktaş'ın 2 puan önünde yeniden liderliğe yükseldiler. Beşiktaş ise, sezonun ikinci yarısındaki düşüşüne devam ederken saç ve baş yoldurmayı da sürdürdü.



Alper+Volkan=VOLTRAN

Fenerbahçe'de bu galibiyette teknik direktör Vitor Pereira'nın yazının başında anlattığım o 5 maddelik uygulamasının yanında; Alper Potuk ve Volkan Şen'in oynadıkları ekstra futbol önemli rol oynadı. Alper ve Volkan, 90 dakika boyunca Beşiktaş kanatlarını koridor yaptı. Bir sağdan, bir soldan geldiler ve her gelişleri de tehlikeli bir atağa dönüştü. Bu ikili, Fenerbahçe'nin şu sisteminde yerlerinin banko olduğunu bu gece bir kez daha kanıtladı tüm dosta düşmana… Sadece ikisi, adeta gerçek bir Voltran oluşturdu bu maçta... Volkan Şen, attığı golle de maçın yıldızı olurken; Alper Potuk da bitmeyen enerjisi ve akıllı futboluyla göz kamaştırdı. Oyuna girdikten sonra Ozan'ın pozitif katkısını da unutmamak gerek… Genç futbolcu, yavaş yavaş Bursa günlerine döneceğinin sinyalini veriyor belki…

Fenerbahçe'de 7 aydır "Fernandao mu Van Persie mi?" tartışmaları bitmek bilmiyor. Neredeyse her gün, spor basınında bu konuyla ilgili bir haber görüyoruz. Kamuoyu bu konuyla uyurken; bence Fenerbahçe için asıl sorulması gereken soru şudur: "Alper mi Nani mi?" Tamam Nani, bu yıl Fenerbahçe'nin en golcü 3. futbolcusu olabilir; lakin Alper gibi bir katkıyı asla veremedi takımına… Alper, canla başla çalışıyor ve sonradan girdiği maçlarda bile takımına büyük katkı veriyor. Derbide de Volkan ile birlikte Beşiktaş'ı çökerten isimdi. Vitor Pereira ve yardımcılarının asıl düşünmesi gereken konu Nani-Alper tercihleri olmalı Fernandao-Van Persie değil… Hoş Van Persie büyük umutlarla transfer edilmişti, bugün de gördük Türkiye kariyerinde yatışa devam ediyor (!) Kendisini hiç sevmememe rağmen; Volkan Demirel'in yükselen performansı da göz ardı edilmemeli… Kariyerinin son yıllarına yaklaşan deneyimli kaleci bu yıl çıkışta bir performans gösteriyor. Fatih Terim Hoca, EURO 2016 maceramız için mutlaka onu hesaba katmalı! Teknik direktörlüğünü bir türlü sevemediğim Vitor Pereira'ya da büyük bir tebrik yollamamız gerekiyor. Beşiktaş'ı iyi ezberleyen ve daha maça çıkmadan kafasında maçı galip bitiren isimdi.


Beşiktaş'a baktığımızda; her felaketten iyi bir sonuç çıkaracaksak, burda da çıkaralım… Devre arasında Hannover'den kiralanan Marcelo, Siyah-Beyazlılar adına sahada kalan tek isimdi bugün… Doğru hamleleriyle savunmada güven veren isim, adeta bir emniyet sibobu oldu. Yeldeğirmenleriyle mücadeleye giren Don Kişöt misali tek başına sahadaydı bugün ve Fenerbahçe adına farkın daha da açılmasını engelleyen isimdi. Performansını giderek yükseltiyor. Bana göre bonservisi sezon sonunda mutlaka alınmalı… Mario Gomez de hırsıyla dikkat çekti; ancak takım oynamayınca, ona da top gelmedi. Bu iki isim dışında kalan herkes ise rezaletti, direkt çöpe atabilirsiniz. Yıllardır La Liga deneyimi olan Alexis, Türkiye'ye alışamamış olacak; geldiğinden beri vasatın da altında bir futbol ortaya koyuyor. Bugün yaptığı hata, La Liga görmüş bir stoper için kabul edilemez. Böyle giderse, sezon sonunda kendi sonunu da hazırlar. Hatta teknik direktör Şenol Güneş bile, her zamanki performansının oldukça gerisindeydi. Bu derbide, onca yıl sonra ilk defa Beşiktaş'ı ve Şenol Güneş hocayı bu kadar çaresiz, bu kadar ezik gördüm. Siya-Beyazlılara bu sezonun en kötü futbolu gerçekten yakışmadı. Oğuzhan, Gökhan Töre, Olcay, Quaresma gibi isimlerin yerlere düşen performansı toplanmadıkça, işleri gerçekten çok zor olacak. Kaldı ki bu futbolla şampiyonluk için de pek umut vermiyorlar.

Son sözü de hakem Cüneyt Çakır hakkında söyleyelim. Maçın genelinde tarafsız ve iyi bir yönetim ortaya koymaya çalıştı. Ancak çok ciddi 2 hatası bulunuyordu. Deneyimli hakemimiz, daha ilk yarıda Beşiktaş'tan Beck'i, Fenerbahçe'den de Caner Erkin'i kırmızı kart göstererek oyunun dışına çıkarmalıydı. Ancak yapamadı ve böylelikle kontrolünü büyük ölçüde kaybetti. Derbinin ikinci yarısına Beck ve Caner'in çıkmaması gerekiyordu. Olmadı, kırmızıyı çıkaramadı ve önemli bir hata yaptı Cüneyt Çakır… Türkiye'nin en iyi hakeminin durumu buysa eğer, gelin siz görün lütfen Türkiye'de hakemlik mesleğinin halini…