HikmetKaraman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HikmetKaraman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Kasım 2015 Cumartesi

Rize'den 3 Dakikada Tuş!


Rize'de stat tam olarak dolmamasına rağmen futbol açısından güzel bir atmosfer ve puan konusunda hırslı iki takım karşı karşıya geliyordu. Hikmet Karaman yönetiminde 5 haftadır galibiyete hasret Çaykur Rizespor, Hamza Hamzaoğlu yönetiminde ligde pozitif bir performans gösteren Galatasaray'ı misafir etti. Hikmet Karaman'ın Çaykur Rize'sinde rakibe göre alınan önlemler izledik. Savunma drtlüsü aynı dururken; Koray Altınay, Makiadi'nin yerine ön liberoda yer aldı. Bu hamle Galatasaray'ın orta sahadaki yıldızları Sneijder ve Selçuk'a adım attırmamak için yapılmıştı. Orta sahada ise Deniz Kadah'ın yerine Chevalier on numara pozisyonunda, Patryk'in yerine de Ahmet İlhan Özek sol kanatta yer aldı. Karaman, kontra atağa uygun bir yapıda çıkarmıştı takımını sahaya…. Galatasaray'da ise her şeyden önce sistem değişikliği vardı. Hamza Hamzaoğlu sistemi 4-4-2'ye çevirmiş ve Burak'la birlikte Umut'u çift forvet yapmıştı. Sol bekte Olcan, sağ bekte ise Sabri Sarıoğlu yer aldı. Bu değişiklikler ışığında, ilk yarı başladı.
İlk 45 dakikada, ilk  dakika ve son  30 dakika iki farklı tarz futbol vardı. Galatasaray, ilk 15 dakikaya baskılı başlayan taraf oldu. Gol için saldıran Sarı-Kırmızılılar, karşılığını aldı. Sol çaprazda  Burak'tan pası alan Wesley Sneijder çok sert bir şutla rakip kaleci Itandje'yi mağlup etti ve Galatasaray maçta erken 1-0 öne geçti. Böylelikle Sarı-Kırmızılılar, ilk 15 dakikada en fazla gol atan takım olma unvanını devam ettirdi. Golün ardından Selçuk İnan'ı sakatlığa kurban veren ekip, hem bunun hem de yorgunluğun etkisiyle oyundan düştü. Hikmet Karaman'ın öğrencileri bu dakikadan itibaren üstünlüğü eline aldı ve ilk yarının bitmesine yarım saat kala oyunu rakip kaleye yıktı. Chevalier'in ara pasında topla buluşan Mehmet Akyüz, sağdan ceza sahası içine girdi ve düzgün bir vuruşla topu filelerle buluşturdu: 1-1! Beraberlik golünü bulduktan sonra daha da hırslanan ev sahibi, İlhan, Eren ve Chevalier eşliğinde ataklar geliştirdi. Üstünlük golleri ise ilk yarının bitimine doğru geldi. Serbers vuruşu kullanan Eren Albayrak, Mehmet Akyüz'e pasını gönderdi. Ceza sahasındaki Mehmet Akyüz topa dokundu ve filelerle buluşturdu. Eren bu sezon 5. asistini yapmış oldu. Mehmet Akyüz kendisinin ve takımının ikinci golünü kaydederken; ev sahibi Çaykur Rizespor, devreye 2-1 üstün girdi. İlk yarıda son 30 dakikada Koray ve Robin Yalçın önderliğinde üstünlüğü ele alan Çaykur Rizespor'da Eren, Chevalier ve Mehmet Akyüz performanslarıyla dikkat çeken isimler oldular. Galatasaray'da ise Sneijder'in etkili oyunu vardı.
Cimbom'dan sert baskı
Galatasaray, ikinci yarıya ilk yarıdaki 15 dakikada olan baskısıyla başladı. Üçüncü bölgedeki hırslı yapılarını sert baskıyla birleştirdiler. Bu baskının meyvesini 65. dakikada aldılar. Galatasaray atağında Rize savunmasının uzaklaştırdığı top, Podolski'nin önünde kaldı. Alman yıldızın beklemeden sert şutunda top ağlarla buluştu ve durum 2-2'ye geldi. Benfica yorgunu Galatasaray, beraberlik golünün arkasından son kalan gücünü de öne geçmek için kullandı. Hamza Hamzaoğlu'nun sakatlık değişiklikleri nedeniyle hamle şansının olmaması, Sarı-Kırmızılara orta alanı dinçleştirme şansını vermedi. Sneijder'in soldan kullandığı kornerde, ceza sahasındaki karambolde topa son dokunan Olcan Adın oldu ve konuk ekibi 2-1 yenilgiden 3-2'lik galibiyete taşıdı. Bu golde, Çaykur Rizespor savunmasının ciddi adam paylaşımı hatası, gözlerden kaçmadı.

Bu golün ardından Galatasaray yorgunluğun da etkisiyle geriye çekildi. Ev sahibi Çaykur Rizespor ise, oyuna ikinci yarıda giren Deniz Kadah'ın ve yıpratıcı forvet Leonard Kweuke'nin önderliğinde rakibe baskı uyguladı. Dakikalar 88'i gösterdiğinde, Umut Bulut yaptığı faulle ikinci sarısını gördü ve oyun dışında kaldı. Bu durum, Galatasaray'ı çökerten gelişme oldu. Çaykur Rizespor, 4 dakikalık uzatmayla birlikte rakip kaleye iyice yüklenmeye başladı. Orhan'ın sağdan ortasında Kweuke, topu göğsüyle kontrol etti ve düzgün bir vuruşla durumu 3-3'e getirdi. Bu golden iki dakia sonra 90+4'te Kweuke, soldan ceza sahası içine girdi ve yerden ortayla topu Deniz Kadah'a gönderdi. Deniz'in topu düzeltmesiyle birlikte yaptığı vuruş, ağları sarstı ve Çaykur Rizespor 3 dakika içinde 2 gol bularak 4-3 öne geçti. Golün ardından santra yapılmadan maç sona ererken; Çaykur Rizespor, oyunun belirli bölümünde yaptığı baskılarla, önemli bir 3 puan almış oldu. Karadeniz ekibi 5 haftanın ardından kazanırken; Galatasaray ise Benfica karşısındaki vasatlığını bu deplasmanda da sürdürdü.

18 Ekim 2015 Pazar

Beşiktaş'ı Quaresma Kanatlandırdı


Lider, EURO 2016 son hafta mücadelelerinin ardından lige geri dönüşü Çaykur Rize maçı ile yapıyordu. Haftaya oynanacak Fenerbahçe-Galatasaray derbisi öncesi Şenol Güneş ve öğrencilerinin hedefi mutlak galibiyetti. 'Zulümpiyat' Atatürk Olimpiyat Stadyumu'ndan kurtulmuş olmak da başka bir artıydı. Beşiktaş'ın "Beşiktaş" gibi başlayacağını düşünüyordu herkes... Ancak karşılarında ligin dirençli ekibi Rize'nin, Hikmet Karaman'ın Rize'sinin olduğu unutulmamalıydı. 

Beşiktaş'ta iki isim dikkat çekti kadroda... Quaresma yerini Olcay Şahan'a bırakmıştı. Sol bekte ise Tosic'in yerine İsmail Köybaşı yer aldı.  Çaykur Rizespor'da ise, tek sürpriz Murat Duruer'di. Teknik direktör Hikmet Karaman, Beşiktaş'ın orta alandaki dominasyonunu kırmak için böyle bir hamle düşünmüştü. İlk yarının başlangıcından itibaren Beşiktaş pas oyunu ile birlikte toplu hücumu benimserken; Karadeniz ekibi de hızlı hücumların peşindeydi. İlk yarı itibariyle hangi sistem tuttu dersek, Hikmet Karaman'ın Rize'sini ön plana çıkarmalıyız. Çaykur Rizespor ofansif bekler Eren ve Koray'ın getirdiği toplarla, Kweuke ve Deniz Kadah önderliğinde etkili oldu ilk yarıda hızlı hücumlarla... Deniz Kadah'ın kafa vuruşunun üst direğe çarpışı, Rize'nin en tehlikeli atağıydı. Beşiktaş'ta Gökhan Töre ve Gomez hattı ilk yarıda fazla çalışmadı. Bu ikiliden biri topu ne zaman alsa, iki Rizespor'lu futbolcu hemen başlarına dikildi ve rahatça hamle yapmalarına izin vermedi. Öte yandan sağ bek Andreas Beck, oyunun hücum anlamında kullandığı 19 pasın 17'sinde isabet sağlayarak ilk yarıda Kartal adına göz doldurdu. 

Beşiktaş'ta Oğuzhan sessiz kalıp; Gomez ve Gökhan Töre de markajdan dolayı etkilerini gösteremeyince, ilk yarıda sazı eline Jose Sosa aldı. Arjantinli, ikinci bölgeden üçüncü bölgeye top taşıyarak, üçüncü bölgede arkadaşlarına gollük pozisyonlar hazırlayarak Siyah-Beyazlıların ilk yarıdaki en çalışkan ismi oldu. Beşiktaş, en tehlikeli atağını da Jose Sosa'nın ceza sahası dışından sert şutuyla yakaladı. Bir de İsmail'in kornere giden vuruşu vardı. İsmail demişken; tecrübeli sol bekin sakatlıktan sonra bir türlü istenilen düzeye gelemediği görüldü. İlk 45 dakikada, geriye koşmakta zorlandı ve pozisyonunu kaybettiği anlar oldu. İlk yarıda dikkat çeken başka bir olgu ise, Rizespor'un toplu ve topsuz oyundaki taktiğiydi. Çaykur Rizespor, top kendisindeyken geniş alanda oynuyor ve hızlı hücumları kolluyordu. Top Beşiktaş'a geçtiğinde ise Hikmet Karaman'ın öğrencileri, bir anda alan daraltması uyguluyor ve Beşiktaş'ın pas yollarını oldukça daraltıyordu. İlk sistemde Kweuke ve Deniz Kadah, ikinci sistemde ise Robin Yalçın ve Makiadi oldukça etkiliydi. 

Şenol Güneş Neşteri Vurdu

İlk yarıda işlerin istediği gibi gitmediğini anlayan Şenol Güneş, hatasından çabuk döndü ve son haftaların formsuz isimlerinden Olcay'ı çıkarıp Ricardo Quaresma'yı oyuna aldı. Bu değişiklik, takımını kanatlandırmak, ileride daha fazla top tutmasını sağlamak ve direkt skora gitmek amaçlıydı. Bu değişikliğin yanında Gökhan Töre-Cenk Tosun değişikliği de gerekiyordu aynı dakikada; ancak Beşiktaş'ın teknik patronu, beklediğimiz ikinci hamleyi yapmadı ve formsuz Gökhan'a düzelmesi için şans tanıdı. İkinci yarıda Çaykur Rizespor, yorgunluk hissetmeye başladı ve her geçen dakika geriye çekildi. Bu durum Beşiktaş'ın daha fazla topla oynamasına ve rakip yarı alanda daha fazla zaman geçirmesine olanak sağladı. Sakatlanan Robin Yalçın'ın da oyundan çıkışı, orta alanda Oğuzhan'ın biraz daha rahatlamasına neden oldu. Siyah-Beyazlılarda Mario Gomez bile tüm markaja rağmen ikinci yarı daha bir istekliydi.

Bu Quaresma etkisi ve istekli futbolun sonucunda; Beşiktaş golü buldu. Ricardo Quaresma'nın şık golü, birçok açıdan Beşiktaş'a hayat verdi. Bu gol Portekizli yıldızın kendisine gelmesini ve üzerindeki stresi atmasını sağladı. Bu gol, Quaresma'nın taraftarlarla bağını kuvvetlendirdi ve yine Portekizli'nin özgüvenini yükseltti. Ayrıca bu şık gol, Beşiktaş'ın silik futbola rağmen 3 puan kazanmasını sağladı. Ve Portekizli yıldız, maçın yıldızı olmayı da performansıyla hak etti. Şenol Güneş, bir kez daha oyuna direkt müdahalesiyle kalitesini ispatlamıştı. Golün ardından Rizespor ileri çıkmakta iyice zorlanırken; Beşiktaş daha rahat top dolaştırmaya ve pozisyonlar bulmaya başladı. Yorulan Siyah-Beyazlı orta saha, Necip'in oyuna girişiyle tazelendi. İlerleyen dakikalarda skora etki edecek başka pozisyon olmayınca Beşiktaş 1-0 kazanarak 3 puanı cebine koydu. Ve haftaya en ciddi iki rakibinin oynayacağı derbiyi keyifle beklemeye başladı.

Alper Ulusoy Göz Doldurdu

Sözü son olarak maçın hakemi Alper Ulusoy'a getireyim. Alper Ulusoy, bana göre Cüneyt Çakır ve Fırat Aydınus'tan sonra Türkiye'nin yetiştirdiği en iyi hakemlerden... Kendinden emin duruşu ve sağlam karakteriyle gelecek için önemli bir potansiyeli var. Beşiktaş-Çaykur Rizespor maçında da doğru kararlarıyla ve adil yönetimiyle tam not aldı. Ona en içten tebriklerimi sunuyorum. Daha sadece 34 yaşında ve bu sağlam karakterli yapısıyla daha cebine koyacağı pek çok başarı bekliyor onu...