SerieA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SerieA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2015 Çarşamba

Donnarumma, Türkiye’ye fark atıyor


Dünya futbolunun en çarpıcı gelişmesine ne Real Madrid’li Cristiano Ronaldo, ne de Barcelona’lı Lionel Messi imza attı. Bu onur Milan’a ve kaleci Gianluigi Donnarumma’ya ait…

İtalya Serie A ekiplerinden Milan, kadrosunu gençleştirme konusunda önemli adımlar atıyor. Teknik direktör Sinisa Mihajlovic, takımın kalesini 16 yaşındaki genç isim Gianluigi Donnarumma’ya emanet etti. 1999 doğumlu kaleci, böylelikle kendisinden yaş olarak iki kat daha büyük Diego Lopez (34) ve Christian Abbiati (38) gibi isimlerin önünde takımın birinci kalecisi oldu. Özellikle Mihajlovic’in çok güvendiği ve üzerine titrediği Donnarumma, 1.95 cm’lik uzun boyu ve dev cüssesiyle de dikkat çekiyor. Sırp teknik adam Mihajlovic, 16 yaşındaki kalecinin, üzerindeki heyecanı attıktan sonra daha çevik olacağını ve ilerleyen yıllarda adını dünyanın önemli kalecileri arasına yazdıracağını düşünüyor.

Türkiye’deki kalecilere “abi”si kalıyor

Milan’ın birinci kalecisi Donnarumma, 1999 doğumlu ve 16 yaşında… Genç yaşında İtalyan ekibinin kalesini koruyacak Donnarumma’nın bu durumuna, dünya futbolunda pek rastlanmıyor. 16 yaşındaki genç kaleciyi, Spor Toto Süper Lig’de yer alan kalecilerle karşılaştırdığımızda, büyük bir fark ortaya çıkıyor. Donnarumma; Spor Toto Süper Lig’in en genç kalecisi Çaykur Rizespor forması giyen Gökhan Akkan’a 4 yaş fark atıyor. Yalnız Akkan’ın yedek kaleci olduğunu unutmamak gerekiyor. Yine 16 yaşındaki kaleci, Spor Toto Süper Lig’in en yaşlı kalecisi Ahmet Şahin’den (37) yaş olarak iki katından daha da genç durumda…

Ortaya çıkan bu durum, Türkiye’nin futbolun eğitim ve geliştirme yönündeki eksikliğini ortaya koyuyor. Ülkemizde, şu ana kadar 16 yaşındaki hiçbir kaleci takımlarında şans bulamadı. Türkiye’de kaleciler, en erken 20-22 yaşlarında forma giymeye başlarken; öyle bile olsa takımın birinci kalecisi olmaları bir hayli zaman aldı. Türkiye’den bir örnek vermek gerekirse; böyle bir başarıyı en yakın zamanda başarabilen son isim, Onur Kıvrak’tı. O yıllarda Karşıyaka’nın teknik direktörlüğünü yapan Engin İpekoğlu, 18 yaşındaki Onur’a güvenmiş ve onu Karşıyaka’nın birinci kalecisi yapmıştı. Onur Kıvrak’ın da Trabzonspor’a kadar uzanan macerası, 18 yaşında başlamış oldu. Bir diğer örnekte, Galatasaray’ın yedek kalecisi Cenk Gönen’i, 16 yaşında Türk futboluna kazandıran Giray Bulak öne çıkıyor. Ancak Cenk, o zamanlarda ağırlıklı olarak yedek bekliyor ve 20’li yaşlarına kadar kendini pek gösteremiyor. Galatasaray’da Eray İşcan, Fenerbahçe’de de Mert Günok zaman zaman şans bulan genç kalecilerdendi; ancak bir türlü takımın birinci kalecisi yapılmadılar ve kadroya girmekte dahi zorlandılar.

Ülkemizde şu an durum ne?

Milan’ın 16 yaşındaki birinci kalecisi Gianluigi Donnarumma, Türkiye ile kıyaslandığında, “abi” ve “baba” diyeceği yaş farkı olan isimleri geride bırakıyor. Türkiye’de Donnarumma ile karşılaştırıldığında en az 4 ile başlayan ve 21’e kadar uzanan bir yaş farkı oluşuyor. Spor Toto Süper Lig’de forma giyen kalecilerin yaşları ise futbolseverlere farkı daha net anlatacak.

Fenerbahçe:
Volkan Demirel – 34, Fabiano – 27

Beşiktaş:
Tolga Zengin – 32, Günay Güvenç – 24

Galatasaray:
Fernando Muslera – 29, Cenk Gönen – 27

Trabzonspor:
Onur Kıvrak – 27, Esteban – 26

Bursaspor:
Mert Günok – 26, Harun Tekin – 26

Medipol Başakşehir:
Volkan Babacan – 27, Ufuk Ceylan – 29

Kasımpaşa:
Andreas Isaksson – 34, Ramazan Köse – 27

Osmanlıspor:
Artur – 34, Ahmet Şahin – 37

Gençlerbirliği:
Johannes Hopf – 28, Ferhat Kaplan – 26

Eskişehirspor:
Ali Şaşal Vural – 25, Ruud Boffin – 27

Medicana Sivasspor:
Ernestas Setkus – 30, Korcan Çelikay – 27

Antalyaspor:
Rais M’Bolhi – 29, Saso Fornezzi – 29

Kayserispor:
Hakan Arıkan – 33, Abdulaziz Demircan – 24

Çaykur Rizespor:
Charles Itandje – 32, Gökhan Akkan – 20

Torku Konyaspor:
Kaya Tarakçı – 34, Serkan Kırıntılı – 30

Gaziantepspor:
Zydrunas Karcemarskas – 32, Bora Sevim – 31

Akhisar Belediye:
Milan Lukac - 30, Fatih Öztürk – 28

Mersin İdmanyurdu:

Muammer Yıldırım – 25, Nikolay Mihaylov – 27

19 Ekim 2015 Pazartesi

İtalya'da Kıran Kırana Mücadele


İtalya Serie A'nın 8. haftasının kapanış müsabakasında Inter, her zamanki gibi savunma güvenliğini ön planda tutarak çıktı sahaya... Santon-Murillo-Miranda-Juan savunma hattını oluşturdu. Onları hemen önünde kesici olarak Medel yer alırken; Medel'i ise; Brozovic ve Melo ikilisi destekledi. Perisic, Jovetic ve Icardi kadroyu tamamlayan isimlerdi. Inter teknik direktörü Roberto Mancini'nin 8 haftada tek hatası, defansif sevda uğruna, genç Fransız Kondogbia'yı yanında oturtması... Juventus ise, beklenen kadroyla Inter karşısına çıktı. Tek sürpriz, Paulo Dybala yerine Allegri'nin Zaza ile maça başlamasıydı. Yanlış bir tercih diyebiliriz; çünkü Simone Zaza, Inter gibi tam kapalı savunmalar karşısında oldukça zorlanıyor. Dün de bu senaryo tekrarlandı ve Zaza 78 dakika boyunca kayboldu.
Maçın ilk düdüğünden bitiş düdüğüne kadar sahada kıran kırana ve rekabet dozu yüksek bir mücadele verdi.İlk yarıda sarı kartlar havada uçuşurken; hakem Paolo Valeri çoğu yerde sertliğe müsamaha gösterdi. Maçın ilk devresinde, Inter daha etkili olan taraftı. 4 yıldır Juventus'a karşı kazanamamış olmaları onları farklı bir hısla besledi. Orta sahayı daha etkili kullanan Mavi-Siyahlılar, bu alanı domine etti. Perisic'in getirdiği toplarla üçüncü bölgede etkili olmaya çalıştılar. Jovetic de ataklarda yer alan isimdi. Juventus, sakatlığını yeni atlatan Khedira'nın yumuşaklığı ve orta alandaki bir diğer isim Marchisio'nun sarı kart görüşüyle, orta alanda daha pasif kaldı. Inter savunmasının önlem aldığı Alvaro Morata Zebralar'da pek etki gösteremezken; hücum yükü Simone Zaza'ya kaldı. Zaza da bulduğu pozisyonları cömertçe harcayarak saç baş yoldurdu. Durum böyle olunca taraflar, soyunma odasına golsüz eşitlikle girdi.
Taraflar ikinci yarıda da temkinli
İkinci yarının başlangıç düdüğüyle birlikte takımlar aynı kadroyla sahaya çıkarken; 60. dakikaya kadar sahada yine temkinli bir oyun vardı. Inter'in topa daha fazla sahip oluşu, Juventus'un uyanmaya başlamasıyla son buldu. Orta sahaya denge geldi ve Juventus, Inter kalesinde istediği pozisyonları bulma şansı yakaladı. Bu dakikalarda kırmızı kart görmemesi için Mancini Melo-Guarin değişikliğini yaparken; Guarin'den o oyunu iki yönlü oynayıp hücuma destek verme katkısını alamadı. Inter iyice geriye yaslandı. Günün etkisizleri Morata ve Zaza yerine Mandzukic ve Dybala'yı oyuna alan Juventus teknik direktörü Allegri golü istedi; ancak Juventus bulduğu şansları değerlendiremeyince maç başladığı gibi 0-0 sona erdi.
Son derece kritik 90 dakikada yenilmeyen Inter, üçüncü sıradaki yerini korudu. Juventus ise ikinci yarıda vites arttırsa da 3 puan alamayarak Serie A'da yukarılara tırmanma şansını kaçırdı. Inter'de Jovetic, Brozovic ve Perisic her hafta daha iyi bir futbol koyarak dikkat çekiyor. Juventus'un ise üçüncü bölgede etkili olabilmesi için; mutlaka Dybala-Mandzukic ikilisiyle maçlara başlaması gerekiyor. Sakatlıktan yeni dönen Mandzukic ritmini bulduğunda, golleriyle Zebralar'a hayat verecektir. Zaza ise sadece Inter gibi aşırı kapalı savunmalara karşı ilk 11 başlamamalı; yoksa Zaza gerçekten Serie A'daki en iyi bitirici forvetlerin başında geliyor. Maçın hakemi Valeri'ye baktığımızda ise; sadece ilk yarıda verdiği sarı kartlar konusunda biraz bonkör davrandığını söyleyebiliriz.