LaLiga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
LaLiga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2015 Cumartesi

Barca'dan Real'e Darbe Üstüne Darbe!


Dünyada en az 700 milyon insanın televizyon başında ya da Uzakdoğu'daki gibi sinemalarda izlediği dünyanın en büyük derbisi…. Takipçisi ile liderinin, sezonun gidişatını belirlemesi açısından oldukça önemli bir maç… La Liga'da her yıl merakla beklenen müsabaka… Kralın takımı ile Katalan ekibinin mücadelesi… Cristiano Ronaldo ile Lionel Messi'nin kapışması… Yan adamlar Benzema-Bale ile Suarez-Neymar'ın bu kapışmaya yandaşlık edişi… Toplam değeri 515 Milyon Euro olan dünyanın en pahalı 5 futbolcusunu içinde barındıran derbiden de öte bir kültür… Tüm bu sebepler, aslında Real Madrid-Barcelona derbisinin önemini anlatmaya yetmez bile… El Classico'nun ilk ayağı dün akşam Santiago Bernabeu Stadı'nda gerçekleşirken; yıldızların buluştuğu maç, içinde dünyanın en pahalı 5 oyuncusunu da barındırdı. Toplam değerleri 515 Milyon Euro olan Ronaldo, James Rodriguez, Gareth Bale, Luis Suarez ve Neymar sahaya ilk 11'de çıktı. Karşılaşma öncesinde Paris'te terör saldırısına kurban verdiğimiz insanlarımız için yapılan saygı duruşu ve bu saygı duruşunda iki takımın teknik direktörleri ve yedek futbolcularının da bulunması takdir topladı. Real Madrid tribünlerinden Fransa bayrağı açıldı.

Bu güzel görüntüler ve anekdotların ardından kadro yapılarına bakalım… Ev sahibi Real Madrid'de düzelen Sergio Ramos, savunmadaki yerine döndü. Benitez'in Real Madrid'i 4-2-3-1 ile sahadaydı. Casemiro'nun yerine James Rodriguez ilk 11'e girdi. Hakkında çıkan haberlerden sonra Benzema da ilk kez 11'deki yerini aldı. Real Madrid kadrosunda, derbi öncesi üç değişiklik bu şekildeydi. Luis Enrique'nin Barcelona'sı her zamanki kadro seçimi ve 4-3-3 taktiğiyle sahadaydı. Messi iyileşmişti ve kulübede yer aldı. Forvette Suarez ve Neymar'a Sergi Roberto eşlik etti. Orta saha Iniesta, Busquets ve Rakitic üçlüsünden kuruldu. Savunma hattı ise Alves-Pique-Mascherano ve Alba'dan oluştu. Bu kadro dizilişleriyle birlikte, konuk ekip Barcelona, maça daha etkili başlayan taraf oldu.

Mücadelenin ik 7-8 dakikası oldukça temkinli başladı. İki takım da birbirini tartarken; ilk tehlikeli atak Barcelona'dan geldi. Suarez'in pasında topla buluşan Neymar'ın vuruşu, auta çıktı. Ardından Real Madrid Cristiano Ronaldo'nun ayağından ilk tehlikeli atağını bulsa da Barcelona kalecisi Bravo'yu geçemedi. Karşılıklı bu ataklardan sonra; 10. dakikadan itibaren Barcelona oyunun üstünlüğünü eline alan taraf oldu. Her bölgede oldukça dominant bir oyun ortaya koydular. Ev sahibi Real Madrid, bu dominantlık karşısında iyice geri çekilmeyi tercih etti ve bu kararının cezasını kalesinde hemen gol olarak gördü. Son zamanlarda formda orta saha oyuncusu Sergi Roberto'nun muazzam pasında ceza sahası içinde topla buluşan Luis Suarez, düzgün bir vuruşla Barcelona'yı 1-0 öne geçirdi. İlk yarının son 30 dakikasında istediklerini yapabilen taraf olan Barcelona, ikinci ve üçüncü bölgedeki etkili oyununu sürdürürken; ikinci gole de ulaştı. Iniesta'dan güzel bir pas alan Neymar, ceza sahası içinde bitiriciliğini konuşturdu ve durum 2-0'a geldi. Barcelona bu iki golle iyice raharlarken oyunu rakip kaleye yıkmayı da başardı. Ev sahibi Real Madrid ise, oldukça etkisiz bir günündeydi. Orta sahada Barcelona'nın yoğun direnciyle karşılaşınca, üçüncü bölgeye top taşımakta zorlandılar ve cılız ataklar gerçekleştirebildiler. İlk yarıda takımlar 2-0'lık skorla soyunma odasına girerken; sahada ise tam bir Barcelona dominasyonu vardı.

Durdur Durdurabilirsen

Barcelona'nın ilk yarıdaki istekli oyunu, ikinci yarıda da tam gaz devam etti. Dinamik futbolları ve takım oyunuyla etkili oldular. Real Madrid'in ağırlığını koyamadığı her dakika daha da güçlendiler ve bu güçle birlikte sahanın her alanında oldukça etkili oldular. kinci yarıda devam eden bu istek, onlara golü de getirdi. Hazırlanış açısından oldukça şık golde, Neymar'ın asistinde son sözü Iniesta söyledi ve durum 3-0'a geldi. Bu dakikadan sonra, Rafa Benitez, Rodriguez'in yerine Isco'yu alarak; Real Madrid'in ön tarafta top tutmasını planladı. Real, bu hamleyle birkaç dakika etkili gözükse de; skora yansımadı. Barcelona'da ise 2 aylık bir ayrılığın ardından Messi , Rakitic'in yerine oyuna girdi. Real Madrid'in 65. dakikadan sonra fiilen pes edişiyle, Barcelona çok daha rahatladı ve işi tiki-takaya döndürdü. Karşılaşmada son sözü ise; Alba'nın şık asistinde Luis Suarez söyledi. Bu dakikadan sonra başka tehlikeli atak olmayınca, Barcelona 4-0 kazandı. Real Madrid ile puan farkını 6'ya çıkaran Katalan ekibi, liderliğini sürdürdü. Barcelona'da 2 gol atan Luis Suarez istekli futboluyla maçın yıldızı oldu. Birer gol ve birer asistlik performanslarıyla Neymar ve Andres Iniesta da göz kamaştıran isimler oldu.

Barcelona için önemli bir anekdot da Lionel Messi'siz nasıl idare edişleri oldu. Arjantinli süper yıldızın 2 aylık yokluğunda, Barcelona'da  Neymar ve Suarez ikilisi dümene geçti. Messi'nin oynamadığı her maçta Neymar ve Luis Suarez skora katkı yapmayı başardı ve Messi'nin yokluğunu aratmamış oldu. Rakamlara vurdurmak gerekirse; Barcelona'nın attığı son 20 golün 10'unda Neymar'ın, 10'unda ise Luis Suarez'in imzası var. Bu ortaklık, gerçekten müthiş bir istatistiği gözler önüne seriyor. Bu ikili, 10'ar gole katkıda bulunarak, La Liga'da gol krallığı yarışında da öne geçtiler. Eleştirim ise, Real Madrid tarafına olacak. Real Madrid, Rafa Benitez yönetiminde oldukça etkisiz, pasif ve sinmiş duruyor. İyi bir ortaklık olmadığı görüşündeyim. Bu ortaklık, başkent ekibini her geçen hafta daha da zedeliyor ve zirveden uzaklaştırıyor. Sistem, mantalite ve beklentiler açısından iki taraf birbirine hiç uyuşmuyor. Rafa Benitez özellikle Liverpool kariyerinden sevdiğim ve saygı duyduğum bir hocadır; ancak Real Madrid için oldukça yetersiz kalıyor. Bu akşam Real Madrid'in derbideki silik futbolu kabul edilemez. Real Madrid daha farklı yenildiği maçlarda bile Barcelona'ya hiçbir zaman bu kadar fazla ezilmemiştir.


Eflatun-Beyazlılarda savunma hatalarını da görmezden gelmek mümkün değil… Ramos'un tecrübesiyle o bölgeyi toplamasına rağmen; pozisyon kaybıyla yine açıklar veriyorlar. Ramos olmadığı zaman, takım savunmasının halini düşünmek bile istemiyorum. Nitekim, Sevilla mağlubiyetlerinde bu durumu net analiz etme fırsatı yakalamıştık. Real Madrid'de bir pes etme olayı da hakim… Sevilla karşısında pes ettikleri gibi bu akşam da Barcelona karşısında 65'ten sonra pes ettiler. Tüm bu sorunların üstesinden gelmeleri ve yeni bir başlangıç yapmaları gerekiyor. Zira Celta Vigo, Atletico Madrid ve Valencia gibi ekipler; alttan sağlam gelirken işleri oldukça zor…

7 Kasım 2015 Cumartesi

Valencia, Celta'ya Patladı!


Balaidos Stadyumu'nda futbol için her şey vardı: İki yükselişte takım, güzel hava, bol pozisyon, zevk, heyecan ve rekabet… 2015-2016 sezonunda önemli bir çıkış yapan ve Real Madrid ile Barcelona'nın arkasından üçüncü sıraya yerleşen Celta Vigo, zirvenin gerisinde kalan ve performansını yeni yeni yükseltebilen Valencia'yı misafir etti. Ev sahibi Celta Vigo, değişmez 4-3-3 taktiğiyle sahadaydı. Cezalı stoper Cabral'ın yerine, Sergio Gomez forma giydi. Orta sahada ise, cezası biten Augusto Fernandez formasına kavuşmuş oldu. Konuk ekip Valencia ise; 4-5-1 taktiğiyle sahadaydı. Mustafi, stoperde formasına kavuşurken; sağ bekte Barragan forma giydi. Nolito'lu kanadı kilitlemek içinse, Barragan'ın önünde sağ bek Cancelo yer aldı. Levante karşısındaki kadrodan farklı olarak, Dani Parejo da formasına kavuştu. Bakkali, sol açık olarak forma giyerken; konuk ekip, temkinli bir sistem ile sahaya çıkmıştı.

Konuk takım Valencia, maça etkili başlayan taraf oldu. İlk 15 dakikalık bölümde topa daha fazla sahip olurlarken; tehlikeli ataklar da gerçekleştirdiler ve bunun da ödülünü aldılar. Parejo'nun pasıyla ceza sahası içinde buluşan Paco Alcacer, kalecinin solundan ağlara gönderdiği topla takımını 1-0 öne geçiren isim oldu. Bu golde Celta Vigo'lu savunmacıların adam paylaşımı hatası da dikkat çekti. Celta Vigo, 20. dakikadan itibaren kendine gelmeye ve rakip kaleye yüklenmeye başladı. Sağ taraftan kullanılan kornerde, Wass kafayla topu arka direğe çevirdi. Arka direkte yer alan Augusto Fernandez, topu kaleye gönderen isim oldu ve skoru 1-1 yaparak maça denge getirdi. Bu dakikalardan sonra iki takım da buldukları cılız atakları gole çeviremedi. Valencia, ilk yarının bitimine doğru Celta kalesine yüklenirken; serbest vuruş kazandı. Topun başına geçen Dani Parejo, serbest vuruştan mükemmel bir gol attı ve durumu 2-1'e getiren isim oldu. Golün ardından fazla uzatma olmayınca, ilk yarı Valencia'nın 2-1'lik üstünlüğüyle sonuçlandı.

Alcacer'den maçı koparan gol

İkinci yarının hemen başında, Celta Vigo bir savunma hatasının daha kurbanı oldu. Castro'nun kaleciye verdiği pasta bitiriciliğini konuşturan Alcacer araya girdi ve rahat bir vuruşla skoru 3-1 yaptı. Alcacer'in bu golüyle, maç bir anlamda Celta Vigo için bitmiş oldu. İkinci yarının hemen başında yapılan savunma hatası ve yenilen gol ile ikinci yarıda kendilerine gelemediler. Böylelikle Valencia da üstünlüğünü ikinci yarıda kabul ettirdi ve rahat bir futbol oynadı. Bir başka Valencia atağında Alcacer'den pası alan Dani Parejo, ceza sahasına hızlı girdi ve düzgün vuruşuyla farkı üçe çıkaran golü attı: 1-4! Üç farklı üstünlükten sonra bile oyun disiplininden kopmayan Valencia, topa daha fazla sahip olmaya ve rahat futbolla top çevirmeye devam etti. Maçın bitmesine 10 dakika kala, günün başarılı ismi Dani Parejo'nun adrese teslim ortasında, atak gereği ileride olan Mustafi, ceza sahası içinde sert bir kafa vuruşu yaptı ve topu filelerle buluşturdu: 1-5! İlerleyen dakikalarda başka tehlikeli pozisyon olmayınca, Cumartesi'nin merakla beklenen maçında Valencia, deplasmanda rakibini 5-1 ile bozguna uğratmış oldu.

Celta Vigo için sorunların anlaşılması gereken bir maç oldu diyebiliriz. 4-3-3 taktikleriyle futbolları çok keyif veriyor; ancak aynı oranda yapılan  savunma hataları ve savunmada bırakılan boşluklar can yakıyor. 5-1'lik mağlubiyetlerinde 2 golü savunma hatalarından yediler. Bu zaaf, sezon başından beri devam ediyor ve halen önlem alınabilmiş değil… Valencia için, her şey günlük güneşlikti. Futbolcular kusursuza yakın bir performans ortaya koyarken; Barragan-Cancelo ikilisiyle Celta'nın en tehlikeli silahı Nolito'yu durduran Valencia teknik direktörü Nuno da günün stratejistiydi. 2 gol-2 asist ile oynayan Dani Parejo ve 2 gol-1 asistlik performansıyla Paco Alcacer; görkemli zaferin baş mimarlarıydı. Yarasalar, kötü günleri atlatmış görünüyor ve üst sıralar için oldukça formda bir futbol sergiliyor

24 Ekim 2015 Cumartesi

Celta oynadı, Real 3 puanı kaptı


İspanya'da haftanın en merak ettiği maçta, Celta Vigo teknik direktörü Eduardo Berizzo, spor otoritelerinin beklediği kadro ile sahadaydı. Değişikliğe gitmemişti. Daniel Wass, Augusto Fernandez ve Pablo Hernandez bu yıl her maçta olduğu gibi takımın atağa kalkışını yönetecekti. Onlara kanatlardan Orellana ve Nolito, ortada da Iago Aspas destek olacaktı. Real Madrid tarafında ise, sakatlık sıkıntısı çekildiğinden ilk 18 tamamlanmakta zorlanmıştı. Teknik Direktör Rafa Benitez, Celta Vigo'dan çekindiğini her halinden belli etmişti. James Rodriguez'in yokluğunda Isco'nun yedek oturması şaşırtıcıydı. Orta alanı Kroos-Modric-Casemiro üçlüsünden kurdu ve savunmanın önüne sağlam bir bariyer çekti. Böylelikle Celta Vigo'nun hızlı ataklarını kesmeyi ve ev sahibini kendi yarı alanına fazla yaklaştırmamayı amaçlıyordu. Sakatlıklardan dolayı ileri uçta da Jese, Cristiano Ronaldo ve zamanında Real Madrid altyapısından yetişmiş genç isim Lucas Vazquez bulunuyordu.

Maçtan önce bir haftadır İspanyol medyası maçın Real Madrid için zor geçeceğinden ve Celta Vigo'nun kendi evindeki etkili futbolundan bahsediyordu. Nitekim Balaidos'taki ilk yarıda, bu görüşün tam tersi bir futbol vardı. Celta Vigo'nun 8 haftanın büyük bölümünde La Liga'da aksayan savunması yine iş başındaydı. Lucas Vazquez, soldan hareketlendiği topla Cristiano Ronaldo'yu gördü. Celta Vigo ikili stoper tandemi araya giremeyince, süper yıldız Cristiano Ronaldo'ya düzgün bir vuruşla golü atmak kaldı. Dakikalar 8'i gösterdiğinde, Real Madrid 1-0 öndeydi. Golden sonra, ev sahibi Nolito ve Orellana önderliğinde baskıyı arttırsa da; eşitliği yakalayamadan kalesinde ikinci golü gördü. Bu sefer Jese'nin pasında, Celta savunması ciddi bir şekilde markaj sorunu yaşadı. Ofansif bek Danilo önüne aldığı topa sertçe vurdu. Ağlarla buluşan topla birlikte, Real Madrid zor deplasmanda 2-0'ı buldu ve derin bir oh çekti. 2-0 mağlup duruma düştükten sonra ev sahibi Wass, Nolito ve Orellana eşliğinde oyunu rakip kaleye yıkmayı başardı. İstenilen pozisyonları da buldular ama Real Madrid kalecisi Keylor Navas kalesinde devleşti. Navas'ın 3 net kurtarışının ardından skor bulamayan Celta Vigo, devre arasına 2-0 mağlup girdi.

Cabral maçı bitirdi

İkinci yarıya da oyunun kontrolünü elinde barındırarak başlayan Celta Vigo, stoper Cabral'ın ikinci sarı kartı görüp kırmızı ile oyun dışı kalmasının ardından bocaladı. Arjantinli stoper, ev sahibi için birr anlamda maçı bitirmiş oldu. Ancak Nolito ve Orellana önderliğinde yılmayan ev sahibi, bulduğu mutlak pozisyonlarda yine günün başarılı ismi Keylor Navas'ı geçemediler. Real Madrid de 2-0'lık skorun harareti ve yorgunluk nedeniyle maçı ağırdan almaya başladı. Ronaldo ve Vazquez ile bulunan pozisyonlarda cömert davrandılar. Tam her şey bitti derken; Celta Vigo'nun göz kamaştıran kanat oyuncusu Nolito, sahneye çıktı ve harika bir gol ile durumu 2-1'e getirdi. Nolito, bu sezonki 7. golünü atarak ne kadar formda olduğunu gösterdi.


Golün ardından biz "Acaba mı?" derken; Real Madrid buna fazla izin vermedi ve 4 dakika sonra Marcelo, topu ağlara göndererek maçın skorunu belirledi: 1-3! Bugün Real Madrid galip gelmesine rağmen; çok da müthiş bir futbol ortaya koymadı. Aynı şekilde ev sahibi Celta Vigo, aldığı mağlubiyete rağmen; sahada süper bir performans gösterdi. Ev sahibinde Nolito, konuk ekipte ise Lucaz Vazquez, Jese ve Danilo göze batan isimlerdi. Teknik Direktör Rafa Benitez'in tedirgin davrandığı ve önlemler aldığı bir maç daha Real Madrid lehine sonlanmış oldu. Maçın yıldızı, bana göre yenilmiş olmalarına rağmen Celta Vigo'dan Nolito idi. Real Madrid, bu galibiyetiyle takipçisi Celta ile puan farkını 3'e çıkarmış oldu.