İsveç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsveç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2016 Cuma

EURO 2016 E Grubu Analizi


10 Haziran-10 Temmuz tarihleri arasında Fransa'da gerçekleştirilecek olan EURO 2016'da; E Grubu, altın jenerasyon Belçika ile yer-gök mavi İtalya'yı barındırmasıyla dikkat çekiyor. Turnuvanın D Grubu'nda Belçika, İtalya, İsveç ve İrlanda Cumhuriyeti yer alıyor. Belçika yakaladığı jenerasyonla önemli başarılar kazandı ve yükselişe başladı, E Grubu'nun da liderlik için bir numaralı favorisi onlar… İtalya eski gücünden fazlasıyla uzak bir kadroyla geldi, bu şampiyonada Belçika'nın gerisinde kalıp ikinci olması muhtemel… İsveç Zlatan Ibrahimovic faktörüyle ön plana çıkarken; İtalya'yı en fazla zorlayabilecek takım… İrlanda ise gruptan çıkma adına yaş ortalaması fazla kadrosuyla bir mucizeyi başarmaya çalışacak.
Belçika
Tarihinde ilk kez FIFA Dünya Sıralaması'nda birinciliğe yükselerek dikkat çeken Belçika; grup lideri olarak doğrudan Fransa'nın yolunu tuttu. Teknik direktör Marc Wilmots yönetiminde yakaladıkları altın jenerasyonla dikkat çekiyorlar. Bu kadronun teminatı da 2014 Dünya Kupası'nda yaptıkları çeyrek final... Tüm spor otoriteleri, bu kadronun onlara büyük bir başarı yaşatacağı görüşünde birleşiyor. Marc Wilmots, ağırlıklı olarak İngiltere Premier Ligi'nde oynayan futbolculardan kurulu bir kadro ile Fransa'da mücadele edecek.
Belçika'nın en büyük avantajı; Wilmots'un elinde genç, başarıya aç ve hırslı bir futbolcu grubunun olması... Bunun yanında uzun boyları ve güçlü fizikleriyle dinamik bir futbol oynamayı tercih ediyorlar. Savunmayı ve hücumu takım halinde yapıyorlar. Birinci ve ikinci bölgede kaptıkları toplarla hemen kontra atak düşünüyor ve bu hızlı hücumları başarılı bir şekilde gerçekleştiriyorlar. İkinci ve üçüncü bölgelerinin gücü ise, diğer bir olumlu tarafları... İkinci bölgede oyunu çift yönlü okuyan önemli futbolculara sahipler ve oyun kurmada sıkıntı yaşamıyorlar. Üçüncü bölgedeyse her an gole yakın forvetlere sahip olmaları durumu açıklıyor. Zaten potansiyellerini açıklamak için orta saha ve hücum hatlarına bakmak yeterli olacaktır. Savunmada Jan Vertonghen, Thomas Vermaelen ve Toby Alderweireld; orta sahada Axel Witsel, Marouane Fellaini, Kevin De Bruyne ve Eden Hazard; forvetteyse Romelu Lukaku ve Christian Benteke takımın en önemli isimleri olarak göze çarpıyor.
Belçika'nın kadrosu;
Kaleci: Thibaut Courtois (Chelsea), Simon Mignolet (Liverpool), Jean-François Gillet (Mechelen)
Defans: Toby Alderweireld (Tottenham), Jan Vertonghen (Tottenham), Thomas Vermaelen (FC Barcelona), Jason Denayer (Manchester City), Jordan Lukaku (Ostende), Thomas Meunier (Brugge), Laurent Ciman (Impact Montreal), Christian Kabasele (RC Genk)
Orta Saha: Moussa Dembélé (Tottenham), Radja Nainggolan (AS Roma), Marouane Fellaini (Manchester United), Axel Witsel (Zenith), Eden Hazard (Chelsea), Kevin De Bruyne (Manchester City), Dries Mertens (Napoli), Yannick Carrasco (Atletico Madrid),
Forvet: Michy Batshuayi (Marsilya), Romelu Lukaku (Everton), Christian Benteke (Liverpool), Divock Origi (Liverpool)

TAKIMIN YILDIZI: Kevin De Bruyne
PATLAMA YAPMASI BEKLENEN İSİM: Yannick Carrasco
NOT ETMEKTE FAYDA VAR: Michy Batshuayi
İtalya
Turnuva takımı olarak adlandırılan ve son dönemde başarılı dereceleriyle dikkat çeken İtalya, lider olarak şampiyonaya katıldı. Ancak o zaman oldukça önemli isimleri kadrosunda barındıran ve başarılı isimleriyle sükse yapan İtalya, EURO 2016'da tüm bunlardan oldukça uzak... Daha önce 9 kez bu şampiyonada yer alan İtalya, Antonio Conte yönetiminde Fransa'da olacak. Bu turnuva Gök Maviler için Conte'nin son turnuvası olması yönünden de farklı bir öneme sahip... Conte, Serie A ağırlıklı bir kadro kurarken; önceki turnuvalara göre daha genç bir kadroyla dikkat çekiyorlar. Belçika'nın başı çektiği E Grubu'nda üst tura çıkmak için İsveç ve İrlanda gibi çetin ekiplerle rekabet edecekler.
Gök Maviler'in ilk avantajı, savunma hattı olarak dikkat çekiyor. Uzun zamandır birbiriyle oynayan ve ayakları yere sağlam basan bir savunma hattına sahipler... Bu turnuvada da üçlü savunma anlayışıyla sahaya çıkmaları bekleniyor. Conte, 3-5-2 sistemini benimseyecek, rakiplerin durumuna göre bu sistem 3-6-1 de olabilir. İkinci bir avantajları ise, kanat oyuncuları... İtalya, bu turnuvaya önemli ve patlama yapabilecek kanat oyuncularıyla geldi, bu isimler İtalya adına her an oyunu değiştirebilir. En büyük dezavantajları ise, orta sahanın ortası... Conte; Marchisio ve Montolivio gibi isimleri kadrodan keserek bize sürpriz, takımına ise büyük olumsuzluk yaptı. Sakat olan Verratti de bu gruba eklenince; İtalya'da oldukça düz ve yaratıcılıktan uzak bir orta saha bizleri bekliyor. Teknik direktör Antonio Conte, Florenzi'yi bu bölgeye çekerek açığı kapatmaya çalışacak. Bir diğer anlayamadığım nokta ise, MLS'te Toronto ile harikalar yaratan Sebastian Giovinco'nun ısrarla kadroya alınmamış olması... Kalede Gianluigi Buffon; savunmada Leonardo Bonucci, Giorgo Chiellini ve Matteo Darmian; orta sahada Daniel De Rossi, Lorenzo Insigne ve Alessandro Florenzi; forvette ise Graziano Pelle ve Ciro Immobile takımda dikkat çeken isimler...
İtalya'nın kadrosu;
Kaleci: Gianluigi Buffon (Juventus), Federico Marchetti (Lazio), Salvatore Sirigu (PSG);
Defans: Andrea Barzagli (Juventus), Leonardo Bonucci (Juventus), Giorgio Chiellini (Juventus), Angelo Ogbonna (West Ham), Matteo Darmian (Manchester United), Mattia De Sciglio (AC Milan)
Orta Saha: Daniele De Rossi (AS Roma), Alessandro Florenzi (AS Roma), Emanuele Giaccherini (Bologns), Thiago Motta (PSG), Marco Parolo (Lazio), Stefano Sturaro (Juventus), Antonio Candreva (Lazio), Federico Bernardeschi (Fiorentina)
Forvet: Eder (Inter Milan), Ciro Immobile (Torino), Lorenzo Insigne (Napoli), Graziano Pellè (Southampton), Simone Zaza (Juventus), Stephan El Shaarawy (AS Roma)

TAKIMIN YILDIZI: Gianluigi Buffon
PATLAMA YAPMASI BEKLENEN İSİM: Alessandro Florenzi
NOT ETMEKTE FAYDA VAR: Federico Bernardeschi
İsveç
Üst üste 5. kez Avrupa Şampiyonası finallerine katılacak olan İsveç; istikrarıyla dikkat çekiyor. Eleme grubunu 3. bitirip play-off'larda kazanarak bu turnuvaya katılım hakkı kazandılar. Teknik direktör Erik Hamren deneyimli futbolcuların yanına genç ve başarıya aç isimleri eklediği bir kadro oluşturdu. Belçika'nın ağır bastığı E Grubu'nda üst tura yükselmek için İtalya ve İrlanda ile mücadele edecekler.
İsveç'in en önemli avantajı, tabii ki Zlatan Ibrahimovic! 34 yaşındaki İsveçli'nin kariyerinde bir milli takım başarıyı yok, o yüzden bu turnuvaya çok hırslı geliyor. Aynı zamanda bu turnuva, golcü Ibrahimovic'in büyük ihtimalle son uluslararası turnuvası olması yönünden de önemli... En ciddi avantajlarının Ibrahimovic olması, aslında onlar için bir dezavantaj doğuruyor. İskandinav ekibinin en önemli oyun planı savunmada sağlam kalarak kazanılan topları bir an önce Ibrahimovic'e ulaştırmak... Bu da oyun planlarını oldukça tahmin edilebilir yapıyor. Diğer bir avantajları ise tamamen fiziksel... Grupta boy ortalaması yüksek ve fizik olarak güçlü bir takıma sahipler; bu durumu olumlayabilirlerse onlar adına başarı gelebilir. Savunmada; Mikael Lustig ve Andreas Granqvist; orta sahada Albin Ekdal, Oscar Hiljemark ve Pontus Wernbloom; forvette ise Zlatan Ibrahimovic ve Marcus Berg takımda göze çarpan isimler arasında yer alıyor.
İsveç'in kadrosu;
Kaleci: Andreas Isaksson (Kasımpaşa), Robin Olsen (FC Kopenhag), Patrik Carlgren (AIK).
Defans: Ludwig Augustinsson (FC Kopenhag), Mikael Lustig (Celtic), Andreas Granqvist (Krasnodar), Erik Johansson (FC Kopenhag), Victor Nilsson Lindelöf (Benfica), Martin Olsson (Norwich), Pontus Jansson (Torino)
Orta Saha: Jimmy Durmaz (Olympiakos), Albin Ekdal (Hamburg), Emil Forsberg (RB Leipzig), Oscar Hiljemark (Palermo), Kim Källström (Grasshoppers), Sebastian Larsson (Sunderland), Oscar Lewicki (Malmö), Pontus Wernbloom (CSKA Moskova), Erkan Zengin (Trabzonspor)
Forvet: Marcus Berg (Panathinaïkos), John Guidetti (Celta Vigo), Emir Kujovic (Norrköping), Zlatan Ibrahimovic (PSG)

TAKIMIN YILDIZI: Zlatan Ibrahimovic
PATLAMA YAPMASI BEKLENEN İSİM: Emil Forsberg
NOT ETMEKTE FAYDA VAR: Ludwig Augustinsson
İrlanda
Elemeler grubunda üçüncü olan; ancak play-off'lar sonucunda kazanarak Fransa biletini cebine koyan İrlanda; bu şampiyonaya üçüncü kez katılım gerçekleştirecek. Teknik direktör Martin O'Neill yönetiminde Premier Lig ve İngiltere Championship ağırlıklı bir kadro kuruldu. Avrupa Şampiyonası finallerinde genellikle kötü serilerle hatırlanıyorlar. Mesela bu turnuvada en uzun süreli yenilgi serisi onlarda… Ayrıca daha önceki katıldıkları finallerde, hiçbir maçta 1'den fazla gol atamadılar. Martin O'Neill ve öğrencileri bir kara tabloyu değiştirmek için sahada olacaklar. Ancak Belçika'nın liderliğinde geçilecek E Grubu'nda İtalya ve İsveç'in gerisinde kalıyorlar. İtalya'nın formsuzluğu Britanya ekibini sevindirirken; İrlanda gruptan çıkabilmek adına bir mucizeyi gerçekleştirmeye çalışacak.
İrlanda'nın avantaj olarak sayılabilecek en önemli noktası, takım oyunu kavramını en üst düzeyde uygulamaları… Savunmayı da hücumu da takım halinde yapıyorlar, sahada birinin eksikliğini takım arkadaşları hemen kapayabiliyorlar. Bunun yanında, uzun süredir birbirini tanıyan ve birbiriyle oynayan bir kadroya sahipler; yani takımda birinin ne yapabileceğini rakım arkadaşları ezbere biliyor. En önemli dezavantajları ise, yaş problemi… İrlanda oldukça yaşlı bir kadroyla EURO 2016'ya katılıyor. Yaş ortalaması 30 ve EURO 2016'nın en yaşlı takımlarında başı çekiyorlar. fazla yaşın getirdiği çok fazla koşamama sorununu, eleme gruplarında da gördüğümüz ekstra mücadeleci bir futbolla kapatmaya çalışacaklar. Savunmada Seamus Coleman ve Robbie Brady; orta sahada Aiden McGeady, James McCarthy ve Jonathan Walters; forvette ise Robbie Keane ve Shane Long takımın en önemli isimleri olarak dikkat çekiyor.
İrlanda'nın kadrosu;
Kaleci: Shay Given (Stoke), Darren Randolph (West Ham), Keiren Westwood (Sheffield Wednesday)
Defans: Seamus Coleman (Everton), Cyrus Christie (Derby Country), Ciaran Clark (Aston Villa), Richard Keogh (Derby County), John O'Shea (Sunderland), Shane Duffy (Blackburn), Stephen Ward (Burnley), Robbie Brady (Norwich)
Orta Saha: Aiden McGeady (Sheffield Wednesday), James McClean (West Bromwich Albion), Glenn Whelan (Stoke), James McCarthy (Everton), Jeff Hendrick (Derby Country), David Meyler (Hull), Stephen Quinn (Reading), Wes Hoolahan (Norwich), Jonathan Walters (Stoke)
Forvet: Robbie Keane (Los Angeles Galaxy), Shane Long (Southampton), Daryl Murphy (Ipswich)

TAKIMIN YILDIZI: Shane Long
PATLAMA YAPMASI BEKLENEN İSİM: Robbie Brady

NOT ETMEKTE FAYDA VAR: Jeff Hendrick

29 Ekim 2015 Perşembe

Teknik Direktörler Kuzeyde Güvende


Avrupa ve İskandinavya ülkeleri baz alarak teknik direktörler üzerinde yapılan araştırmada, hangi ülkelerde teknik direktörlerin daha uzun süre görevde kalabildiği ortaya çıktı. Listenin ilk sırasında, Kuzey İrlanda bulunuyor. Onu sırasıyla Finlandiya, Norveç, İzlanda, İsveç ve Danimarka takip ediyor. Buradan hareketle, listenin ilk sıralarında kuzey ülkelerinin etkili olduğu ortaya çıkıyor. Dünyanın en iyi ligi olarak kabul edilen İngiltere, bu ülkelerin gerisinde kalarak şaşırttı. Bunun yanında, yine dünyanın en iyi liglerinden kabul edilen İspanya, Almanya ve İtalya gibi ülkelerin de oldukça geride kaldığı görüldü. Ülkemiz Türkiye ise her zamanki gibi şaşırtmadı ve listenin sonuna doğru 38. Sırada kendine yer bulabildi.

Kuzey İrlanda’nın başarısı bir planlama mı yoksa tesadüf mü?

Kuzey İrlanda, EURO 2016 grup elemelerinde sansasyonel bir performans ortaya koydu ve F Grubu’nu 21 puanla lider olarak bitirdi. Böylelikle, direkt olarak Fransa biletlerini ceplerine koydular. Tarihlerinde ilk kez bir Avrupa Şampiyonası’na katılacaklar. Çok uzun yılların ardından gelen bu tarihi başarı, tüm Kuzey İrlanda halkı tarafından büyük bir sevinçle kutlanırken; spor otoriteleri de Kuzey İrlanda’yı takdir etti. Kuzey İrlanda’nın bu başarısının altında istikrar yatıyor. Hem kadrodaki jenerasyon hem de teknik ekip anlamında önemli bir istikrar sağladılar ve bu istikrar, onlara başarıyı getirdi. İstikrar demişken; Kuzey İrlanda teknik direktörü Michael O'Neill’in yaklaşık 4 yıldır milli takımın başında olduğu unutulmamalı… Tam olarak 46 aydır, teknik direktörlük koltuğunda oturuyor. Yani Kuzey İrlanda, böylesine bir başarıya ulaşabilmek için tam 46 aylık bir yapılanma geçirme durumunda kaldı.

Kuzey İrlanda Premiership’te görev yapan teknik direktörlerinin görevde kaldığı ay ortalaması 86… Kuzey ekibi, bu rakam ile birlikte listede birinci sırada yer aldı. Bu durum, milli takıma da yansıdı ve ülke futbolunda 4 yıllık bir istikrar sağlanmış oldu. Bu iki kulvardaki birleşim, Kuzey İrlanda’ya tarihinde ilk kez bir Avrupa Şampiyonası’nın yolunu açtı. Kuzey İrlanda Premiership; taraftarların sonuç odaklı olmadığı, spor adamlarının soğukkanlı davranabildiğim ve istikrara inanıldığı bir futbol ülkesi olarak birinciliği hak etmiş oldu.

Finlandiya ve Norveç takip ediyor
Listenin ikinci sırasında 54 ay ile Finlandiya bulunuyor. Kuzey İrlanda ile aynı grupta, F Grubu’nda bulunan Finlandiya milli takımı, başarısız bir dönem geçirdi ve gruplardan çıkamadı. Bu kötü performanslar sonrasında, Finlandiya Federasyonu, yeni teknik direktörünü sosyal medya üzerinden buldu. Kuzey ülkesi Finlandiya, son on yılda milli takım bazında istikrarı yakalayamazken; yerli ligleri Veikkausliiga’da durum tam tersi… Şampiyonluğun her yıl değiştiği ve son sezonlarda rekabetin arttığı Veikkausliiga’da teknik direktörlere güveniliyor ve istikrar artmış durumda… Bu düzenin milli takıma aktarılamamasının temel sebebi ise, Finlandiya milli takımının artık yeni bir futbolcu jenerasyonuna ihtiyacı olması…

Üçüncü sırada, 31 ay ile Norveç yer aldı. EURO 2016’da H Grubu’nda yer alan Norveç, Hırvatistan ile girdiği ikincilik savaşını son düzlükte kaybetti ve grubu üçüncü bitirerek Play-Off oynama hakkı kazandı. Uluslararası turnuvalarda, Norveç milli takımında futbol anlamında pozitif gelişmeler yaşanıyor. Aynı şekilde Norveç yerli ligi Tippeligaen de tanılırlılığını her geçen yıl daha da arttırıyor. Bu tanınmada, ligdeki rekabetin payı büyük… Şampiyonluk güçlü takımlar arasında el değiştirirken; başkanlar ise planlamalarını uzun süre çalışabilecekleri teknik direktörler ve futbolcular üzerine yapıyor. Bu durum da üçüncü sırada olmalarını sağladı.

İzlanda volkanı

Dördüncü sırada, 30 ay ile İzlanda bulunuyor. EURO 2016’da milli takımımızla birlikte A Grubu’nda yer alan İzlanda, grubu ikinci bitirdi ve direkt olarak Avrupa Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Tarihlerinde ilk kez böyle bir başarı yakaladılar. İskandinav ülkesi olarak geçmişte volkanlardan ve uluslararası turnuvalardan canı yanmış İzlanda, EURO 2016’da bir volkan gibi patlamış oldu. Bu değişimin temeli, 2012 yılında teknik direktör Lars Lagerbäck’in milli takımın başına geçmesiyle atıldı. İsveçli çalıştırıcı eşliğinde, 2 yıllık çalışmayla altın bir jenerasyon elde edildi ve bu da yıllık planlamalarla birleştirildi. Lagerbäck, toplamda 33 aydır İzlanda’nın başında ve milli anlamda istikrarı sağlamış görünüyor. Bunun yanında İzlanda Urvalsdeild Ligi’ndeki takımların antrenörlerinin arkasında durması da istikrar ve oyuncuların gelişimi anlamında fayda sağladı.

Listenin beşinci sırasında 28 ile İsveç ve altıncı sırasında da 27 ay ile Danimarka bulunuyor. İsveç ve Danimarka’nın milli takımlar bazındaki sönüklüğü, yeni bir jenerasyon ihtiyacından kaynaklanırken; iki İskandinav ülkesi de yerel liglerinde teknik direktörlerine güveniyor ve kötü sonuçlar olsa da onlardan kolay kolay vazgeçmiyor.

Kuzey insanlarının kanında var

Listedeki bu kuzey dominasyonunu, o bölgede yaşayan insanların psikolojik ve karakteristik özelliklerine vurduğumuzda, aslında listedeki sonucu sürpriz olmadığını görüyoruz. Kuzey insanları, yaradılışları gereği, soğukkanlı yapılarıyla dikkat çekiyor. Hayatın her alanında disiplinliler, en basitinden yapacakları her işin saati bellidir. İş yaşantılarında ve özel hayatlarında disiplin hep vardır. Ayrıca, kuzey insanları sabırlı bir yapıdadır. Sonuç ne olursa olsun hemen umutsuzluğa kapılmaz. Karakteristiklerinde, sakinlik de vardır. Duygularını aşırı bir şekilde yaşamazlar, aşırı tepki vermezler. Mantık ön plandadır. İstikrarı severler.

Listenin gerisinde kalan çoğu Avrupa ülkesi için de bu durum geçerli olsa da; son yıllarda durumk değişmeye başladı. Bir zamanlar sadece Akdeniz ülkelerinde görülen o sıcakkanlı, sabırsız ve coşkulu yapı, Orta Avrupa’ya doğru da yayılmaya başladı. İngiltere örneğini verirsek; daha net anlaşılacaktır. Eskiden İngiltere Premier Ligi’nde ve alt liglerde kulüp ile teknik direktörler arasında önemli bir bağ vardı. Olumsuz sonuçlar olsa bile, teknik direktörler uzun süre kulübün başında kalırdı. Günümüze baktığımızda ise, bu durum fazlasıyla değişti. Dünyanın en iyi ligi olarak kabul edilen Premier Lig’de 2-3 maç kaybeden antrenör büyük baskılar altında kalıyor. Geçtiğimiz yıl Chelsea ile şampiyon olan Jose Mourinho’nun bu sezon başına gelenler ortada… Kuzey ülkelerinden aşağı doğru inildikçe; sonuç odaklı futbol, sabırsızlık, yersiz coşkunluk artıyor.

Türkiye sonlarda

Listenin yedinci sırasında 24 ay ile Fransa, sekizinci sırasında 24 ay ile Ukrayna, dokuzuncu sırasında yine 24 ay ile İngiltere ve onuncu sırada 22 ay ile Almanya yer alıyor. Bu listede uzun süreler tepede yer almış olan İngiltere, yukarıda verilen örnekte yaşanılan duruma geldiği için dokuzuncu sıraya kadar düştü. İtalya 19 ay ile 15. sırada kendisine yer bulurken; İspanya 12 ay ile 28. basamağa kadar geriledi.


Türkiye ise, listenin sonlarında, 38. sırada yer aldı. Teknik direktörlerin görevde kalma ortalaması ise, 7 ay olarak belirlendi. Özellikle son 10 yıllık dönemde Spor Toto Süper Lig ve PTT 1. Lig’deki teknik direktörlük değişimlerine bakıldığında ve insanların önünde kulüplerin kurtarıcı olarak 3 aylığına sarıldığı Yılmaz Vural ve Mesut Bakkal gibi örnekler bulunduğunda; bu sonuç Türkiye için hiç sürpriz değil.